Olaylar Ve Görüşler

Kutsal Bilgelik - A. Celal BİNZET

20 Temmuz 2020 Pazartesi

Mimarlar İsidoros ile Anthemios binayı 532-537 yılları arası yaptıklarında çevresinde yaşanacak onca olayı düşünememişlerdir mutlaka. Her yapıda olduğu gibi bunun politika hiç eksilmedi. Daha doğru deyişle her dönem, politikacıların dini bir kaldıraç gibi kullanarak toplumu yönlendirme güdüsü hep var oldu.

Etrafında oluşan söylemlerle bir başka varlığa kavuştu. O nedenle ortaya çıktığı günden bu yana sayısız insan ve olaya tanıklık yapacaktı. Savaşlar, yangınlar ve kıyımlarla birlikte her döneme inat bir anıt oldu.

MÜZE YAPILMA SEBEBİ

İçten yakarılara kucak açtı kimi zaman. İnancın saflığında arınmak isteyenler için umut kapısı. Anadolu kültürünün bir parçası olarak Ayasofya’yı (Kutsal Bilgelik) Atatürk’ün müzeye dönüştürme gerekçesi bu. Evrensel düşünüş. Günümüzde ise kendi safsatalarını gizlemek isteyenlerin günah keçisi olarak gördükleri bir Bizans varlığı kol geziyor.

İktidarında elini kardeş kanına bulayan Sultan II. Mehmet, İstanbul’u aldıktan sonra üç gün yağma ve talan izninden ardından kente girer. Kılıç hakkı denen şey. Ayasofya’ya -bir söylentiye göre- bu kez de öldürdüğü düşmanının kanını eliyle kapısına sürerek girmesi egemenliğin simgesel göstergesi. (Jean- François Solnon- Osmanlı İmparatorluğu ve Avrupa)

İstanbul’un alınışıyla kaçan bilim ve sanat insanları ise İtalya’daki Rönesans hareketinin ivmesini etkileyecektir.

Fatih Sultan Mehmet’in yaşamı klasik Osmanlı geleneğinde. Yenilikçi ama çıkardığı buyrukla anne-baba-kardeş ve çocukların öldürülebileceği kararı. Onun sanat tutkusu, oğlu (Sofu) II. Bayezid’le çevresindeki dinci hocalarca tepkiyle karşılanır.

Dinsiz olduğu yolundaki yakıştırmaların çokça işlediği biliniyor. Bu ortamda sultanın 1481’de 49 yaşında beklenmedik ölümü yıllardır bu nedenle sorular barındırır. Oğlunun ilk işi saray duvarlarına Bellini’nin yaptığı resimleri yok etmek.

Ölümü üzerindeki kuşkuları dağıtmak amacıyla Elif Naci, 1964 yılında yetkili bilim kurullarına başvurur. Fatih’in gerçek ölüm nedeninin saptanabilmesi adına açılan mezardan alınacak bir toprak parçası sultanın zehirlenme kuşkusunu açıklayacaktır kuşkusuz.

İçlerinde üniversite profesörleri de olmak üzere belli çevrelerin bu öneriye şiddetle karşı çıkışını anlatır Elif Naci: “Her işimiz bitti de bu mu kaldı?”, “Hazreti Fatih’in mezarı açılamaz, bu büyük saygısızlıktır” benzeri bağnaz görüşlerin ortalığı kaplaması sonunda olayın üzeri kapatılır. (Sanat Olayı- 1981) Gerideki kaygının dincilerin cinayetini açıklığa kavuşturmamak olduğu belli.

Hiç kuşkusuz Fatih gibi ileri düşünceli, sanata yatkın bir sultanın yok edilmesi en çok onların işine yarar.

BÜYÜK TEHLİKE

Şimdi gündemdeki en önemli sorun bu evrensel yapıtın üzerindeki fresk ve mozaiklerin korunması. Çünkü yok etme eylemlerinin zamana yedirerek yapıldığı bir düşünce iklimi içindeyiz. Yüzyıllar öncesinde Avrupa anakarasında yaşanmış belli kültür ve sanat yapıtlarının yok edildiği ikonoklazm dönemi benzeri uygulamalar hiç de uzağımızda değil.

A.CELAL BİNZET


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları