Olaylar Ve Görüşler

Memurların zor pazarlığı

07 Ağustos 2019 Çarşamba

Hükümet ile memur sendikaları 3 milyon 33 bin memur ile 2 mil­yon 56 bin memur emeklisinin 2020-2021 yıllarına ilişkin zam ve sos­yal destek ödemelerinin belirlenme­si için 1 Ağustos’ta toplusözleşme masasına oturdu. Yetkili konfederas­yon Memur-Sen yüzde 17.2, Türkiye Kamu-Sen yüzde 20, KESK ise yüz­de 38 zam talep etti. Ne var ki talep­lerin siyasi iktidar tarafından kabul görmesi olası değil. Kamu çalışanları ile emekliye yıllık yüzde 5 veya 6 ar­tış yapılması büyük olasılık.
Hiç kuşku yok ki, yetkili konfede­rasyon Memur-Sen’in sözleşme ma­sasında takınacağı tavır zamda be­lirleyici olacak. Eş ve çocuklarla bir­likte 20 milyonluk dar gelirli kitlenin sorumluluğu omuzlarında olacak
Önceki yıllarda Memur-Sen ikti­darın talepleri doğrultusunda tu­tum takınarak düşük oranlı zamla­ra imza atmış, memur ve emeklinin cebindeki para yükselen enflasyon karşısında buharlaşmıştı. Dolayısıy­la milyonlarca dar gelirli kitle hep mağdur olmuştu.
Memur-Sen’in geçmişte imzaladı­ğı, kamu çalışanına katkı sağlama­yan, aksine zarara uğratan toplu iş sözleşmelerinden ders alarak bu kez daha yüksek artışlar için masada mücadele etmesi gerekiyor. Masada bu anlayışla hareket etmek aynı za­manda vicdani görevi.
Sırf üye sayısını artırmak için hü­kümetin verdiği ile yetinmek, dire­nememek, yetkili sendikacılığa göl­ge düşürdüğü gibi güven erozyonuna yol açıyor. En azından önerilen zam­ma imza atmaktan kaçınarak sorum­luluk almamış olurlar.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sen­dikaları ve Toplu Sözleşme Yasa­sı uyarınca sendikaların grev hakkı bulunmadığından 20 Ağustos’a dek uzlaşma sağlanamazsa sözleşme Kamu Görevlileri Hakem Kurulu ta­rafından bağıtlanacak. Ne var ki ku­rulun bağıtlayacağı sözleşme hükü­metin önereceği zamdan farklı ol­mayacaktır. Belki 1-2 puan üzerin­de olabilir. Geçmiş yıllarda bunun örnekleri çok yaşandı.
Siyasi iktidarın 16 Ağustos’ta me­mur ve emekliye yüzde kaç önerece­ği merak ediliyor.
Enflasyondan ötürü maaşları eri­yen memur ve emekliye en azından yüzde 15-20 arasında zam verilmeli ki kayıpları karşılanabilsin, soluklan­ması sağlansın. Ancak, hükümetin böyle bir artışa yanaşmayacağı aşi­kar. Kamu işçisine yüzde 5 ve 4 zam öneren hükümetin bundan çok farklı bir rakamı kamu çalışanları ile emek­liye teklif etmesi mümkün değil.
Grev hakkı bulunmadığından me­mur sendikalarının yaptırım gücü yok. Ya hükümetin verdiği zam ile ya da Kamu Görevlileri Hakem Kuru­lu tarafından bağıtlanan sözleşme ile yetinmek zorunda kalıyorlar.
Toplusözleşme görüşmelerin­de siyasi iktidarın vaadi olan 3600 ek göstergenin de gelmesi bekleni­yor. 24 Haziran seçimi öncesi öğret­men, polis, sağlık çalışanları ve din hizmetleri görevlilerine yönelik 3600 ek gösterge yasasının çıkarılacağı sözünü veren iktidar, aradan geçen 1.5 yıla karşın “ha bugün ha yarın” diyerek bu konuda olumlu adım at­mayarak, kamu çalışanlarını oyaladı. Oysa bu sözün ardından TBMM’ye sunulan birçok torba yasanın içine ek gösterge rahatlıkla eklenebilirdi. Ama olmadı, yapmadılar.
Umarım, Memur-Sen toplu iş söz­leşmesi görüşmelerinde hükümete bu vaadini bir kez daha anımsatarak olumlu sonuç almaya odaklanır. Ve­rilen sözün yerine getirilmesi sosyal devlet olmanın bir gereğidir. Yüz bin­lerce memur zammın yanı sıra 3600 ek göstergeyi de merakla bekliyor.
 
 ŞÜKRÜ KARAMAN Gazeteci



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları