Olaylar Ve Görüşler

Müzik yasağı - A. Celal BİNZET

05 Temmuz 2022 Salı

Baştan söylemeliyim ki müzikle dinleyici olma dışında profesyonel bir ilişkim yok. Öncelikle müziğin, ses bağlamında doğada kendiliğinden var olan bir olgu bilgisinin altını çizmeli. Neredeyse insanlık tarihiyle koşut bu olgunun öncelikle insan sesi aracılığıyla ortaya çıktığı da ayrı bir gerçek. Uygarlığın ilerlemesiyle bu kez değişik müzik aletlerinin bulunmasıyla giderek zenginleşen bir eylem karşısında olduğumuzu unutmayalım. Müziğin ilk çıkış noktasının doğrudan insan bedeni oluşu nedeniyle daha eski ve yaygın olduğunu söylemekte sakınca yoktur. Bu denli yaygın olunca dinlerin konuya el uzatmasını doğal karşılamak gerekir. Her biri kendi amaçları doğrultusunda müziği kullanmak isteyecektir kuşkusuz.

‘ŞEYTANIN SESİ’ 

Müziğin her toplum için az ya da çok önemi bulunuyor. Özellikle dinler eski çağlardan beri sürdürdükleri bir alışkanlıkla kimi kural ve ritüellerini ezgilere sarıp sarmalayarak akılda kalmasını kolaylaştırma yolunu seçmişlerdir. Ancak burada da işlerin çoğu zaman söylemlerden saparak farklı yollara gittiği bir gerçek. Son aylarda belli bir coğrafyada yaşananlara bakılırsa değinilen sapmanın hiç de olumlu olmadığı görülüyor. Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban örgütünün geçen yıldaki uygulamaları arasında yaşanan müzik yasağı insanlık adına utanç vericidir. Afgan yönetiminin bu sanat dalıyla uğraşanları öldürmesi, aletlerinin açık alanlarda yakılması barbarlığın bir göstergesi olmalı. Köktendinciliğin, düşmanlığının gerisinde yatan nasıl bir inançtır? Bu anlayışa işaret eden Louis Massignon dokuzuncu yüzyılın mistiği Hallaç’tan bir öyküyle yanıt verir soruya: Bir kaval sesi duyan müritlerinden biri Hallaç’a sorar: “Bu nedir?” Yanıt: “Şeytanın sesidir. Dünyanın yok olup gitmesini istemediğinden ağlıyor. Şeytan geçici olana tutulmaya lanetlenmiştir. İşte bu yüzden ağlar durur.” Oysa bu inanç sisteminde var olan yaygın görüşe göre bu dünya geçicidir. Asıl olan gerçekliğin dışında ütopyaya dayalı bir yaşamdır. Köktendincilerin müzik düşmanlığının gerisinde yatan nedenin kaynağı buralara uzanıyor galiba. 

SANATLA YÜKSELMEK

Söz konusu sanat alanıyla ilgili kişilerin öldürülmesi, aletlerin yakılıp yok edilmesi geçici(!) olduğu var sayılan dünyaya, yaşama karşı bir duruştur. Sözüm ona böyle davranarak ölüme ve sonrasına övgüler dizilmektedir. Böylelikle toplumun ortak ezgiler aracılığıyla estetik olgunluğa ulaşmasının önünü kesmek istedikleri bilinmez mi! Gerçeklikten kaçışı perdelemek için müziği yasaklamanın, sınırlandırmalar getirmenin gerisinde Taliban köktendinciliğiyle ters düşmeyen inanç sahiplerinin bulunduğu acı bir gerçektir. Bilinçte yaratılan bu dağınıklığın daha kolay yönetilebilir bir toplumun kapılarını açacağına kimsenin kuşkusu olmasın. Çağdaşlık ise karanlığa karşı sanatın her alanıyla yükselmektir. 

A. CELAL BİNZET 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları