Olaylar Ve Görüşler

Örtülü ödenek amaca uygun mu harcanıyor? - Dr.Turgay BOZOĞLU

16 Ekim 2021 Cumartesi

Son günlerde ülkemiz kamuoyunda sık konuşulan konular arasında Cumhurbaşkanlığı tarafından kullanılan örtülü ödenek ve bu ödenekteki yüksek artış tutarları gelmektedir. 2021 yılı haziran ayında yapılan harcamalar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 107, ocak-haziran toplamı harcamalar ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33.7 oranında artış göstermiştir. Bu harcamaların niçin ve nereye yapıldığını bilmesek de doğası gereği harcama tutarlarındaki ani artışlar “Ülkenin güvenliği ile igili olağanüstü bir durum mu var” sorusunu akıllara getirmektedir. Özellikle devlet güvenliği ve bundan dolayı gizli kalması gereken harcamalar için getirilen bu ödenek hemen hemen her ülkenin bütçe sistemi içinde yer alır.

Devletlerin mali sistemlerini düzenleyen çeşitli yasalar vardır ve bu yasalar, hükümetlerin yaptığı kamu harcamalarına, topladığı kamu gelirlerine ilişkin hususları belirlemekte ve denetlenmesini sağlamaktadır. Ülkemizde de bu konuda temel yasa olan ve uzun yıllar bu misyonu gören 1927 tarihli ve 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanunu “mali anayasa” olarak kabul edilmiş ve yararları büyük bir uzlaşıyla benimsenen bu kanun 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun kademeli olarak yürürlüğe girmesi sonucunda yürürlükten kalkmıştır.

ÖNEMLİ FARK

Genel kabul görmüş bütçe ilkeleri kapsamında açıklık ve şeffaflık öne çıkan hususlardır. Bu kapsamda kamu gücüyle toplanan vergilerin ve diğer gelirlerin bir diğer ifadeyle kamu kaynaklarının nerede ve nasıl kullanıldığı çağdaş toplumlarda önemli bir konudur. Ancak, devletlerin gizli kalması gereken harcamalarının olması da doğal karşılanan bir durumdur. Ülkemizde de bu amaçla yapılan harcamalar ilgili mevzuatta “Örtülü Ödenek” adıyla yer almış, bütçede de halen “Gizli Hizmet Giderleri” olarak bütçeleştirilmiştir.

Örtülü ödenek ile ilgili hususların her iki kanunda da yer aldığı, genel kapsamı ve içeriği açısından değerlendirildiğinde benzerlikler taşıdığı görülmektedir. 

Farklılıklar açısından bakıldığında en  önemli fark bu harcamaların yapılması ile ilgilidir. Eski yasada, bu harcamaların Başbakan, Maliye Bakanı ve sorumlu Bakan tarafından müştereken imza edilmiş kararnameye dayanılarak tahakkuk ettirileceği hükme bağlanmıştı. Nitekim, 5018 sayılı yasada da bu hüküm korunmuştur. Daha sonra bu hüküm 703 sayılı KHK’nin 213’üncü maddesiyle; “Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen esaslara” şeklinde değiştirilmiştir.

DEVLET-HÜKÜMET AYRIMI

Örtülü ödeneğe sınır getirmenin ötesinde, asıl önemli olan; bu ödeneklerin yasadaki kullanım amaçlarına uygun harcanması ve objektif bir denetlenme mekanizmasının oluşturulmasıdır. Yedek ödenek ve temsil, ağırlama gibi bir niteliğe dönüştürülmemeli, gizlilik özelliği olmayan ancak ivedi olan veya ilgili diğer mevzuatla örtüşmeyen ödemelerde bürokrasiye takılmamak amacıyla bu tertipten yapılmamalıdır. Ayrıca, bir diğer önemli husus ise devlet ile hükümet arasındaki farkı oluşturan ince ve hassas çizgidir. Bilindiği üzere hükümetler devleti temsil ederler ve onun adına icraat yaparlar. Bu nedenlerle, yapılacak harcamalara özen gösterilmeli, iç siyasi güdülerle hareket edilmemeli ve bu tür harcamalar sadece devletin bekasına yönelik olmalıdır. Tüm bu nedenlerden ve vergi mükelleflerinin ödediği vergilerin kullanımının yerindeliği açısından  dolayı örtülü ödenek harcamaları için özellikle Meclis tarafından yapılcak bir denetime ihtiyaç vardır. Bu bağlamda örtülü ödenekle ilgili söz konusu 24’üncü maddenin yeniden gözden geçirilmesinde fayda vardır.            

Sonuç olarak, ülkemizde genellikle muhalefetin eleştirdiği bu konuya iktidar partilerinin de duyarlı davranması ve çağdaş demokrasilerde vergi mükelleflerine hesap verme alışkanlığı ve sorumluluğunun ülkemizde de kazanılması açısından siyasi gündemin bu önemli sorununun parlamento çatısı altında uzlaşılarak bir yasal değişiklikle çözüme kavuşturulması demokrasi adına güzel bir adım olacaktır.

DR.TURGAY BOZOĞLU

VATANDAŞIN VERGİSİNİ KORUMA DERNEĞİ (VAVEK) BAŞKANI


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları