Olaylar Ve Görüşler

Pandeminin Yönü Nereye? - Prof. Dr. Bekir S. KOCAZEYBEK

27 Mayıs 2021 Perşembe

Çin’in Vuhan kentinde 31 Aralık 2019’da başlayan ve 165 milyon üzerinde vaka ile 3.5 milyona yaklaşan ölüme neden olan Covid-19 sendromu küresel düzeyde tehdidini halen sürdürmektedir. Buna karşılık 2020 Aralık ayında WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından acil kullanım onamı alan ilk mRNA bazlı Pfizer/BioNTech aşısından sonra bugüne kadar dokuz aşının uygulanması halen sürmektedir.

2020’de eylül ayından itibaren İngiltere (V1) mutantı küresel düzeyde ve ülkemizde de etkin virüs tipi haline gelmiş, ilerleyen zamanlarda Güney Afrika (V2), Brezilya (V3) ve Hindistan varyantları da bütün ülkelerde görülmeye başlamıştır. Covid-19 aşılarının etkinlik oranları yüzde 50-94 arasında değişmekte olup bu varyantlara karşı Covid-19 aşılarının etkinlik oranları yayımlanmaya başlamıştır.

Buna göre güncel olarak V1’in 2 kattan az, V2’nin 12 kat ve V3’ün 10 kat kadar, Covid-19’a karşı oluşmuş koruyucu antikorlardan kaçış gösterebileceği ve bu varyantların daha hızlı ve daha öldürücü Covid-19 enfeksiyonlarına neden olabilecekleri ileri sürülmüştür. Hindistan varyantı için son günlerde basında BioNTech ve AstraZenaca aşılarının etkili olduğunu bildiren haberler de çıkmıştır.

SIKIŞMIŞLIK HALİ

Peki, bugün virüsün bulaşıcılığını 1.4-7.7 kat arası, hastaneye ve yoğun bakım ünitesine yatışı 1.7-3.6 kat arası, ölüm riskini ise 1.3-1.6 arası artıran varyantlar ile giderek Covid-19’dan koruyucu nötralizan antikor etkinliğini 2-12 kat azaltan aşılar arasında sıkışıp kalan insanların, Covid-19 pandemisiyle ilgili geleceği ne olabilir?

Çözüm seçenekleri

Pandeminin insanlık için tehdit olmaktan çıkması için öncelikle:

1) SARS-CoV-2’deki spontan mutasyonların virüsün kendi aleyhine gelişerek virüsün biyolojik evrimini sönümlendirmesi,

2) Endişe verici varyantları da kapsayan etkili aşılarla, toplum bağışıklığının yüzde 70’in üstüne çıkarılması,

3) Virüsün küresel düzeyde insanlar arası bulaşma zincirinin kırılması çözüm olabilir. Covid-19 gibi RNA virüsleri, doğal genetik evrimleri gereği organizmada çoğalmaları sırasında fazlaca mutasyon yapacaklardır ve bunu çok kişiye bulaştıklarında daha sık yapmaktadırlar. Bu bulaşma zincirini engellemek 3. maddenin işlerlik kazanması ile ilgilidir. Bununla birlikte, bu sürecin nereye evrileceği hususundaki en etkili madde 2. maddedir.

WHO tarafından adaletli aşı erişimi için COVAX organizasyonu kurulmuş olsa da zengin ülkelerin önceden parayı verip anlaşma yapması, zaten kısıtlı üretilen aşıların diğer ülkelere teminini güçleştirmiştir. Bu hususta aşıların patent sorunu çözülmeli ve aşılar tüm ülkelere ivedilikle sağlanmalıdır. Aşı uygulama şekilleri mevcut bilimsel aşı araştırmaları ve klinik deneyimler ışığında revize edilebilir.

Şöyle ki Covid-19 geçirmişlere ve aşılamayla yeterince antikor düzeyi oluşturmayanlara iki doz yerine tek doz aşı (faz 3’te yüksek oranda koruyucu antikor oluşturan bir aşı) uygulanabilir (Bizim CTF araştırmasında Covid-19 geçirenlerde tek doz inaktif aşı ile anlamlı yani 3 kat kadar koruyucu antikor düzeyi elde edildi). Yine toplumdaki belirtisiz (asemptomatik) bireylere SARS-CoV-2 IgG testi yapılarak virüsle temasları netleştirilebilir ve iki doz yerine tek doz etkin antikor indüksiyonu yapabilen aşı (mRNA bazlı aşılarla tek doz ile yüksek antikor düzeyi sağlanmaktadır) yapılabilir.

ÖNLEMLER DAHA NET OLMALI

SARS-CoV-2’nin insanlar arası bulaşma zincirini sağlamada en önemli silahı mutasyon olup en önemli birincil faktör ise birçok kişiye bulaşabilme (R0?1 olması hali) özelliğini sağlayan bulunduğu ortamın veya çevresel faktörlerin uygunluğudur. Örneğin Çin, ABD, İngiltere, Güney Afrika, Brezilya ve son aylarda Hindistan mutasyona uğramış varyantların ilk tanımlanıp bildirildiği ülkelerdir.

Bu ülkeler gayri ciddi salgın önleme yönetimleriyle bilinmektedirler. Bulaşma zinciri kesilmezse virüsün spontan mutasyon frekansı daha da artacak ve biyolojik evrimini varyantlarla devam ettirecektir. Bulaşma zincirini kesmede etkin önlemler (örneğin Türkiye’de ekonomik ve sosyal destekli zamanında uygulanacak yeterli kapanma ve kademeli açılmalar, maske-mesafe-temizlik, karantina ve izolasyon işlemleri) daha da güçlendirilmeli ve radikal uygulamalar tavizsiz sürdürülmelidir.

KAÇINILMAZ SONUÇLAR

Sonuç olarak dirençli varyantların oluşumu, doğal ve kaçınılmaz bir süreçtir. Buna karşılık aşılarda da bu varyantlara karşı 2-12 kat etkinlik azalması saptanmıştır. Ülkemizde, korunmaya dönük önlemlerin en önemlisi açılma ve kapanma politikalarının salgın biliminin uyarıları ve kuralları doğrultusunda daha net ve agresif olmasıyla mümkün olacaktır.

Bu önlemlerin kademeli olarak kaldırılmasıyla virüs bulaşma zincirinin önü ancak kesilebilir. Eğer bu yapılamazsa bu kısır döngüde yeni ölümleri olağandan daha fazla görebiliriz. Üstelik eğitim-öğretim sürecinin ve dolayısıyla öğrencilerin etkilenmesinin (kayıp kuşak) yanı sıra orta ve ileri yaştakilerde sosyal ve özellikle psikolojik travmalar kaçınılmaz olacaktır.

PROF. DR. BEKİR S. KOCAZEYBEK

İÜ CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ ANA BİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ

İBB BİLİMSEL DANIŞMA KURULU ÜYESİ



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları