Rahşan Ecevit’e veda
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Rahşan Ecevit’e veda

21.01.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Prof. Dr. Hikmet Sami TÜRK

Büyük devlet adamı, siyasi yaşamdaki değişik görevleriyle CHP Genel Sekreteri, 12 Eylül 1980 öncesindeki son genel başkanı, DSP Genel Başkanı, Başbakan Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit, tedavi edilmekte olduğu GATA Hastanesi’nde 17 Ocak 2020 günü hayata gözlerini yumdu. Böylece Rahşan Ecevit, 5 Kasım 2006 günü kaybettiğimiz sevgili eşi Bülent Ecevit’e manevî alemde 13 yıl 10 ay 17 gün, yaklaşık 14 yıl sonra kavuşmuş oluyor. 

 Maliyeci ve bankacı, Siyasal Bilgiler Okulu Öğretim Üyesi Prof. Namık Zeki Aral ile Zahide Aral’ın kızı olarak 1923’te dünyaya gelen Rahşan Aral, 1946’da Bülent Ecevit’le evlendikten sonra Rahşan Ecevit, Cumhuriyetle yaşıt olan 97 yıllık ömrünün öğrenim yılları sonrasını ülke hizmetine adamış bir insandı. Bu hizmetleriyle Rahşan adının sözcük anlamıyla ifade ettiği gibi Türk halkının gözünde parlamıştır.

‘Köy-kent’in esin kaynağı

 Eşi Bülent Ecevit’in CHP Genel Başkanlığı ve Başbakanlığı döneminde köy derneklerini kuran Rahşan Ecevit, onları siyaset dışında tutmaya özen göstererek, bu yoldan köylülere ve kentlerdeki dar gelirli insanlara okuma-yazma öğretmek, biçki-dikiş gibi pratik beceriler kazandırmak, üretim ve tüketim kooperatifleriyle yetiştirdikleri ürünlerin en uygun fiyatlarla değerlenmesini sağlamak, böylelikle köy kalkınmasına yardımcı olmak çabası içindeydi. Bu çalışmalar, daha sonra Bülent Ecevit’in geliştirdiği köy-kent projesinin de esin kaynağıdır.    

12 Eylül 1980 döneminde tüm siyasi partiler feshedilmiş; yeniden çok partili hayata geçiş sürecinde 22.4.1983 tarih ve 2820 sayılı yeni Siyasi Partiler Kanunu, geçici 4. maddesiyle ilk milletvekili genel seçimi sonucunun Yüksek Seçim Kurulu’nca ilanına kadar Milli Güvenlik Konseyi’ne siyasi parti kurmak üzere İçişleri Bakanlığı’na verilen kuruluş bildirisinde adları yazılı parti kurucuları üzerinde inceleme yapma yetkisi tanımış; bu yetki, 6 Kasım 1983 günü yapılan ilk milletvekili genel seçimine ancak 3 partinin (MDP, HP, ANAP) katılmasına olanak verecek şekilde kullanılmıştır. Bülent Ecevit, MGK izniyle parti kurmamak için o dönemde herhangi bir girişimde bulunmadığı ve zaten anayasanın geçici 4. maddesi uyarınca siyasî yasaklı olduğu için eşi Rahşan Ecevit, 612 kurucu üye ile birlikte, 14 Kasım 1985 günü DSP’yi kurmuştur. Rahşan Ecevit, DSP’nin ilk genel başkanıdır.

Etkin rol

 Anayasanın 1 Ocak 1980 tarihinde siyasi partilerde genel başkan, genel başkan yardımcısı, genel sekreter gibi yönetim görevinde bulunanlar hakkında on yıllık, TBMM üyeleri hakkında beş yıllık siyasi yasaklar koyan geçici 4. maddesinin yürürlükten kaldırılmasını öngören 3361 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 6 Eylül 1980 günü yapılan halkoylamasıyla kabul edilmesinden sonra, Bülent Ecevit, DSP Genel Başkanı, Rahşan Ecevit örgütten sorumlu Genel Başkan Yardımcısı seçilmiştir. 

DSP, 20 Ekim 1991 milletvekili genel seçiminde yüzde 10.8 oranında oy ve 7 milletvekili ile 450 üyeli Meclis’e girmiş; 25 Aralık 1995 milletvekili genel seçiminde yüzde 14.6 oranında oy ve 76 milletvekili ile 550 üyeli Meclis’te yer almış, o yasama döneminde ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın Başbakanlığında üç partili ANAP-DSP-DTP koalisyon hükümetine katılmış, Bülent Ecevit’in Başbakanlığında DSP azınlık hükümetini kurmuştur. 18 Nisan 1999 milletvekili genel seçiminden yüzde 22.2 oranında oy ve 136 milletvekili ile birinci parti olarak çıkmış ve Bülent Ecevit’in Başbakanlığında bir yasama dönemi devam eden üç partili DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetini kurmuştur.

Rahşan Ecevit, DSP Genel Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı olarak milletvekili adaylarının belirlenmesinde, bu arada listelerde kadın aday sayılarının artmasında etkili rol oynamakla birlikte; hiçbir zaman kendisi için böyle bir görev düşünmemiş, makam ve mevkilerde gözü olmamıştır. 

Rahşan Ecevit, 2010 yılında DSP’den ayrılarak Demokratik Sol Halk Partisi’ni kurmuş; ancak DSHP, umulan başarıyı gösterememiştir. Ayrılışı DSP’de üzüntü yaratmakla birlikte, kendisine karşı duyulan sevgi ve saygıyı azaltmamış; Rahşan Ecevit, demokratik solcuların siyasi annesi olarak kalmıştır.

Ressam ve yazar yanı

Son olarak Emrehan Halıcı ile birlikte Bülent Ecevit Vakfı’nı kuran Rahşan Ecevit, rahatsızlığına kadar vakıfta çalışmalarını sürdürmüştür.

Rahşan Ecevit, ressam ve yazar olarak da eserler vermiştir. “Pülümür’de Aşk” romanı 2002’de tiyatroya uygulanmıştır.

Sade giyimi, tevazuu, parti gelirlerinin toplanmasında ve harcanmasında, genel olarak mali: konularda her zaman ölçülü kalmaya, hiçbir konuda hiç kimseye yük olmamaya dikkat eden titizliği, onun belirgin özelliklerindendir.

Rahşan Ecevit’in ebediyete uğurlanırken geride bıraktığı, sevgili eşi Bülent Ecevit’le birlikte çok zorlu dönemlerden geçen, Türkiye’de Atatürk ilkeleri doğrultusunda hakça bir düzen kurulması yolunda verilen mücadelelerle dolu bir yaşamöyküsüdür. Anısı ve örnek kişiliği kalplerimizde canlı kalacaktır.

Yazarın Son Yazıları

Çözüm mü, çözülme mi? - Ülgen Zeki Ok

Emperyalist güçlerin Ortadoğu’daki kirli emellerinin önündeki en büyük engel olan Atatürk’ü Türk halkının yüreğinden söküp atmak, yani öldürebilmek için bir gri propaganda yöntemi uyguluyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Tek Çin ilkesi - Wei Xiaodong

Türkiye’de Çin’in Tayvan bölgesi yaygın olarak bilinse de bu bölgeye ilişkin tarihi ve siyasi bilgiler genellikle sınırlı kalmaktadır.

Devamını Oku
05.12.2025
Cumhuriyete sahip çıkma konuşması: Atatürk’ün ‘Bursa Nutku’ - Hamdi Yaver Aktan

Mustafa Kemal Paşa, 3 Şubat 1933 akşamı İzmir Kordon’daki köşkte akşam yemeği sırasında Bursa’daki olayı öğrenir.

Devamını Oku
03.12.2025
Demokraside seçilenler özgür olmalı - Hüseyin Mert

Demokrasi; çağdaş yaşamın, mutluluğun, ekonomik kalkınmanın ve her türlü gelişmenin önkoşulu, altyapısı ve temelidir.

Devamını Oku
03.12.2025
İktidarın eğitimdeki U dönüşleri - Nazım Mutlu

Siyasal yaşamının toplamı çeyrek yüzyılı bulan iktidar partisinin kısa tarihi, sayısız U dönüşleriyle doludur.

Devamını Oku
03.12.2025
Tekke ve zaviyelerin kapatılması - Doç. Dr. Hüner Tuncer

Tekkeler ve zaviyeler, İslamdaki tarikatların dinsel tören, toplantı ve eğitim yerleridir.

Devamını Oku
02.12.2025
Suyun akışını sürdürmek - Dr. Anıl Yıldırım Poyraz

“Su ateşe galiptir ancak bir kaba girerse ateş onu kaynatıp yok eder.” - Mevlana

Devamını Oku
02.12.2025
21.yüzyılda Türkiye’de sosyal demokrasi - Halil Sarıgöz

Sosyal demokrat partilerin tarihsel serüvenine baktığımızda, parti programlarının yalnızca birer teknik metin değil; toplumun yönünü, siyasal aklın niteliğini ve iktidar imgelemini belirleyen kurucu belgeler olduğunu görürüz.

Devamını Oku
01.12.2025
Gıda güvenliği sistemimiz alarm veriyor - Adnan Serpen

Gıda yaşam için olmazsa olmazdır ancak kirlenirse hastalığa, hatta ölüme bile neden olabilmektedir.

Devamını Oku
01.12.2025
Buğra Gökce, Silivri'den Cumhuriyet'e yazdı

Otuz altıncı pazar...

Devamını Oku
29.11.2025
İhanetin adı barış olamaz… - Erol Ertuğrul

Güzel yurdumuzda 23 yıldır uygulanan politikalarla, üniter devlet yapımıza ve Cumhuriyetimizin kuruluş anlayışına uymayan görüşler seslerini yükseltmeye başladı.

Devamını Oku
29.11.2025
İddianame hukukla bağlı mı? - Doğan Erkan

İmamoğlu iddianamesi başından beri hukuk dili yerine tercih edilen siyasal retoriğiyle, delil boşluğuyla, rivayet anlatımlarıyla tartışılıyor.

Devamını Oku
28.11.2025
İmralı ziyareti ve TBMM - Hüseyin Özkahraman

Türkiye’de “Kürt meselesi”, etnik kimlik tartışmalarını aşan; devlet-toplum ilişkilerini, siyasal katılım biçimlerini, demokratikleşme dinamiklerini ve meşruiyet tartışmalarını doğrudan etkileyen çok katmanlı bir olgudur.

Devamını Oku
28.11.2025
Kurucu felsefeye dönüş - Mehmet Tomanbay

Son açıklanan TÜİK verileri enflasyon, işsizlik ve derinleşen yoksulluğun gittikçe büyüyen sorunlar olduğunu göstermektedir.

Devamını Oku
27.11.2025
Seçimin sakatlanması - Cihangir Dumanlı

Anayasamızın 2. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir devlettir.

Devamını Oku
27.11.2025
Düzensiz dünya nereye gidiyor? - Nejat Eslen

Yeni bin yılın ilk yüzyılının ilk çeyreği yakında bitecek.

Devamını Oku
26.11.2025
İmralı vesilesiyle CHP dövmek - Esat Aydın

İmralı vesilesiyle CHP dövmek - Esat Aydın

Devamını Oku
26.11.2025
Eğitim sürecinde öğretme ve öğrenme - Cihat Karaali

Geçmişte eğitimciler yalnızca öğretmen değillerdi.

Devamını Oku
26.11.2025
Radbruch formülü ve Türkiye bağlamı - Başar Yaltı

Daha önce bu sütunlarda yayımlanan “Adaletsizliği Görmek” (Cumhuriyet, 07.11.2025) başlıklı yazımızda; adalete giden yolun adaletsizliği görmekten geçtiğini, bir hukuk düzeninde karar veren konumundaki tüm görevliler ile hukuk normlarını uygulayan tüm yetkililerin adaletsizliği görmek, önlemek ve adaleti yerine getirmekle görevli olduklarını, adaletsizliği görme yetisine sahip olmayanların yargıç ve savcı yapılmaması gerektiğini belirtmiştik.

Devamını Oku
25.11.2025
Türkiye Araf’ta - Gani Işık

Şimdilerde Türkiye’ye bir hal oldu; Cumhur İttifakı, İmralı ile hemhal oldu.

Devamını Oku
25.11.2025
Öğretmenim, canım benim! - Duran Güldemir

24 Kasım Öğretmenler Günü’nün anlamını ve önemini anlatmak için söylenecek çok söz var elbette ancak Ceyhun Atuf Kansu’nun “Dünyanın Bütün Çiçekleri” şiirinin bu dizeleri sanki bir başka söze gerek yoktur der gibi derin bir duygusallık içine sürüklemektedir bizi.

Devamını Oku
24.11.2025
Uçak kazasının düşündürdükleri... - Cumhur Utku

Geçen hafta Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen askeri uçağımızla ilgili bir tanımı düzeltelim

Devamını Oku
22.11.2025
Türkiye’de şap hastalığı neden hâlâ bitmiyor? - Gülay Ertürk

Türkiye’de hayvancılığın en büyük sorunlarından biri, aradan geçen yüzyıllara rağmen hâlâ kontrol altına alınamayan şap hastalığıdır.

Devamını Oku
21.11.2025
‘Ot otlayanlar’dan bugüne - A. Celal Binzet

Günümüzün yakıcı sorunlarından birisi olan vergi, bozuk sistemin ana nedenlerinin başında geliyor.

Devamını Oku
21.11.2025
Bir döneğin anatomisi - Çiğdem Bayraktar Ör

Dün söylediğini bugün unutuyor; hayır, unutmuyor; “Dün söylediğini yutuyor”!

Devamını Oku
21.11.2025
Dünya Çocuk Hakları Günü - Recep Nas

Çocuk Haklarına İlişkin Sözleşme, 20 Kasım 1989 günü Birleşmiş Milletler’ce kabul edilmiş, 2 Eylül 1990’da yürürlüğe girmiştir.

Devamını Oku
20.11.2025
CHP'nin iktidar kurultayı - Ziya Yergök

Türkiye’nin kurucu ve birinci partisi, iktidarın en güçlü adayı CHP, 28- 30 Kasım tarihlerinde 39. olağan kurultayını yapacak.

Devamını Oku
20.11.2025
Güvenlik kültürü üzerine - Gazi Zorer

Ülkemizin büyük kısmı aktif deprem kuşağında ve sıklıkla depremi yaşıyoruz ama esaslı bir deprem master planımız yok.

Devamını Oku
19.11.2025
Kemalizm karşıtlığının maskesi - Tunay Şendal

Türkiye, 10 Kasım’ın manevi ağırlığı altında, Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasına yönelik tartışmaların bir kez daha alevlendiği bir kırılma anına tanık olmuştur.

Devamını Oku
19.11.2025
Gözden gönüle akan bir aydın - Mücteba Binici

Veteriner hekim Nihat Köse ile ilk karşılaşmamız, 1988 yılının ağustos ayında Samsun Sahra Sıhhıye Askeri Okulu’nda başladı.

Devamını Oku
19.11.2025
İhanet ve gerçekler - Doğu Silahçıoğlu

1914-1918 Birinci Paylaşım Savaşı’nda İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan işgaline uğrayan Anadolu; Mustafa Kemal önderliğinde başlatılan Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı döneminde, ardında yayılmacı sömürgecilerin ve Saray’ın durduğu ihanet dolu bir sürece sahne oldu.

Devamını Oku
18.11.2025
Kavramların sosyal yaşamdaki etkisi - İsmail Doğan

İnsanlık bir arada yaşamaya başladığı andan itibaren sosyalleşme doğal bir gereksinim olarak ortaya çıkmıştır.

Devamını Oku
18.11.2025
Masumiyet karinesi - Suna Türkoğlu

Hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından biri olan “masumiyet karinesi” veya “suçsuzluk karinesi”, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz” hükmü ile pozitif hukukta da yer almaktadır.

Devamını Oku
17.11.2025
Çalışma yasalarında değişim gerekli mi? - Dr. Engin Ünsal

Yasalar da canlılar gibi zamanla yaşlanır ve işlevini yapamaz duruma gelir.

Devamını Oku
17.11.2025
KKTC 42 yaşında! - İhsan Tayhani

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulduğu 15 Kasım 1983’te dünyaya gelenler, şimdi 42 yaşındalar ve onlar, anne ve babalarından farklı olarak özgürlüklerinin güvencesi olan bir Cumhuriyetin kucağına doğdular.

Devamını Oku
15.11.2025
Erken yaşta okur yetiştirmek - Prof. Dr. Sedat Sever

Edebiyat yapıtları, Montaigne’in belirlemesiyle, “Bizim kendimizin dışına, ötemize gitmemize” kılavuz olan estetik birer uyarandır.

Devamını Oku
13.11.2025
Sosyalizm ve cumhuriyet - Kaan Eroğuz

Neoliberal küreselleşmenin 40 yılı aşkın sürede yarattığı tahribat...

Devamını Oku
13.11.2025
Hukuk devleti mi, yargı devleti mi? - Av. Erol Türk

Hukuk devleti herkesin, devleti yönetenlerin de hukuka bağlı olduğu, hukukun üstünlüğünü ve temel hak ve özgürlükleri güvence altına alan devlettir.

Devamını Oku
12.11.2025
Ankara Hukuk Fakültesi 100 yaşında - Av. Ahmet AKGÜL

5 Kasım 1925 tarihinde, ilk TBMM binasının toplantı salonunda yapılan törende Ankara’da leyli (yatılı) – nehari (gündüzlü) bir hukuk mektebi açılmıştı.

Devamını Oku
12.11.2025
Onlar daha çocuktu… - Şükrü KARAMAN

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde merdiven altı parfümeri imalathanesinde meydana gelen patlamada üçü çocuk altı emekçi...

Devamını Oku
12.11.2025