Ukrayna krizinin arka planında ne var? - A. Bülent MERİÇ
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Ukrayna krizinin arka planında ne var? - A. Bülent MERİÇ

23.02.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Rusya, Ukrayna ile sınırına 120 bin askerden fazla bir kuvveti yığmış durumdadır. Buna, bir de Kırım yarımadasındaki takribi 40 bin asker eklendiği zaman sadece Ukrayna’nın değil, Doğu ve Orta Avrupa’nın da ciddi bir Rus tehdidi altında olduğu ortaya çıkmaktadır. NATO’nun ve Avrupa Birliği’nin yeni güvenlik ve savunma stratejilerini kaleme aldıkları bir dönemde beliren bu tehdidin ne ölçüde gerçekleşebilir olduğu tartışmalıdır. Rusya’nın, Doğu Avrupa ve Baltıklarda güvenlik alt yapısını güçlendiren NATO’yu karşısına alarak, İttifak ile doğrudan bir çatışma ortamına girmesi ihtimali zayıftır. 

RUSYA’NIN ÖNERİLERİ

Ancak, henüz NATO’nun kolektif savunma imkânından yararlanamayan Ukrayna’nın durumu farklıdır. Bu ülke zaten, Rusya’nın 2014 yılında gerçekleştirdiği gayrı nizami harekâtlarla güneyinde ve doğusunda toprak kaybına uğramıştır. Ukrayna, Rusya’nın baskısına tek başına dayanabilecek durumda değildir. Ancak, Ukrayna’nın işgali, Rusya’yı 21. yüzyılın küreselleşmiş dünyasında tecrit edilmiş bir haydut devlet haline getirecektir. Öte yandan, bir strateji üstadı olan Putin’in, ülkesini, 1970’li yılların sonunda Afganistan’da olduğu gibi, bir bataklığa sokmasının yıpratıcı olacağını dikkate alması beklenir. 

Nitekim, Moskova’nın, Avrupa Güvenlik mimarisini değiştirerek batısındaki tampon bölgeyi yeniden ortaya çıkarmayı hedeflediği açıklık kazanmıştır. Rusya geçen Aralık ayında hem ABD hem de NATO’ya, iki anlaşma taslağı vermiştir. Taslaklarda, özetle, müttefiklerin birbirlerinin topraklarında bulunduracakları asker, silah ve mühimmat miktarının 27 Mayıs 1997’deki düzeyi geçmemesi, NATO’nun daha fazla doğuya doğru genişlememesi ve müttefiklerin Ukrayna ile Doğu Avrupa devletlerinde, Güney Kafkasya’da ve Orta Asya’da hiçbir askeri faaliyette bulunmaması şart koşulmuştur. 

ABD ile anlaşma taslağında bu son şart, bağımsızlığını kazanmış eski SSCB cumhuriyetlerinin hiçbirinde askeri üs kurmama, bunların askeri alt yapılarını kullanmama ve bunlarla askeri işbirliği yapmama şeklinde kaleme alınmıştır. 

NATO’nun özgürce karar almasını sınırlayan; Ukrayna ve Gürcistan’ın şartlar yerine geldiğinde NATO’ya üye olabileceklerine dair 2008 Bükreş Zirvesi kararının geri çekilmesi sonucunu verecek olan bu öneriler kabul görmemiştir.

MONTRÖ’NÜN ÖNEMİ

Rusya-Batı ilişkilerinde yaratılan gerilimin sonuçlarının Türkiye’nin güvenliği üzerinde de etkisi olacağı şüphesizdir. Moskova, son yirmi yıl askeri doktrini değiştirme ve silahlı kuvvetlerini modernleştirme yolunda gizli bir program uygulamaktadır. Kırım’ın ilhak edilmesinden sonra hızla yenilenen Rus Karadeniz donanmasının üssü olan bu bölge muharip kuvvetlerle tahkim ve nükleer silah sistemleriyle teçhiz edilmektedir. 

Ayrıca, S-400 stratejik füze sistemi ve elektronik harp yeteneklerinin yerleştirilmesi sayesinde Rusya, Karadeniz’de “Alan Erişimini Engelleme-Bölgeden Men Etme” imkânına kavuşmuştur. Türkiye’nin Karadeniz’de üstünlüğünü kaybetmesi anlamına gelen bu durumun Montrö Rejimi üzerinde de sonuçları olabilecektir. 

KARADENİZ NATO’NUN HEDEFİNDE

Karadeniz artık NATO’nun ilgi alanına iyice yerleşmiştir. Doğu ve Güneydoğu kanatlarının güvenliği için İttifak’ın Karadeniz’de sürekli varlık göstermesine ihtiyaç duyulabilecektir. Bu da Türkiye’yi, Karadeniz’de, bu kez Rusya’nın üstünlüğüne dayalı yeni statükoyu korumak için Montrö’yü sahiplenme ya da NATO güçlerine kapıları açarak Rusya’yı dengeleme seçenekleriyle karşı karşıya getirebilecektir.

Mevcut krizden çıkış için en makul yol iki taraf arasında bir güven ortamı yaratılarak, Soğuk Savaş sonrası dönemde olduğu gibi yeni bir Avrupa güvenlik mimarisi oluşturulması için müzakerelere başlanılmasıdır. Ancak, son zamanlarda gerçekleştirilen kuvvet intikalleri ve mesajlardaki sertleşme bunun çok uzağında olunduğunu göstermektedir.

A. BÜLENT MERİÇ

ESKİ KİEV BÜYÜKELÇİSİ

Yazarın Son Yazıları

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026
Andımız neyin pusulasıydı? - Yener Oruç

Gün geçtikçe suça bulaşan çocuk sayısı, çocuk çeteleri artıyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Yoksulluk sorunu ve Marie Antoinette sendromu - Prof. Dr. Mehmet Tomanbay

TÜİK aralık ayı enflasyonunu yüzde 0.89, 2026 yılı ocak enflasyonunu yüzde 4.84 ve 3 Mart 2026 günü de şubat ayı enflasyonunu yüzde 2.97 olarak açıkladı.

Devamını Oku
13.03.2026
Vatan - emek - Cumhuriyet - Kaan Eroğuz

İnsanlığın, önüne ancak çözebileceği sorunları koyabileceği Marx’ın “Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı” isimli eserinden bu yana tekrarlanan bir tespittir.

Devamını Oku
12.03.2026
Dünya düzeni öldü mü? - İlker Başbuğ

3-15 Şubat 2026 tarihleri arasında toplanan Münih Güvenlik Konferansı’na katılan liderlerin çoğu, 1945 sonrası dünya düzeninin öldüğünü ilan etti.

Devamını Oku
12.03.2026
Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026
ABD-İsrail-İran denklemi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

ABD tarafından Ortadoğu’da İran için oluşturulan İsrail destekli geniş tecrit çemberi; son saldırı ile daha da daralmıştır. Bölgede sıcak savaş ihtimali giderek artmaktadır. Türkiye’nin yakın çevresinde oluşan bu resim, onun her üç ülke ile olan ilişkilerinde özenli, dengeli ve tutarlı bir politika izlemesini gerekli kılmaktadır. Bu da ancak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Atatürk’ün erken Cumhuriyet döneminde belirlediği “dış politika ilkeleri”ne bağlı kalmakla sağlanabilir.

Devamını Oku
02.03.2026
Savaş ve Türkiye’nin sessiz gücü - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Türkiye bugün iki dalganın kesişiminde duruyor: Birincisi, İran–İsrail–ABD geriliminden doğan askeri ve ekonomik sarsıntı; ikincisi, bölgesel kırılganlık arttıkça daha görünür hale gelecek olan su jeopolitiği.

Devamını Oku
02.03.2026
Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

Devamını Oku
01.03.2026
Yitirdiğimiz yalnızca seçim mi? - Aykurt Nuhoğlu

İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini yitirdik.

Devamını Oku
01.03.2026
Ulus devletin vicdan anı - Enis Tütüncü

1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan sıradan bir oylama değildir.

Devamını Oku
28.02.2026
Laiklik ve dönüştürülen Türkiye - Cengiz Karahan

Milli eğitim bakanı, bütün illere gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle; anayasada yer alan laiklik ilkesine aykırı davranmıştır.

Devamını Oku
28.02.2026
1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler.

Devamını Oku
27.02.2026