Yap-boz tahtasına dönen sistem - Doç. Dr. Ozan Zengin
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Yap-boz tahtasına dönen sistem - Doç. Dr. Ozan Zengin

14.05.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye, bir tür başkanlık sistemi örneği olarak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine 2018’de geçmiştir. Bu sistemle birlikte kural koymanın, düzenleme yapmanın ana mekanizması haline gelen ya da getirilen cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle (CBK) tanıştık. Sadece yürütme yetkisi kapsamında kullanılması gereken CBK’lerle yasama yetkisinin genelliğinin kısıtlanıp kısıtlanmadığı, cumhurbaşkanına mahfuz bir düzenleme alanının tanımlanıp tanımlanmadığı, CBK’lerin kanunla düzenlenmesi gereken ve kanunla açıkça düzenlenen alanlarda çıkıp çıkmadığı tartışma konusu olmuştur.

Hukuki tartışmalar bir yana şu gerçek tüm çıplaklığıyla karşımızda durmaktadır: Cumhurbaşkanı, 1 sayılı CBK’yle başlamak üzere CBK’lerle yalnızca Cumhurbaşkanlığı teşkilatını ve bağlı birimlerini (genel sekreterlik, ofis, politika kurulları) değil bakanlıklarla, Cumhurbaşkanlığının bağlı kuruluşlarıyla, bakanlıkların bağlı, ilgili, ilişkili kuruluşlarıyla, genel kadro usulü düzenlemesi ve üst kademe yöneticisi atamalarıyla, YAŞ’la, kamu tüzel kişiliğini kurma yetkisiyle, Resmi Gazete düzenlemesiyle devleti kurmuştur. Egemenliğin asli parçası olarak kabul ettiğimiz parlamento artık yönetsel yapıyı-idareyi kanun aracılığıyla kurma yetkisine tek başına sahip değildir. Bir düzenleyici işlem olan kararnameyle CB, yönetsel yapıyı kurma hakkına anayasa hükümleri doğrultusunda erişmiştir (md. 104, 106, 119 ve 123).

25 DEĞİŞİKLİK, 63 İPTAL

Yaklaşık yedi yıllık uygulama tecrübesi bizlerde çok iyi tasarlanmış bir siyasal sistem izlenimi bırakmamaktadır. Koşulların ve gereksinimlerin değişimi gereği yönetsel düzenlemelerde zaman zaman değişiklik yapılması normaldir ancak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kapsamında yapılan düzenleme sayısı, sıklığı ve değişikliklerin kapsamı oturmuş bir siyasal ve yönetsel sistemle karşı karşıya olmadığımızı bizlere göstermektedir. Örneğin; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıktıktan beş gün sonra 25 maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yeni hükümet sisteminin belkemiği olan 539 maddeli 1 sayılı CBK’de şu ana kadar 227 değişiklik yapılmış; 19 ayrı Anayasa Mahkemesi kararıyla da 63 madde ya tümden ya da ilgili bentler/fıkralar itibarıyla iptal edilmiştir.

Daha cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk günlerinde başlayan değişiklik yapma furyası günümüzde de devam etmektedir. Örneğin; 28.12.2024 tarihli 174 sayılı CBK ile İdari İşler Başkanlığı ifadesi terk edilerek yeniden genel sekreterlik nitelemesine dönülmüş, Cumhurbaşkanlığı’nın bağlı kuruluşu olarak Siber Güvenlik Başkanlığı kurulmuştur. 28.03.2025 tarihinde çıkan 183 sayılı CBK ile de Yatırım ve Finans Ofisleri birleştirilmiş, Dijital Dönüşüm ve İnsan Kaynakları Ofisleri ise kapatılmıştır. Aynı CBK ile üç politika kurulunun adı değişmiş, bir yeni kurul kurulmuştur.

DEVLET YAPISINDAKİ DEĞİŞİM

CBK’ler ve torba kanunlarla kural koyma faaliyeti öngörülebilir ve tutarlı olmaktan uzaklaşmış, Cumhurbaşkanlığı güdümünde devlet teşkilatlanması yerleşik yapısal ve işlevsel karakterini kaybetmiş, bakanlıklar Cumhurbaşkanlığı teşkilatı kapsamında düzenlenerek politika belirleme ve hizmet üretme açısından devletin merkezi olma vasfını yitirmiş, bürokratlar devletin değil siyasal iktidarın çalışanı haline gelmiştir. Yerel yönetim birimleri dışında neredeyse tüm kamu kurum ve kuruluşlarının idari ve mali olarak kendisine bağlandığı Cumhurbaşkanlığı merkezli sistem yürütebilir bir sistem değildir. Bakanlık odaklı devlet yönetimi birikimimiz hatırlanmalı ve geri çağrılmalıdır. Ayrıca tüm devlet yapılanmasını yönlendiren ve ona servis yapan DPT benzeri bir planlama teşkilatının yeniden kurulması gerekmektedir. Üniter devletin ve kamu hizmetlerinin teminatı olan mülki idare, toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede yaklaşarak ulusal planın taşradaki uzantısı ve uygulayıcısı olmalıdır. Siyasal iktidara göbeğinden bağlı bir bürokrasi ve yargı düzeninin sonlandırılıp kamu yararını, kamusal görev bilincini, hukukun üstünlüğünü, laikliği ve liyakati merkezine alan kamu yönetiminin tesis edilmesi gerekmektedir.

DOÇ. DR. OZAN ZENGİN

ANKARA ÜNİVERSİTESİ SBF/MÜLKİYE

Yazarın Son Yazıları

MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025