Öner Yağcı

Çeviriyle gelen

21 Mart 2020 Cumartesi

Bizden öncekilerin karanlıklarla boğuşarak açtığı pencerelerden gelen serinlik, yurdumuzda süren aydınlanma, aydınlatma savaşımına direnç katıyor.

Çoğumuz aldatılmış, aptallaştırılmış olsa da aydınlık arayışını sürdürenlerin bıraktığı zenginliğin verdiği kıvanç, işbirlikçilerin, bağnazlıkların üstesinden geleceğimize umudumuzu çoğaltıyor.

Aydınlanmanın emaneti

Bu umut bize yüzyıllardır baskılara, zorbalıklara karşın sürdürülen bir savaşımın emanetidir.

Bugün yaşadığımız sorunlar, aydınlanma hareketimizin yarım kalmış olmasındadır. Aydınlanmamızın mirasını aktarmayı başarabilseydik bugün çağcıl ve demokratik değerlere sahip kuşakların yaşadığı bir ülkede olmanın huzurunu duyacak, geleceğimizden kaygı duymayacak, ülkemizi karanlıkların yönetmesine izin vermeyecektik.

Cumhuriyet Anadolu aydınlanmasının en önemli kavşağıdır. Binlerce kavme yurt olan Anadolu’nun Nasreddin Hoca, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Pir Sultan Abdal, Şeyh Bedrettin, Köroğlu, Dadaloğlu, Namık Kemal, Tevfik Fikret’ten gelen ve Mustafa Kemal, Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Aziz Nesin, 40 kuşağı, Köy Enstitüleri kuşağı, 68 kuşağı ve bu gelenekle süren devrimci hareketler de bu aydınlanmanın devamıdır.

Aydınlanmanın parçası

Cumhuriyet, bilimin yol göstericiliğinde yeni kültürel değerlerini oluştururken elbette yalnızca yeni yaratılarla yetinmedi. Üzerinde temellendiği toprakların geçmişinin aydınlatılması, dünündeki kültür ve uygarlıklarının yarattığı değerlerin gün ışığına çıkarılması, sahiplenilmesi Cumhuriyetin temel yaklaşımı oldu.

Ulusallıktan evrenselliğe ulaşma ve çağdaş uygarlık düzeyine yükselip onu aşma savaşımına giren Cumhuriyet, insanlığın birikiminin, yarattığı değerlerin ortak olduğu bilinciyle dünya coğrafyasında ve tarihinde yaratılmış olan kültürel birikimlerin de çeviriler yoluyla Anadolu aydınlığına katılmasını sağladı.

Çeviri, aydınlatma ve adımıdır

Dillerin dili, dilin dille, insanın insanla buluşması, çağdaşlaşmanın bir parçası olan çeviri atılımımız bu zorunluluğun ortaya çıkardığı bir aydınlatma ve devrim adımıdır.

Cumhuriyetin çeviri alanındaki olağanüstü atılımı ve başarısı, dünyayı ve insanlığı anlayıp öğrenme ve aydınlanmış bir ulus olma savaşımının en önemli adımlarından biri oldu.

Çeviri atılımı, dünya düşünsel sistemimin, felsefe ve edebiyatının kavranmasında, yeni ürünlerin yaratılmasında önemli bir ivme getirdi.

Çeviriyle gelen zenginlik, edebiyatımızın kendi ulusal kimliğini kazanmasını, zenginleşerek yeni ürünlerinin ortaya çıkmasını sağladı.

Bir çevirmeni kaybetmek

Genç Kızlar, Eflatun Kız, Mazi Kalbimde Bir Yaradır, Gazel, Cumhuriyet Çocuğu, Belki Defne, Sitem romanlarının yazarı Nihal Yeğinobalı (1927-15 Mart 2020), edebiyatımıza Dickens’tan Büyük Umutlar, Oliver Twist, Wilde’dan Dorian Gray’in Portresi, C. Bronte’dan Jane Eyre, Hardy’den Çılgın Kalabalıktan Uzak, Austen’den Emma, Aşk ve Gurur, Umut Parkı, Dreiser’den İnsanlık Suçu, I. Allende’den Ruhlar Evi, Puig’ten Örümcek Kadının Öpücüğü, Galeano’dan Kucaklaşmanın Kitabı gibi kitapları kazandırmıştı.

Cem Yayınevi’nde başlayan dostluğumuzun PEN ve BESAM yönetimlerindeki birlikteliğimizle sürdüğü Nihal Yeğinobalı’yı, Arife Kalender’in 17 Mart günkü Cumhuriyet’teki “Yazmaya âşık bir kadın” tanımlamasını yineleyerek saygıyla anıyorum.

*

“Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü” Kedileri Severken Ağlayınız adlı kitabı ile İsmail Uyaroğlu’na, “PEN Türkiye Yazarlar Derneği Şiir Ödülü”, “gerçeklik, direniş, hüzün”ün “emeğe saygılı, romantik, isyankâr şair”i Ahmet Telli’ye verildi.

Sevinçle kutluyorum...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Haziranın götürdüğü 19 Haziran 2021
‘Gözünü yumma’ 12 Haziran 2021