Öner Yağcı

Haziran güneşleri

11 Haziran 2022 Cumartesi

Hasan Hüseyin, burkulan yüreğinden “sokaktayım/ gece leylâk/ ve tomurcuk kokuyor/ yaralı bir şahin olmuş yüreğim/ uy anam anam/ haziranda ölmek zor!..” dizeleriyle dökülen “Orhan Kemal’in güzel anısına” armağan ettiği “Haziranda Ölmek Zor” şiirinde Nâzım Hikmet’i selamlar:

‘KALDI YÜREK SIZISI’

“kökü burada/ yüreğimde/ yaprakları uzaklarda bir çınar/ ıslık çala çala göçtü bir çınar/ göçtü memet diye diye/ şafak vakti bir çınar/ silkeledi kuşlarını/ güneşlerini:/ ‘oğlum sana sesleniyorum işitiyor musun, memet, memet!’... ‘uyarına gelirse/ tepemde bir de çınar’/ demişti on yıl önce/ demek ki on yıl sonra/ demek ki sabah sabah/ demek ki ‘manda gönü’/ demek ki ‘şile bezi’/ demek ki ‘yeşil biber’/ bir de memet’in yüzü/ bir de güzel İstanbul/ bir de ‘saman sarısı’/ bir de özlem kırmızısı/ demek ki göçtü usta/ kaldı yürek sızısı/ geride kalanlara...”

ŞAİRLER GEÇİDİ

Nâzım Hikmet ve Orhan Kemal’den sonra “Anadolu” şiirinin şairi Ahmed Arif de ayrılmıştı haziran başında.

Şiirimizi 40’lı yıllarda dalgalandıran ve Kutsal İsyan’ı yazan Hasan İzzettin Dinamo, soluğunu sinema ve tiyatroda sürdüren Cahit Irgat, Serenad ve Fahriye Abla’yı bize armağan eden Ahmet Muhip Dıranas, sımsıcak Anadolu kokan şiirleriyle Cahit Külebi, Köy Enstitülerinden yetişen Mehmet Başaran, “Karşıyaka’nın Üç Gülü”nü yazan Tahsin Saraç, Kavganın Yüreği’nin şairi Kemal Özer de haziranda toprakla kucaklaşan şairlerimizdi.

BİLİM, SANATIN HER ALANINDA

Tiyatromuz ve sinemamız da öksüz kaldı haziranda: Asaf Çiyiltepe, Recep Bilginer, Mehmet Ulusoy, Başar Sabuncu, Enis Foforoğlu, Ergün Uçucu, Necdet Mahfi Ayral, Ayşegül Atik, Sümer Tilmaç, Tolga Aşkıner...

Tarihçi Afet İnan, felsefeciler Hilmi Ziya Ülken, Mina Urgan, ressamlar İbrahim Balaban, Nuri İyem, Hamit Görele, Turgut Zaim, Fikret Adil, hukukçularımız Niyazi Ağırnaslı, M. Emin Değer, karikatürcü Ferruh Doğan, gazeteciler Yunus Nadi, İlhan Selçuk, Cüneyt Arcayürek, Raif Ertem, Cem Yayınevi’nin kurucusu Oğuz Akkan, ilahiyatçı Yaşar Nuri Öztürk, “Hayde” diyen Kâzım Koyuncu, müzik yapımcısı Hasan Saltık da haziranda ayrılmışlardı dünyadan. Muhlis Bey, Arap Kadri tiplerinin yaratıcısı karikatürist Latif Demirci’yi de yeni kaybettik.

EDEBİYATIMIZ VE GELECEĞİMİZ

Edebiyatımızın haziranda kayıpları her zaman bizimle: Ebubekir Hazım Tepeyran, F. Celalettin, Selahattin Enis, Peride Celal, Tahir Alangu, Sait Maden, Zahir Güvemli, Naci Girginsoy, Hulki Aktunç...

Bitmeyen Oyun’un yazarı, Cumhuriyet sevdalısı, yapıtları hâlâ yolumuzu aydınlatan Metin Aydoğan ve insanlaşma savaşımımızın unutulmaz ve hâlâ olanca canlılığıyla geleceğimize umut olan Köy Enstitülerinin mimarı İsmail Hakkı Tonguç haziran ayında sonsuzluğa uğurladığımız güneşlerdi. 

Haziran güneşleri nöbette

Hasan Hüseyin, haziran güneşlerimizi “Sivas Sabahı” ile selamlıyor:

“sığamadım gecelere/ sığamadım türkülere/ sığamadım kadın sesinde Anadolu akşamlarına/ onlar/ o kasları yıkık/ çakmaktaşı gibi kuvayi milliyeciler/ mustafa kemal şafağının kıyısında öylece/ duruyorlar/ yüreklerinde katıksız güvenleri/ yalın yüzlerinde haklı öfkeleriyle/ öylece duruyorlar/ dimdik/ ve apaydınlık.../ sığamadım toprağımda kar aklığına/ sığamadım delikanlı içkilere yaylamda/ sığamadım nakıslarla boğulan gözyaşlarına/ ben bu gergin havaları her zaman sevdim…/ bayrakları severim, tutsaklığa yumruk gibi savrulan/ bayrakları/ insanları severim, haksızlığa/ yumruk gibi sıkılan insanları/ kötüler ali galip’seler ben kuvayi milliyeciyim/ yüreğimde doludizgin bir kardeşlik özlemi/ o şafağın kıyısında yine dimdik beklemekteyim...”


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Eskimeyen bir yazı 6 Ağustos 2022
Bir hekim romancı 23 Temmuz 2022