Bukowski haklıymış

27 Kasım 2016 Pazar

 ‘Kaldığın yerden devam etmek diye bir şey yoktur.
Ya bıraktığın orada değildir ya da bıraktığın gibi değildir..’(x)
Bu yüzden; her yeni gün, eski günün bir ilerisinde olmalıdır. Beşiktaş da maça böyle başlamalıydı.. Başlayamadı. Başakşehir öyle bir pres yaptı ki.. İlk 20 dakika Beşiktaş kendi sahasından dışarı çıkamadı. Zaten derli toplu bir atak yaptı, onda da dönen top gol oldu.
Gol atacakken gol yedi Beşiktaş.. 1-0 öne geçen Başakşehir kendi formatına dönüyordu ama Beşiktaşlı oyuncular hâlâ şaşkındı. İlk yarının sonlarına doğru ise Başakşehir geriye çekilip, işi kontra atağa bıraktı.
Beşiktaş defansı da kesilen ortaların Mehmet Batdal’a gideceğini sanarak onu tutmaya çalıyordu. Oysa onun arkasındaki adama atıyorlardı. Bu aldatmacaya kanan Beşiktaş, golü kalesinde gördü. İkinci devre Başakşehir bilindik Başakşehir oldu. Sakatlıklar da devreye girince “Yaslan geriye taktiği” başladı. İlk yarı etkisiz olan Gökhan İnler’in yerine Tolgay girince de Beşiktaş biraz hareketlendi. Ancak Beck’in hatalı pasları, Atınç’ın ürkekliği de göze çarpıyordu. Beşiktaş’ın sadece fiziki değil, beyin olarak da yorgun olduğu her halinden belliydi. Şenol Hoca, Abuobakar’ın yerine Olcay’ı soktuğunda haftalardır formadan uzak olan Olcay için bir şanstı. Her ne olursa olsun iki şehrin takımı oldukları için bu da bir nevi derbi sayılırdı. Adriano çıktı, Gökhan Gönül girdi. “Beck çıkmalıydı” diyeceksiniz, doğru ama eldeki kadro buydu. Maç 3 dakika uzadığında Beşiktaş’ın gol atamayacağı belli gibiydi.
Bir türlü oyun kuramayan Beşiktaş, 2 puanı kendi sahasında İstanbul’a kaptırdı Beşiktaş..
Demek ki neymiş, Bukowski haklıymış…
(x) Bukowsk  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Hayalgücüspor 8 Ağustos 2018
‘Satarım Sattırmam’ 24 Temmuz 2018
VAR ya da HAM 19 Temmuz 2018