100. yılda Meclis’in hali
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

100. yılda Meclis’in hali

17.04.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne aday olan milletvekillerine bakıldığında, tablonun iç açıcı olduğu söylenemez.

20. yüzyılın başlarında TBMM’de görev yapan milletvekillerinin kalitesi, 21. yüzyılın başlarına göre daha yüksekti. Zaman geçtikçe siyasetin kalitesinin yükselmesi gerekirken, Türkiye’de tersine bir durumun olması, araştırılması gereken bir konudur.

Aynı durum siyasi lider kalitesi için de geçerlidir. Türkiye artık Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Erdal İnönü gibi nitelikli siyasetçileri üretemez hale gelmiştir. Çünkü siyaset kaliteyi koruyan ve geliştiren değil, kaliteyi ezen ve yok eden popülist bir mekanizmaya dönüşmüştür.

***

Anayasadaki demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti ilkesine aykırı siyaset yürüten kişilerin TBMM’de temsil edilmesi, Cumhuriyetin geleceği açısından kaygı vericidir.

Siyasi Partiler Yasası’na göre, siyasi partiler anayasaya uymakla yükümlüdür. Ancak Türkiye, AKP iktidarı döneminde hukuk devleti olmaktan çıktığı için, bu konuda hiçbir önlem alınmamaktadır.

Örneğin, HÜDA PAR adlı “partinin” söylemleri anayasaya aykırıdır. Bunlar bir siyasi parti için kapatılma nedenidir. Ancak bu “partinin” kapatılması bir yana, HÜDA PAR, AKP’nin himayesinde, TBMM’ye girmeye hazırlanmaktadır.

Aynı sorun AKP için de geçerlidir. AKP, anayasanın, laiklikle, ifade, yayın, örgütlenme özgürlüğüyle, güçler ayrılığı ve yargı bağımsızlığıyla ilgili birçok maddesini, sadece söylemleriyle değil, eylemleriyle de ihlal etmiştir.

***

CHP’nin milletvekili aday listesi de CHP tabanında hayal kırıklığı yaratmıştır.

DEVA, GP, SP ve DP’ye verilen kontenjanlar, bu partilerin oy oranlarıyla orantısız bir biçimde belirlendiği gibi, 81 ilde dengeli bir biçimde dağıtılmamıştır, İstanbul’a ve Ankara’ya yığılmıştır. CHP İstanbul ve Ankara il ve ilçe örgütleri, örgüt üyelerinin seçimde motive edilerek çalıştırılması konusunda sıkıntıya girmiştir.

“Ergenekon” ve “Balyoz” gibi kumpas davalarının bir aşamasında, adalet bakanı olarak görev alan Sadullah Ergin’in, DEVA kontenjanından, CHP’nin kalesi olan Ankara 1. bölgede aday gösterilmesi de ayrıca haklı tepkilere yol açmıştır.

CHP’nin kurultay tarafından onaylanan parti programındaki temel ilkelere sahip çıkan aday adaylarının, seçilebilecek yerlerde yeterli sayıda aday gösterilmemiş olması, hatta partinin ilkelerini yeterince benimsememiş olan bazı kişilerin, listede üst sıralarda yer almış olması, ayrıca büyük bir sorundur. Bu çerçevede, Yüksel Taşkın’ın İzmir 1. bölgede birinci sırada aday gösterilmiş olması da, haklı tepkilere yol açmıştır.

Türkiye’nin önceliği AKP’nin diktatörlük rejiminden kurtulmak olduğu için, listelerdeki sorunlar, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı seçilmesine engel olmayabilir; olmamalıdır da.

Ancak listelerdeki sorunlar, CHP’nin bazı illerde oy kaybına uğramasına ve  milletvekili kaybetmesine yol açabilir. Cumhurbaşkanlığı oylamasında Kılıçdaroğlu’na oy verecek birçok kişi, tabandaki kaygıların giderilmemesi durumunda, milletvekili listesinde, laiklik ve sol konusunda daha duyarlı olan partilere, örneğin Türkiye İşçi Partisi’ne veya diğer sosyalist partilere oy verebilir, CHP’li yöneticilerin “aritmetik hesapları” fiyaskoyla sonuçlanabilir.

Yazarın Son Yazıları

Ahlak nedir?

Türkiye’deki sorunların temelinde ahlakın ne olduğunun bilinmemesi yatmaktadır

Devamını Oku
30.05.2026
Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026
Nazilerin iktidarı

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Devamını Oku
16.05.2026
Zafer günü

9 Mayıs, Rusya Federasyonu’nda Zafer Günü ve ulusal bayram olarak kutlanıyor.

Devamını Oku
11.05.2026