Örsan K. Öymen

Oslo’dan Asrika’ya AKP tiyatrosu

20 Ocak 2020 Pazartesi

HDP’nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, herhangi bir terör eyleminde bulunmadığı halde, düşüncelerinden ve söylediklerinden ötürü, 3 yıldır hapiste yatıyor. Demirtaş’ın bazı düşünceleri ve sözleri eleştirilebilir. Ancak dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde, bir kişi, düşündüklerinden ve söylediklerinden ötürü yıllarca hapiste yatmaz.

Ayrıca Demirtaş’ın, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “Seni başkan yaptırmayacağız” dediği için, otoriter bir başkanlık sistemine karşı çıktığı için, Erdoğan’a muhalefet ettiği için hapiste yattığı da açıktır. Demirtaş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gibi, AKP’ye ve Erdoğan’a destek verseydi, bugün hapiste olmayacaktı.

Durum böyleyken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, bir etkinlikte, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş ile birlikte, Selahattin Demirtaş’ın hapiste yazdığı “Devran” adlı kitaptan uyarlanan bir sahne gösterisini birlikte izlediler diye, AKP ve MHP ortalığı ayağa kaldırdı, ülkenin bölünmesine yönelik bir “çadır tiyatrosu” oynandığını iddia etti! Son derece olağan ve insani bir dayanışma gecesi, AKP ve MHP tarafından siyasi şova dönüştürüldü.

AKP ve MHP bunu yaparken, Oslo’da, Habur’da, Diyarbakır’da ve Dolmabahçe’de oynanan tiyatro oyunlarını da unuttu! Norveç’in başkenti Oslo’da MİT ile PKK arasında görüşmelerin gerçekleşmesi; Habur sınır kapısında PKK’li teröristlerin coşkuyla karşılanarak sınırdan serbestçe geçmesi; Diyarbakır’da terör örgütü PKK’nin lideri Abdullah Öcalan’ın mektubunun Kürdistan bayrakları eşliğinde okunması; Dolmabahçe Sarayı’nda sözde “çözüm süreci”ne yönelik mutabakatın açıklanması, bir anda unutuldu!

Geçen yıl, İstanbul belediye seçimlerini etkilemek amacıyla, AKP tarafından, terör örgütü PKK’nin lideri Abdullah Öcalan’a, seçimlerin boykot edilmesine yönelik bir mektup yazdırılması ve bu mektubun hükümetin onayıyla kamuoyuna açıklanması; Erdoğan’ın bu mektuptaki mesajı televizyonda paylaşması; PKK üyesi Osman Öcalan’ın devletin televizyonu TRT’ye çıkarak Abdullah Öcalan’ın mektubunu savunması ve CHP’yi eleştirmesi de, AKP ve MHP tarafından bir anda unutuldu!

Oysa, Demirtaş ve HDP, bu süreçte, Öcalan’ın çağrısını dikkate almadan, dolaylı olarak da olsa, CHP’nin ve İYİ Parti’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu’nu destekledi. Bu durumda, terör örgütü PKK ile işbirliği yapan AKP ve MHP midir, yoksa CHP ve İYİ Parti midir?! PKK’nin kurucusu ve lideri, Abdullah Öcalan mıdır, yoksa Selahattin Demirtaş mıdır?! Nasıl oluyor da bir terör örgütünün lideri, AKP’nin ve MHP’nin lehine sonuç verecek bir işe girişmektedir, terör örgütünü desteklemekle suçlanan bir siyasetçi ise terör örgütü liderinin çağrısını yok hükmünde saymaktadır?!

AKP’nin tiyatroları bununla da kalmıyor. Son aylarda, “Cumhurbaşkanı” Erdoğan’ın, “İslam bize göre değil, biz İslama göre hareket edeceğiz” diyerek anayasadaki laiklik ilkesini ihlal etmesi; Kamu Gözetim, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’nun, dini referanslarla aldığı bir kararının Resmi Gazete’de yayımlanması; Anadolu İlahiyat Akademisi’nin, “pozitif hukukun yetersiz kalması” gerekçesiyle bir “Fıkıh-Hukuk Politikası” çalıştayı düzenleme kararı alması; “Cumhurbaşkanı” Başdanışmanı Adnan Tanrıverdi’nin, din ve şeriat esaslarına göre yönetilen, başkenti İstanbul, resmi dili Arapça olan bir “Asrika (Asya-Afrika) İslam Devletleri Birliği” kurma girişimi başlatması ve bununla ilgili toplantıya devlet kurumlarının sponsor olması; “Padişahlık sarayı” kontenjanından medyada yorum yapan Yusuf Kaplan adlı entelektüel maskesi takmış yobazın “laiklik dayatılamaz” ve “devletin dini İslamdır” biçiminde açıklamalar yaparak anayasaya meydan okuması, tesadüf değildir!

Emperyalizm, Türk-Kürt çatışması üzerinden Türkiye’yi bölemeyince, laik-dinci çatışması üzerinden Türkiye’yi bölme operasyonuna hız vermiştir. En büyük oyun bu alanda oynanmaktadır. AKP’nin ve MHP’nin çığırtkanlarının örtbas etmeye çalıştıkları gerçek budur!


Yazarın Son Yazıları

Felsefe, ahlak ve erdem 30 Kasım 2020
Din ve ahlak 23 Kasım 2020
Ahiret ve kötülük 16 Kasım 2020
Fransa ve Erdoğan 9 Kasım 2020
Erdoğan ve uygarlık 26 Ekim 2020
Siyaset ve ekonomi 19 Ekim 2020
Felsefe ve din 12 Ekim 2020
Ulusal bayramların anlamı 31 Ağustos 2020