Muhalefet nasıl normalleştirilecek?
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Muhalefet nasıl normalleştirilecek?

05.07.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Muhalefeti normalleştirmek, AKP Genel Başkanı R.T. Erdoğan’ın sandığının tersine, akıllıca bir yöntem değildir. Normal muhalefet, iktidarı yerinden etmeyi amaçlayan muhalefettir. R.T. Erdoğan da ortağı MHP’nin reisi Devlet Bahçeli gibi normal ve anormal sözcüklerini normal yerinde kullanamıyor: Muhalefetin normal amacı iktidar olmaktır. Demek ki ana muhalefeti yani CHP’yi iktidara getirmek istemekte R.T. Erdoğan.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP TBMM grup toplantısında siyasette, daha doğrusu söylemde yumuşama ya da normalleşme konusuna da değinmiş: “Bizim normalleşme yapımız aslında muhalefeti normalleştirme çabasıdır. Sıkılı yumrukları açacak olan muhalefettir. Dilini, söylemini düzeltecek olan muhalefettir. İktidar partisi ile ana muhalefet partisi arasında siyasi ittifak olmaz. Uzlaşma olur, normalleşme olur, yumuşama olur ama siyasi ittifak olmaz. Biz de zaten böyle bir çaba içerisinde değiliz. Bu çok partili sistemin fıtratına aykırıdır. Biz ülkemize milletimize ve devletimizin güvenliğine dair konularda ortak bakış açısını yakalamaya çalışıyoruz. Sivil anayasa ve dış politika gibi konularda iç cepheyi sağlamlaştırma gayretindeyiz.”

Allah Allah! Muhalefetin iktidar tarafından iğdiş edilmesinden söz ediyor Erdoğan Reis hazretleri! “Normalleşme”den anladığı bu işte! Sıkılı yumruklarını neden açsın muhalefet? Dişini sıkmaktan ağzında neredeyse diş kalmamış muhalefetin bir de yumruklarını açmasını bekliyor. Daha sonra önünde diz çökmesini, eşek olup sırtına binmesini isteyecek! Böylesine patolojik bir mantık görülmemiştir. Muhalefet, dilini, söylemini düzeltecekmiş. Yarabbi! Ya sabır! İnsanı delirtir bunlar. “Sürtük”ten “çürük”e geç! Bununla yetinme türlü çeşitli hakaret yağdır! Zeytinyağı bile böyle üste çıkamaz.

Elbette iktidar demokrasi, anayasa, yasalar, insan ve vatandaş haklarına bağlı davranırsa bir yumuşama olur. Ama iktidarın adı AKP ve genel başkanı Erdoğan ise bu mümkün değil, 22 yılın tanıklığı var! CHP, AKP ile neden ittifak yapmak istesin? Aklını peynir ekmekle mi yedi? 22 yıl yiyip içeceksin, ülkenin zenginliklerini elin gâvuruna, yobaz Arap’ına ipotek edeceksin, sonra hesabı ödemeden arka kapıdan sıvışacaksın! Nerede o yoğurdun bolluğu?!

22 yıl har vurup harman savuracaksın, yandaşı, hısım akrabayı abat edeceksin; enflasyonun dünya rekoru kıracak, paran yerlerde sürünecek, merkez bankanda fareler cirit atacak, sonra ana muhalefet partisinin seninle ittifak kurmak istediğini ortaya atacaksın! Hadi canım sen de!

“Muhalefetin kucaklayıcı dille yaklaşmasını bekliyoruz. Tüm samimiyetimize rağmen muhalefetin çabalarımıza nasıl karşılık verdiğini görüyorsunuz. Yapıcı davranmaya çalışırken CHP genel başkanının siyaseti nasıl gerilime sürüklemeye çalıştığını milletimiz izliyor. İadeiziyaret sonrası dozu artırılan çiğlikleri milletimiz görüyor.”

R.T. Erdoğan’ın yukarıdaki cümleleri söylemeye, şikâyet etmeye hakkı yok. Reis bey, nasıl olup da “İadeiziyaret sonrası dozu artırılan çiğlikleri milletimiz görüyor” diyebiliyor, nasıl da yücelik kulelerinden bakıp ana muhalefeti ve başkanını tahtakuruları gibi görüyor? “İadeiziyaret” görgü kuralları icabıdır, kimsenin başına kakılmaz! “Aman aman Reis Bey Hazretleri Başyüce bizi ziyarete geldi” diye çiftetelli oynayıp göbek mi atacaklardı?

“CHP gerilim siyasetini bıraksın istiyoruz. Bundan da demokrasimiz kazançlı çıksın. Cumhur İttifakı’na yönelik hadsizlikleri kabulleneceğiz manasına gelmez. Edepli olmamız edepsizliklere göz yumacağımız anlamına asla gelmez. Yumuşak başlıyız ama kimse unutmasın boynu çekilecek uysal koyun da değiliz. Suç ortağı arayanlar bize çamur atmadan önce kent uzlaşısında kimlerle yol yürüdüklerini sorgulasınlar. Biz ülkeye hayrı olmayan münakaşalara girmemeye özen gösteriyoruz. Muhalefetten de normalleşmelerini bekliyoruz. Muhalefetten gelecek eleştirilere açığız ama yakışıksız ifadeleri de sineye çekmeyiz. Cevabımızı misli ile vereceğiz. Kimseyi başarı hikâyemize ortak etmeyiz.”

Öyle bir konuşma üslubu ki sabırtaşını bile çatlatır! Kimseyi başarı öykülerine ortak etmezlermiş... Gel de gülme... Kim sizin iflasınıza ortak olur ki?

Yazarın Son Yazıları

Hikmetinden sual olunmaz

“Hikmetinden sual olunmaz” bir olayın ya da durumun mantığının veya ardındaki gizli sebebin sorgulanamayacağını, tartışılamayacağını ve mutlaka daha yüksek bir amaç veya plan barındırdığını ifade etmek için kullanılan kalıplaşmış bir sözdür.

Devamını Oku
09.06.2026
Hikmet-i hükümet

Siyaset ve yazılı-sözlü basın dünyasının zırcahil tayfası “devlet aklı” dedikleri hörgüçsüz deveyi bir kez daha gündeme getirdi.

Devamını Oku
07.06.2026
Bir aynanın önünde tek başıma ¹

Sofya’dan Atina’ya gelmiştim (gitmiştim).

Devamını Oku
05.06.2026
Atatürk ve Kılıçdaroğlu

Bir yanda Mustafa Kemal Atatürk, yanında da CHP’nin işgalci genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu!...

Devamını Oku
02.06.2026
Zırtullahi kirmani olarak

Zırtullahi kirmani, Türk argosunda ve halk dilinde “ne idüğü belirsiz”, “ciddiye alınmayacak kadar bön (ahmak)” ya da “hiçbir vasfı olmadığı halde önemli bir kişiymiş gibi davranan/görünen kimse” anlamına gelen mizahi bir tabirdir.

Devamını Oku
31.05.2026
Kakomira

Şimdi derler mi bilemem ama 1950’lerin Mersinlileri sevmedikleri, zıt gittikleri insanlara “kokomira” derlerdi.

Devamını Oku
29.05.2026
Ben Mersin’e gittiğim zaman

Dönersem Mersin’e kışın giderim/ yanımda kitaplar sevdiğim ozanlardan.

Devamını Oku
26.05.2026
Kılıçdaroğlu AKP yolunda

Terziliğin meslek sözlüğünde “haute couture” diye bir deyim vardır.

Devamını Oku
24.05.2026
Olmak zorunda olmak

Yani bir şey olmak zorunda olmak.

Devamını Oku
22.05.2026
Bodrum Vergi Dairesi’ne dilekçe

Yazıya başlamadan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve ayrım yapmadan bütün vatandaşlarının 19 Mayıs Bayramı’nı kutlarım.

Devamını Oku
19.05.2026
Eğitim ve öğretimde laiklik

Değerli okur!

Devamını Oku
17.05.2026
Birinin hezeyanlarına dair

Bugün Hürriyet gazetesi yazarı Fuat Bol’un 5 Şubat 2026 tarihli ve “Laiklik Hezeyanları” adlı yazısını otopsi masasına yatıracağız.

Devamını Oku
15.05.2026
Mutlak butlan davası¹

Butlan, en genel tanımıyla hukukta bir işlemin (sözleşme, evlilik vb.) kuruluşundaki temel eksiklikler nedeniyle baştan itibaren geçersiz ve hükümsüz sayılması demektir.

Devamını Oku
12.05.2026
Zibidi tayfası

Özdemir İnce meftunu Yeni Akit gazetesi 20 Nisan 2026 tarihli sayısında, 19 Nisan 2026 günü yayımlanan “Müslümanlar neden çağa uyumsuz?” başlıklı yazımı hükümsüz kılmak amacıyla yayımladıkları “Laikperest İnce yine Müslümanları hedef aldı” başlıklı yazısıyla gene bana aşk ilan ediyor.

Devamını Oku
10.05.2026
Onur sorunu olan bir maç

Gazetelerin spor yazarları lütfen beni bağışlasınlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Erdoğan’ın Çiftçi’yi görevden alması gerekir amma...

1970 yılında Konya’nın Çumra ilçesinde doğdu.

Devamını Oku
05.05.2026
1 Mayıs korkusu

1 Mayıs, 1886 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Chicago eyaletindeki işçilerin günde 12 saat, haftada altı gün olan iş programının günde sekiz saate indirilmesi için greve gitmesiyle ortaya çıktı.

Devamını Oku
03.05.2026
Vicdan

“Vicdan” sadece bir zamanlar Ankara’daki Tabarin Bar’da konsomatrist olarak çalışan mesleksiz kızımızın adı değildir...

Devamını Oku
01.05.2026
Anadilde öğretim maval

Maval, Türkçede yalan, uydurma, asılsız ve inandırıcı olmayan söz anlamlarına gelen argo bir kelimedir.

Devamını Oku
28.04.2026
Popülizm nedir? (3)

Daha önce bu konuda iki yazı okudunuz.

Devamını Oku
26.04.2026
Popülizm nedir? (2)

Temsili sistem içindeki huzursuzluk: Sağ ve sol kanat popülizminin farklı biçimleri olsa da ortak noktaları “gerçek” halkı temsil etme fikridir.

Devamını Oku
24.04.2026
Popülizm nedir?

Popülizm öylesine bir kavramdır ki bir Katolik rahibe ile bir sokak yosmasını aynı anda temsil eder.

Devamını Oku
21.04.2026
Müslümanlar neden çağa uyumsuz? (1)

2000 yılı öncesinde Telos Yayıncılık’ı yönetirken “Müslümanlar neden çağa uyumsuz” sorusuna bir yanıt arayanlara yardımcı olmak için Amin Maalouf’un “Arapların Gözünden Haçlı Seferleri” adlı tarih incelemesini Mehmet Ali Kılıçbay’a çevirtip 1997 yılında yayımlamıştım.

Devamını Oku
19.04.2026
Çeviri ve öksüz çevirmen

Çeviri yaptım ama “çevirmen” sıfatını kesinlikle kabul edemem.

Devamını Oku
17.04.2026
Geçmiş, şimdi, gelecek

Heidegger için başlangıç noktası (Ursprung), geçmişte kalmış bir şey veya kronolojik bir başlangıç değil, sürekli olarak gelişen ve bize gerçekleştirilecek bir olasılık olarak kendini sunan yaratıcı bir güçtür.

Devamını Oku
14.04.2026
Laikçi

Kimileri “kayıkçı” der gibi, “laikçi” diye tanımlayarak aklı sıra beni sarakaya almakta.

Devamını Oku
12.04.2026
Ne mutlu Türküm diyene!

Vikipedi’de okudum: “Rum asıllı Türk şarkıcı Fedon, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nde şehit düşen dedesi Kleanti Kalyoncu’yu anarken ‘Vatan sağ olsun, ne mutlu Türküm diyene’ ifadelerini kullanmıştır.

Devamını Oku
10.04.2026
Özrü kabahatinden büyük

Saygı Öztürk’ün 3 Nisan 2026 tarihli ve “Sandığa Gitmeyenler ve Barajı Aşamayanlar Partisi” başlıklı yazısından aktarıyorum...

Devamını Oku
07.04.2026
‘Kavun Acısı’, ‘Elmanın Tarihi’

Değerli okur! Ben önce şair, sonra yazar, daha sonra da gazete yazarıyım.

Devamını Oku
05.04.2026
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
03.04.2026
Devri sabık yaratmak (1)

Önce yazının adındaki üç sözcüğün anlamını yazalım, sonra 1946- 1950 dönemindeki anlamını açalım, daha sonra da günümüze getirip orada irdeleyelim.

Devamını Oku
31.03.2026
Müslümanların büyük sorunu

Müslümanların en büyük sorunu İslamın son din, Hz. Muhammed’in son peygamber, Kuran’ın son kutsal kitap olması inanç ve iddiasından kaynaklanır.

Devamını Oku
29.03.2026
Falakalık herifler!

“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir” sözü, Ziya Paşa’nın meşhur bir beyitidir ki buna edebiyat sanatında metafor denir.

Devamını Oku
27.03.2026
Laiklik nedir?

Laiklik kavramını, konusunu, evrensel ve yerel uygulamasını tekrar ele almak istiyorum.

Devamını Oku
24.03.2026
Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026