Kuğulu'ya sahip çıkmak...

06 Haziran 2013 Perşembe

Çünkü Gezi Parkı’nda yaşananlar bir model. AKP ve yandaşlarının10 yılı aşkın bir süre boyunca Türkiye’ye dayatmaya çalıştıkları baskıcı sistemi bir anda alaşağı eden bir düzen şekilleniyor orada. Barışın, saygının, farklılıklara hoşgörünün, çevreye, insana, emeğe duyarlıllığın ilke olduğu, üstelik kapitalist sistemin inadına paylaşımcı bir model.

AKP iktidarının bugüne kadar yaşama geçirdiği ne varsa topuna karşı çıkan bir model. Bu yüzden Gezi Parkı ile sınırlamak zorundalar. Bunun önce Ankara, ardından Anadolu’da yayılması onlar için herşeyin sonu olur. Bu yüzden gençlerin Kuğulu Park’ı Gezi Parkı’na dönüştürmesini engellemeye çalışıyorlar. Bu yüzden Dersim’de Rize’de zaten sayıları bir avuç olan eylemcileri sindirmek istiyorlar. Öncelikle bunu görmemiz gerek. Gezi Parkı’nda şenlik havası var günlerdir. Sadece gençler değil, her yaş her sınıf ve kültürden insan var orada. Akın akın geliyorlar. Görmeye, oradaki havayı solumaya..

Ancak dikkat. Çok dikkat. İstanbul dışındaki polis şiddeti, başka illerdeki eylemcilere saldırılar Gezi’ye yansımamaya başladı. Bunun birkaç sebebi var. Biri o alanda hala internet erişiminin çok sınırlı olması; bir diğeri özür dileyen medyanın ağırlıklı olarak Gezi
şenliğini yansıtması ve yine o bezdirici tartışmalarla kafa karıştırmaya başlaması; bir üçüncüsü de  zaten çok da fazla politize olmayan gençliğin oradaki “kazanılmış zafer havasına ve rehavetine” kendini kaptırmaya başlaması..



Ne yapmalı?

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Taksim Dayanışması’nın sözcülerini dinlemesi, oyalama ve zaman kazanma çabasından başka bir şey değil. Tabii diledikleri özür de. Gerçek olsaydı dün polis şiddeti olmazdı. İnsanlar diledikleri gibi ifade özgürlüklerini
kullanırlar, Kuğulu Park’a girebilirlerdi. Bu engellendi. Başta da dediğim gibi Gezi Modeli’nin Anadolu’ya taşınması onların sonu olur. Ankara’ya destek vermeliyiz. Oradaki şiddeti durdurmalıyız. Her şiddet girişiminde yine Türkiye ayağa kalkmalı. Bunun için hepimize çok iş düşüyor. Özellikle de milletvekillerine. Dokunulmazlıklarını orada kullanmanın zamanı. Uzun süredir derin uykuda olan Türkiye uyandı. Geleceğe ilişkin umutlar ilk kez şahlandı. Üstelik bunu gençlerimiz başlattı. Bu uyanışın kısa sürmemesi sadece bizim elimizde. Bunu asla unutmayalım...


Yazarın Son Yazıları