Öztin Akgüç

Enflasyon Hedeflemesinin Geçerliliği

10 Mayıs 2013 Cuma

Moda sözcüğünü kullanmak ne kadar yerinde emin değilim ama, ekonomi kuramında ve uygulamalarında da zaman zaman gelip geçici yaklaşımların, eğilimlerin egemen olduğunu gözlüyoruz.
1980 sonrası kapitalist düzende genel eğilim ekonomide neoklasik kuram ve uygulamalarıdır. Washington Mutabakatı’ndan sonra bu kuram ve uygulamalar Batılı emperyal güçlerin etkili olduğu ülkelere de bir şekilde aşılanmış, zorlanmış, empoze edilmiştir.
Bu yaklaşıma göre ekonomide en önemli sorun fiyat istikrarının sağlanmasıdır. Fiyat istikrarının sağlanması halinde, bir zaman aralığı ile gecikme de olsa ekonomi politikasının diğer amaçları olan, hızlı ve sürekli büyüme, yüksek düzeyde istihdam, finansal istikrar ve dış ödemelerde denge de sağlanır. Neoklasik kuram ve uygulamaları şöyle özetlenebilir.
* Ekonomi politikasının etkili aracı, para politikasıdır. Para politikasının, ekonomiye aktarım aracı, kısa vadeli faiz oranıdır. Merkez Bankası, zorunlu karşılıklar, iskonto politikası (reeskont faiz oranı), açık piyasa işlemleri, faiz koridoru (borç alma, borç verme, faiz oranları) gibi para politikası araçlarını kullanarak piyasa faiz oranını belirler. Faiz oranında değişim, ekonomik aktörlerin, hane halkının, firmaların, tüketim, tasarruf, yatırım kararlarını etkiler. Faiz oranlarında düşüş, tüketim ve yatırım harcamalarını artırarak ekonomide canlılık, hareketlenme yaratırken; faiz oranlarında yükseliş, tüketim ve yatırım harcamaları üzerinde daraltıcı bir etki yapar. Faiz bir zaman aralığı ile de olsa ekonomilerde dengeyi sağlayan başlıca değişkendir.
* Merkez bankaları, fiyat istikrarına odaklanmalı, merkez bankalarının başlıca işlevi, amacı da fiyat istikrarını sağlamak olmalıdır. Merkez bankalarının, etkin bir şekilde para politikası yürütebilmeleri için, amaç öncelikleri ve araç belirlemede bağımsız olmaları gerekir. Merkez bankaları hükümetin, diğer kamu kurumlarının (Hazine’nin) baskısı altında kalmamalıdır.
* Merkez bankaları amaca ulaşmak için para politikası stratejisi belirlemeli ya da seçmelidir. Neoklasik kuramın önerdiği para politikası stratejisi enflasyon hedeflemesidir. Enflasyon hedeflemesi uygulamasına ilk kez 1990 yılında Yeni Zelanda Merkez Bankası tarafından başlanmış, kısa sürede gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülkenin merkez bankaları tarafından da benimsenmiştir. Ülkemizde de 2001 krizi ertesi örtük biçimde izlenen enflasyon hedeflemesi stratejisi uygulamasına 2006 yılından itibaren açıkça geçilmiştir.
* Enflasyon hedeflemesi, para politikasının uzun süreli temel amacının düşük ve istikrarlı enflasyon olarak belirlendiği, enflasyona ilişkin sayısal hedefin ya da hedef aralıklarının (bandın) dönemsel olarak önceden kamuya açıklandığı, merkez bankasının hedefi gerçekleştirme konusunda taahhüt ve sorumluluğunu (hesap verebilirliğini) içeren bir para politikası stratejisi olarak tanımlanmaktadır. Enflasyon hedeflemesinde başarı ölçüsü hedefi tutturmak olduğundan, açıklamalar dikkatler daha çok enflasyon ve kısa vadeli faiz oranları üzerinde yoğunlaşmaktadır.
2007 yılı sonlarında başlayan ve halen de sürdüğü genellikle kabul edilen kriz, para politikasının etkinliğini, neoklasik kuramın varsayımlarının, önerilerinin test edilmesine, irdelenmesine olanak vermiştir. Krizin getirdiği en önemli sonuç, ekonomik ve finansal istikrar için düşük ve istikrarlı enflasyonun yetersiz kaldığı, ekonominin yalnız kısa süreli piyasa faiz oranının etkilenmesi yolu ile kontrol altına alınamayacağı; ekonomik durgunluğun giderilmesinin, krizin getirdiği enkazın temizlenmesinde para politikasının yeterli olmadığıdır. Enflasyon hedeflemesi stratejisinin üretim artışı, istihdam gibi amaçlara ulaşmada yetersiz veya duyarsız kaldığı, hatta aşırı üretim dalgalanmalarına yol açacak potansiyel bir tehlike oluşturabileceği de yine krizin öğretileri arasındadır. Yalnız fiyat istikrarı ile sorunların çözülemeyeceği, merkez bankalarının statülerine de yansımıştır. Örneğin ABD Merkez Bankası FED, fiyat istikrarı ile birlikte yüksek istihdamı da amaç olarak benimsemiştir. Avrupa Merkez Bankası ECB de ekonomik büyümeyi engellememek üzere fiyat istikrarı sağlamayı amaç olarak belirtmiştir. TCMB’ye ilişkin yasal düzenlemede de
“Banka fiyat istikrarını sağlama amacı ile çelişmemek kaydıyla büyüme ve istihdam politikalarını destekler” hükmü yer almıştır.
Düşük büyüme hızları uzun süreli ekonomik durgunluk, işsizlik düzeyinin yüksekliği, enflasyon hedeflemesinin yeterli amaca uygun bir strateji olup olmadığının en azından tartışılmasını gerekli kılmaktadır. Fiyat istikrarı ile birlikte istihdam ve düzenli büyümeyi de amaçlayan politikaların geliştirilmesine gereksinim duyulmaktadır. Yüksek işsizliğin, düşük büyüme hızının süreğenleştiği bir ekonomide, enflasyon hedefine yaklaşmak, hatta tutturmak bir başarı sayılmamalıdır.

\n

Yazarın Son Yazıları

Enflasyon hedefleme 25 Kasım 2020
Yaygın yanılgılar 18 Kasım 2020
Ekonomi - Kısa notlar 11 Kasım 2020
Bağımsızlık 4 Kasım 2020
Yapışkanlık 28 Ekim 2020
Arayış 21 Ekim 2020
Peçenin ardını görmek 19 Ağustos 2020