Yerel seçimler yaklaşırken sosyal demokrat belediyelerden beklentileri anahatları ile yinelemeye çalışacağım.
• Doğanın, çevrenin, tarihi dokunun korunması, bozulan yapının olabildiğince diriltilmesi.
Ülkemizde, gösteriş yatırımları, yandaş çıkarı kollama, rant yaratma, oy avcılığı yapma gibi güdülerle, çarpık kentleşme ile doğa, çevre kirletiliyor, kentlerin tarihi dokusu bozuluyor, özellikleri yitiriliyor, kimlikleri kayboluyor.
Ne yazık ki tüm bunlar muhafazakârlık yaftası altında yapılıyor. Muhafazakârlık, var olan özeli, değeri korumaktır. Sosyal demokrat belediyeler, sözde muhafazakârların yok edemedikleri değerleri koruma altına almalı, bozulan çevreyi olabildiğince geri kazanmalı, ihya etmelidir.
• Projelerde, hizmetlerde toplumsal yararın gözetilmesi, gösterişten, savurganlıktan kaçınılması.
Övünme, gösteriş, kişisel prestij, oy derleme gibi güdülerle kamu kaynaklarını savurganca kullanan merkezi yönetime karşı, kaynakları toplumsal yararı ençoklayacak şekilde kullanan yerel yönetimler oluşturulmalı, var olan kaynaklar topluma en fazla değer yaratacak şekilde kullanılmalıdır.
• Yoksulların, engellilerin, yaşlıların, güçsüzlerin korunması.
Sosyal demokraside temel güdü insana değer verme, sorunların çözümüne insancıl yaklaşımdır.
Yaşlılar için bakımevleri, şiddete uğramış, şiddet tehdidi altında olan kadınlarımıza sığınma, barınma olanakları sağlama, çocuklara yeni oyun sahaları, eğitim olanakları, kreşler, bakım yuvaları açma, yoksullara yiyecek yardımları, engellilere faaliyet alanları yaratma, onları sanatsal ve üretim faaliyetlerinde destekleme, sosyal demokrat belediyeciliğin gereğidir. Tüm destekler, insan onuru kırılmadan, bir lütuf, inayet olarak değil, bir vecibe olarak sağlanmalıdır.
• Çevre temizliğine, sağlığın korunması, hijyene önem verilmesi.
Kentlerimiz yeterince temiz, bakımlı değil, zaman zaman çöp yığınları oluşuyor, umumi tuvaletler yeterli ve hijyenik değil, yoksullar için yunaklar, sağlık ocakları sağlanmalı, sosyal belediyecilikte hijyen sorunları yaşanmamalıdır.
• Kültürel, sanatsal etkinliklerin desteklenmesi, canlandırılması.
İnsani gelişmişlikte yalnız fiziksel ihtiyaçların karşılanması değil, bilgi genişliği, düşünce zenginliği, zevk inceliği, sanatsal faaliyetlere katılım belki de daha önemlidir. Halkımızın ortaçağ karanlığına itildiği bir dönemde, kültür merkezlerinin, oditoryumların, kütüphanelerin, tiyatroların artışı kentlerimizin zenginliği olacaktır. Bu amaç doğrultusunda STK’lerle işbirliği yapılabilir, halkevleri ihya edilebilir.
• Öğrenci yurtları, atölyeler açılması yoluyla eğitimin, üretimin desteklenmesi.
Gençlerimizin azımsanmayacak bir bölümü maddi olanaksızlıklar nedeniyle cemaatlerin, tarikatların ağına düşerek heder, ziyan olmaktadır. Yurtların açılması, burs sağlanmasıyla gençlerimizin en azından bir bölümü ağa düşmekten kurtarılarak topluma kazandırılır. Kreşlerin yetersizliği veya ücretli oluşu kadınlarımızın ekonomik yaşama etkin bir şekilde katılımını engellemektedir. Kreş, yuva sorunu çözümüyle kadınlarımızın ekonomik yaşama daha fazla katılmaları sağlanır. Atölyeler, el sanatlarının gelişmesine, el yapımı ürünlerin değerlendirilmesine olanak sağlayarak üretim, istihdam, kişisel gelir artışına katkıda bulunur.
• Kararlara, etkinliklere halkın katılımı sağlanarak katılımcı yönetimi geliştirmek.
Yerel olarak halkoyuna başvurulması, açık tartışma ortamı yaratılması, çevre temizliği, parkların bakımı amaçlı gönüllü hizmet birlikleri oluşturulması, toplu bakım ve temizlik etkinlikleri yapılması, katılımcı yönetimin, demokratik ortamın geliştirilmesi açısından da önemlidir.
• Geri dönüşüm, atık değerleme projeleri geliştirme.
Geri dönüşüm, atık değerleme, çevrenin korunmasına, maliyet düşüşüne, üretim artışına, istihdam yaratılmasına önemli katkılar sağlar. Bu amaçlı projeler halkın gönüllü katılımı ile de gerçekleştirilebilir.
• Yörede turizm amaçlı çekim merkezi yaratma.
Yörenin, beldenin, sit alanı, öreni, özel bitki örtüsü, doğal güzellikleri, halkoyunları, mutfağı tanıtılarak çekim merkezi haline getirilmesiyle turizm hareketlendirilir.
• Şeffaflık, hesap verme, alçakgönüllü davranış.
Yapılan, yapılmakta olan işlerin gerçekçi şekilde kamuya açıklanması, beraberinde hesap verebilirliği, dürüstlüğü, israftan kaçınmayı, alçakgönüllü davranışı da getirir.
Sosyal demokrat belediyeler, giderek bozulan, kirlenen çevrede yaşanmaya değer ortamlar yaratabilir.
Sosyal demokrat belediyelerden beklentiler
Yazarın Son Yazıları
Sorunlar, neden/nedenlerine doğru tanı konarak, nedenler ortadan kaldırılarak çözülür.
Teknik bilgim olmadığı için F-35, S-400’ler dahil ülkenin savunması ve dış politikasıyla ilgili sorular düğümleniyor.
Her yeni yıla girerken yılın mutlu, başarılı olması istenir, ümitle girilir.
İlke, bir alanda olayı tanımlayan temel kural, önerme, prensiptir.
Terör, bir iktidarı, bir gücü zorla kabul ettirmek amacıyla sistemli şekilde şiddet kullanma, yıldırma, korkutma, tedhiştir.
Enflasyon, en yalın tanımıyla arztalep dengesizliği nedeniyle fiyatların yükselme sürecidir.
Kuvayı Milliye, Milli Mücadele, bağımsızlık savaşımıyla eşanlı din motifli dış destekli karşı hareket başlamıştır.
Sosyal demorasi, halkın katılımıyla sosyal refahı, gönenci ençoklama; halkın egemenliği, özgürleşmesi amaçlı siyasal düzendir.
Kolonyalizm, sömürgecilik bir devletin kendi sınırları dışındaki ülkeler üzerinde hegemonya, egemenlik kurarak ideolojik, kültürel, siyasal, ekonomik baskılarla siyasal, ekonomik çıkar sağlamasıdır.
Ödemeler dengesinde “net hata noksan” kalemi...
Başlık Halkın Haberi renkli sunucusu Ekrem Açıkel’den esinleme; ama fikir Montaigne “Halk doğru olan çok şeyi bilmemeli; yanlış olan çok şeye inanmalıdır”.
Korku kültürü, bireyin; özgüvenini yitirmesine, söyleneni yapmasına, özgürce seçimini önlemeye, özsaygısından yoksunlaştırmaya, değersizleştirilmesine yöneliktir.
Trump’ın büyükelçi Barrack’a “Erdoğan’a meşruiyet verelim” talimatı, meşruiyet tartışmasına yol açtı.
Bilgilendirmede amaç, kamuoyunu aydınlatma, bilgi eksikliğini, oluşan veya oluşturulmak istenen bilgi kirliliğini gidermektir.
İttifak, tek taraflı irade beyanı ile gerçekleşmez.
Planlı kalkınma
Önerilerde bulunurken geçmişte yaşanan olaylardan, deneyimlerden ders alarak gelecekte olabilecek kötü gelişmelerden kaçınmak, uyarıda bulunmak gerekir.
Planlanan, vaat edilen büyük işlerden, söylemlerdense yapılan ufak işler daha yararlıdır.
Çözüm için soruna doğru tanı koymak, amacı belirlemek, süreci amaç doğrultusunda ilerletmek gerekir.
Ekonomi politikasının ana amaçlarından biri de gelirin yeniden dağılımı, dağılımın eşitlikçi yöne evrilmesidir.
Barışçıl, eşitlikçi, gönenç düzeyi yüksek, doğası, çevresi korunmuş bir kürede yaşamak olanaklı ve hedeflenmiş iken savaşların sürdüğü, yoksulluğun, açlığın yaygınlaştığı, haksızlığın arttığı çevrenin, doğanın sürekli kirletildiği, ortalama yaşam kalitesinin düştüğü bir kürede yaşıyoruz.
Barışçıl, güvenli, insan kaynağı gelişmiş, eşitlikçi, çevre ve doğal kaynakları korunmuş bir dünya hedeflenirken iklim krizine girmiş, çevresi, doğası giderek kirlenen, açlığın, yoksulluğun yaygın olduğu, eşitsizliğin, şiddetin arttığı, kuralsız, düzensiz, güvenli olmayan bir dünyada yaşıyoruz.
Birleşmiş Milletler’e üye ülkeler, 2000 yılında yeni girilen döneme ilişkin sürdürülebilir kalkınma hedeflerini kabul ettiler.
CHP’li olabilmek, CHP etiketi taşımayı değil, etik değerlere, niteliklere sahip olmayı gerektirir.
Ülkede barış, terörsüz Türkiye mottosu ile de bezenmiş bir BOP (GOP) kurgusu sahneleniyor.
Kolonyalizm, sömürgecilik döneminde kolonilerde başat sömürgeci güçlerle işbirliği yapan...
2018 cumhurbaşkanlığı seçiminde, yine parti örgütünün onayı olmadan, Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu tarafından biraz da gayri ciddi şekilde kürsüye çağrılarak resen aday ilan edilmiş; İnce seçimde genel merkez tarafından desteklenmediği yakınmasıyla partiden ayrılmıştır.
Ekonomi politikasının başarısı tartışmalarında başarısızlık kanıtı cari işlem açığı.
ABD’nin BOP (GOP) kapsamında Irak ve Suriye’yi hallettikten sonra güncel olarak İran, ardından da sıranın Türkiye’ye geleceği yorumları yapılıyor.
Ekonomik kalkınma, büyüme konusuna odaklanıldığında ağırlıklı olarak yatırım, sermaye birikimi, finansman, teknoloji gündeme getirilir.
Klasik iktisat öğretisinde faiz etkili araçtır...
Bir ekonominin kalkınma aşamasına geçmeden önce gayri safi yurtiçi ve milli hasılasının (GDP-GNP) artması gerekir.
PKK’nin karalama, itham, yol gösterme, övünme ile dolu bildirgesi veya memorandumu; devletin egemen karakteri, bağımsız üniter, ulusal yapısı, Türkiye devletini uluslararası olarak tanıyan Lozan Antlaşması konularında tartışmalara yol açtı.
TC Merkez Bankası’nın brüt, net rezervi arttı, eksildi bilgisinden çok, merkez bankaları niçin rezerv bulundururlar, rezerv yeterliliğinin ölçütleri nelerdir, rezerv nasıl değerlendirilmeli, kullanılmalıdır sorularının yanıtları bilgilendirmede yararlı olur.
Sözcükler büyülüdür. Etki altına alır, belirli somut bir amaca yönlendirir, umuda kaptırır. “Barış” da büyülü bir sözcüktür.
İktisatta irdelenmeyen, bulgularla da kanıtlanmayan bir inanç, has, dogma da yabancı sermaye yatırımıdır. Yabancı sermaye yatırımı bir “panacea”, her derde deva olarak önerilir. Yabancı sermaye gelecek, üretim, istihdam artacak, enflasyon hız kesecek, döviz, teknoloji, yönetim deneyimi girişi olarak kriz sonlanacak.
Olaylar ve anılar
Faşizan hukuk düzeni
Türkiye’nin temelinin atıldığı gün
Gelir dağılımı ekonomik kalkınma