Öztin Akgüç

Süre Belirsizliği

25 Aralık 2011 Pazar
\n

Bir ülkede organlar görevlerini yapmaz, kişiler gölgelerinden bile korkar, geldikleri orunları ne pahasına olursa olsun korumaya çabalar, kimileri iktidar nimetlerinden yararlanma peşinde koşar, kimileri de haksız işgal ettikleri mevkiler için minnet borçlarını ödemeye kalkışırsa sonuçta ülke tek kişinin kişisel hesaplarının, keyfi yönetiminin egemenliği altına girer. Ne hukuk kuralları, ne yönetim gelenekleri ne de devletin sürekliliği kalır. Türkiye işte ileri demokrasi yaftası altında böyle bir süreçten geçiyor.

\n

Sayın Abdullah Gülün görev süresi konusunda yaratılan belirsizlik, kuralların bir yana itilmesinin ve kararın nihai karar mercii olarak görülen kişinin eğilimine bırakılmasının tipik bir örneğini oluşturuyor. Sayın Gül, Cumhurbaşkanı olarak seçildiğinde görev süresi açıkça belirlenmedi; süre gelecekteki gelişmelere göre müphem bırakıldı. Kişi seçildiğinde sürenin de o zaman belirlenmesi gerekirdi. Sayın Gülün görev süresinin yedi yıl olduğuna ilişkin görüşler, savlar bırakın hukuk kurallarını, mantık sınırlarını dahi zorlayacak nitelikte, düzeyde... Ortaya atılan savları, görüşleri toparlamaya çalışayım. Bu bağlamda savlardan yaygın olanı; Sayın Gülün seçildiği tarihteki anayasal düzenleme, Cumhurbaşkanlığı süresinin yedi yıl olduğu şeklinde idi. O tarihlerdeki geçerli düzenleme uygulanmalı, Gülün görev süresi yedi yıl olmalıdır. Her olaya gerçekleştiği tarihteki yasaları, düzenlemeyi uygulamaya kalkışırsak tam bir karmaşa, kaos oluşur. Her olaya farklı yasaların uygulanması gerekir. Her olaya, olayın gerçekleştiği tarihteki yasa uygulanır şeklindeki bir yorum bırakın kamu hukukunu, özel hukukta bile sorunsuz uygulanamaz. Bir erteleme olmazsa, 01.07.2012 tarihinde yeni 6102 sayılı Ticaret Kanunu yürürlüğe girecek, bu durumda mevcut şirketler, biz 6762 sayılı yasa döneminde kurulduk, bize eski yasanın uygulanması gerekir, yeni yasa yürürlük tarihinden sonra kurulacak şirketler için geçerli olmalı” şeklinde bir itiraz, bir yorum ileri sürebilirler mi? Sürseler böyle bir görüş genel kabul görür mü, uygulanır mı?

\n

***

\n

Diğer bir sav, Sayın Gül yedi yıl için seçildiğine göre, yedi yıl müktesap, kazanılmış haktır. Kamu hukukunda böyle bir kazanılmış hak söz konusu olabilir mi? Olamayacağına son milletvekili genel seçimi örnek oluşturmuştur. 2007 yılı milletvekili seçimi yapılırken dönem süresi anayasada beş yıl olarak belirlenmişti. Buna göre işleyen seçimin 2012 yılında yapılması gerekirdi. Seçim 2011 yılında yapıldı. Hiçbir milletvekili de Ben beş yıl için seçildim, bu benim için kazanılmış haktır, milletvekilliği sürem 2012 yılında biter diye bir itirazda bulunmadı. İleri sürseydi, geçerli olur muydu? Anayasa Mahkemesi tarafından, daha önemlisi Sayın RTE nezdinde kabul görür müydü? Kesinlikle Hayır.

\n

Sayın Güle oy veren milletvekilleri, iradelerini yedi yıl için beyan etmişlerdir. Seçenin iradesine uygun olarak süre yedi yıldırşeklinde bir gerekçe kamu hukukunda geçerli olabilir mi? O takdirde milletvekillerinin görev sürelerini değiştirmek, erken seçim yapmak olanağı ortadan kalkar. Herhangi bir seçmen Ben irademi beş yıl için belirledim, bu süreyi dört yıla indiremezsiniz, benim irademe aykırı olur diye itiraz edebilir mi? Etse bile genel kabul görür mü? Yine 2011 yılında yapılan milletvekili seçimi bunun en iyi yanıtı ve kanıtıdır. Herhangi bir seçmen Ben filanca kişiye beş yıl görev yapsın diye oy verdim, siz süreyi dört yıla indirdiniz, hatta kişiyi liste dışı bırakarak geri kalan görev süresine son verdiniz şeklinde bir itirazda bulundu mu? Bulunsaydı geçerli kabul edilir miydi?

\n

***

\n

Öyle anlaşılıyor ki süre, Sayın RTEnin beklentisine, kendisi için çizdiği yol haritasına göre belirsiz bırakıldı. Sayın RTE, Sayın Gülün görev süresi yedi yıldır, yedi yıl için seçilmiştir yorumunu getirdiğine göre, kişisel yol haritası belirlemiş demektir. Buna göre, Sayın Güle yeniden aday olması yolu kapatılmıştır. Sayın RTE, yeni anayasanın getireceği ileri demokrasi düzeni içinde cumhurbaşkanı seçilecek, iki dönem on yıl başkanlık yapacak, Cumhuriyetin 100üncü yılında Türkiye Cumhuriyetinin başkanı Sayın RTE olacaktır. İşte bu yol haritasına göre Sayın Gülün süresi belirlenecektir...

\n

Sayın RTE süreyi belirledikten sonra, bu sürenin değiştirilmesi, farklı yorum getirilmesi hemen hemen olanaksız gibidir. AKP grubu, medya eğitim kurumları, hatta bürokrasi, Sayın RTEnin yorumunu benimseyecektir. Bu bağlamda herhalde son kararın Anayasa Mahkemesi tarafından verilmesi gerekir. Bu kararda Anayasa Mahkemesi, hukuk anlayışı açısından yeni bir sınav verecektir. Bekleyip, yanılıp yanılmadığımızı göreceğiz.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Yeni yıl beklentileri 30 Aralık 2020
Sözle yönlendirme 23 Aralık 2020
Enflasyon hedefleme 25 Kasım 2020
Yaygın yanılgılar 18 Kasım 2020
Ekonomi - Kısa notlar 11 Kasım 2020
Bağımsızlık 4 Kasım 2020
Yapışkanlık 28 Ekim 2020
Arayış 21 Ekim 2020