Şahin Aybek

MEB çocuklarımıza niye daha erken yaşlarda felsefe öğretmez?

22 Şubat 2021 Pazartesi

MEB ÇOCUKLARIMIZA NEYİ DÜŞÜNECEKLERİNİ ÖĞRETECEĞİ KADAR NASIL DÜŞÜNECEKLERİNİ DE ÖĞRETMELİDİR

Düşünenlerin daha başarılı olduklarını düşündüğümüzde, MEB çocuklarımıza neyi düşüneceklerini öğreteceği kadar nasıl düşüneceklerini de öğretmelidir. Eğitim tartışmalarının bu kadar alevlendiği bir dönemde ne öğretileceği; yani öğretim programı kadar önemli olan bir konu da öğrencilerimizin nasıl düşüneceğidir. Bu noktada konu felsefeye verilen öneme geliyor. İyi bir felsefe öğretimi düşünmeyi öğrettiği gibi kişinin bütün hayatını etkilemekte ve doğal olarak öğrencinin diğer derslerdeki başarısını da arttırmaktadır. Bu nedenle, MEB öğrencilerimize özellikle küçük yaşlardan itibaren felsefe öğretilmesine daha fazla önem vermelidir.

FELSEFE ÖĞRENCİYE YAŞAMI KARŞILAMA BİÇİMİ KAZANDIRIR

Felsefe, çocuklarımıza, insana, hayata, doğaya karşı bir üst düşünme becerisi kazandıracağı gibi; onlara yaşamı karşılama biçimi de kazandırır. Örneğin; felsefi metinleri iyi okuyabilen birinin matematik becerileri gelişeceği gibi, okuma yazma becerisi de artacaktır. Bunun için okullarımızda daha fazla felsefe öğretilmeli, yaygınlaştırılmalı ve felsefenin korkulacak bir şey olmadığı fikri iyice oturtulmalıdır. Çocuklarımızın düşünmesini sağlarsak, eğitimimizi de daha başarılı kılabiliriz. Oyunlar, resimli kitaplar, romanlar ve sanat eserleri üzerinden küçük yaşlardan itibaren çocuklarımız felsefe ile tanıştırılmalıdır. Çocuklarımıza “soru sorma” özelliği kazandırılarak sorgulama, eleştirme yetenekleri geliştirilmelidir.

ÖĞRENCİLERİMİZE FELSEFE ÖĞRETMENİN PEK ÇOK YARARI VARDIR

Felsefe öğrenen öğrenci olaylara sistemli, tutarlı, programlı, eleştirel bakabilecek; dünyayı farklı açılardan değerlendirebilecektir. Örneğin; felsefede öğrenilen tartışma, sebep sonuç ilişkisi kurma ve mantık yürütme öğrencinin diğer derslerde de kullanarak başarılı olmasını sağlayacaktır. Bunun için; felsefi kavramlar okullarımızda erken yaşlardan itibaren bir örnek olay, öykü ve metinden hareketle çocuklarımıza öğretilmelidir. Çocuklarımızın ilgisi böylelikle felsefeye ve filozoflara yöneltilebilir. Aslında bu yönüyle işimiz çok da zor değildir. Çocuklarımız zaten erken yaşlardan itibaren felsefi sorular sorarlar. Yeter ki onları köreltmeyelim ve bu becerilerini geliştirelim.

FELSEFE YOLUYLA ÇAĞIN İKİ BÜYÜK GÜCÜNÜ, ELEŞTİREL VE YARATICI DÜŞÜNMEYİ ÇOCUKLARIMIZA KAZANDIRABİLİRİZ

MEB, çocuklarımıza daha etkili ve yaygın bir felsefe eğitimi vererek, onlara çağın iki büyük gücü olan; eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini kazandırabilir. Böylelikle, öğrencilerimiz sorgulayacaklar, eleştirecekler, empati kurabilecekler, insani değerlere daha bağlı olacaklar, öğrenmeye açık olacaklar, bilinçleneceklerdir. Yani; çocuklarımızın felsefe eğitimiyle sorgulaması, düşünmesi ve farklı bakış açıları geliştirmeleri mümkün olacaktır.

Bu nedenlerle MEB, felsefeyi okullarımızda yaygınlaştırmalı, böylelikle öğrencilerimize bilişsel, duyuşsal ve sosyal alanlarda katkı koymalıdır. Bu kapsamda, özellikle, okullarda öğretmenlerimiz felsefe hakkında daha fazla bilgilendirilmelidirler. Felsefe, öğretim programları da bütün derslerin içine yayılarak oralarda da öğretilmelidir. MEB, okul öncesinden başlayarak eğitimin bütün kademelerinde çocuklarımıza felsefe öğretmelidir. Bunun için; bütün felsefe öğretmenleri kadrolu olarak acilen MEB bünyesine alınarak istihdam edilmelidir. Üniversitelerde, özellikle, küçük yaşlarda felsefe öğretiminin pedagojik yönüne yönelik yüksek lisans programları açılmalıdır. Örneğin; sınıf öğretmenliği bölümleri çocuklar için felsefe diye bir ders açmalıdırlar. Diğer taraftan; üniversitelerin tüm bölümlerine zorunlu olarak felsefe dersi konmalıdır.

Tüm bunları yapacak olan ve çocuklarımıza çağın iki büyük gücünü; eleştirel ve yaratıcı düşünmeyi kazandıracak olan MEB’dir. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin…


Yazarın Son Yazıları