Tüneldeki Işık!..

28 Mayıs 2013 Salı

Geldiğimiz noktada, bir süredir şehit cenazeleri kalkmıyor, kimse ölmüyor.

\n

Bu, iyidir...
Herkes barış istiyor,
“insanlar ölmesin” diyor.
Savaş yanlısı kimse yok, olamaz.
Peki gelecek, neler getirecek?
AKP’nin
sahaya sürdüğü akil adamlar dahil, kimsenin özünü ve ayrıntısını bilmediği süreç, nereye evrilecek?
Pazarlık konuları ne?
Sürece ilişkin irdelenmesi gereken birçok ayrıntı ve soru işareti var.
İşin içinde
bit yeniği olmasın sakın!
Türkiye’nin iç dinamikleriyle açıklanamayacak, dışarıdan kurgulu, empeyalizmin güdümünde, coğrafyamızda
yeni kanlı haritalar mı hesaplanıyor?
Acaba Ortadoğu’da daha kanlı gelişmelere yol açacak bir tasarım uğruna, Türkiye içinde sahte ve geçici bir
“barış süreci” mi yaratıldı?
CHP Genel Başkanı
Kemal Kılıçdaroğlu, sürekli Başbakan Erdoğan’a İmralı pazarlıklarının ne olduğunu soruyor, açıklamasını istiyor. Yanıt yok... Kimse bilmiyor.
Acaba anayasa değişikliği, başkanlık sistemi ve Ortadoğu konusunda AKP, BDP’yle uzlaştırıldı mı?
Emperyalizm güdümlü AKP-BDP-PKK süreci sonunda, bir bakıma tasfiye edilen ordu, coğrafyamızda silahlı bir “koçbaşı” gibi mi kullanılacak?
40 bin yurttaşımızın yaşamına mal olan süreç,
ülkemizin bölünmesi ve daha da ayrışmasına, daha çok Mehmet’lerin ölmesine, on binlerce anne ve babanın gözyaşına, coğrafyamızdaki haritaların değiştirilmesine mi yol açacak?
“Süreç” diyen herkesin bu soruları açıklığa kavuşturması gerekiyor.
Öyle ya, küreselleşmecilerin ve yerli işbirlikçilerinin teröristleri
“aktivist”, Öcalan’ı “İmralı” ilan ettikleri, terörle mücadele edenleri ise “içeri tıktıkları” bir tabloyu seyrediyoruz.

\n

***

\n

Şimdi Diyarbakır sokaklarında, üstünde Kürdistan yazılı tişörtler ve formalar satılıyor.
Kaldı ki dün ve bugün söylenen sözler, yapılan değerlendirmeler var.
Şimdilerde
“barış güvercinleri” uçuran, geçen hafta İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 200 kişilik Diyarbakır gezisini yere göğe sığdıramayan Belediye Başkanı Osman Baydemir, Güneydoğulu gazetecilere verdiği yemekte ne demişti, anımsayalım:
“Kuzey Irak’ta özerk bir Kürdistan kuruldu. Başşehri Erbil’dir. Kuzey Suriye’de özerk bir Kürdistan kuruldu. Başşehri Kamışlı’dır. İran’da da özerk bir Kürdistan kurulacak. Başşehri Mahabad olacak. Türkiye’de de bir özerk Kürdistan kurulacak. Diyarbakır’ın ismi değiştirilerek ‘Amed’ yapılacak. Başşehir Amed olacak. Bu 4 başşehir Avrupa Birliği’nde olduğu gibi yanlarına Ermenistan ve Ürdün’ü de alıp, sınırları da kaldırarak ‘ortak para birimine’ geçecek ve ‘Büyük Kürdistan Birliği’ hayat bulacak.”
Bu sözlerinin neresinde şimdi Baydemir ?
Ya BDP Eşbaşkanı
Selahattin Demirtaş’ın, geçen hafta “Lazkiye’yi alalım” haberleriyle ilgili yanlış anlaşıldığını belirtirken, yaptığı açıklamaya ne dersiniz?
Özetleyeyim:
“Türkiye Kürdistan’dan, Kürtlerden korkmamalı. Kürt halkı da Türklerden korkmamalı. Petrolümüzü, gazımızı niye başkası getirsin, satsın kardeşim. Türkiye üzerinden de Lazkiye üzerinden de dünyaya satabiliriz. Böyle düşünüyorum. Suriye’deki, Irak’taki Kürtlere böyle bakabiliriz. Burada Lazkiye işgal edilsin diye bir şey yok...”
Tünelin ucunda ne var?
Bir
ışık mı, bir tren mi?

\n

Yazarın Son Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015
Rüzgârgülleri... 4 Aralık 2015
Karizmanın sınırı!.. 30 Kasım 2015
Adım adım uçuruma!.. 27 Kasım 2015
Korkunç gerçeğe doğru 23 Kasım 2015
Canavarı kim yarattı? 16 Kasım 2015
Sahici olmak... 9 Kasım 2015
Mavi Yeşil Direniş 2 Kasım 2015