Tuncay Mollaveisoğlu

Bağışı tekelleştirmek siyasi rant ve çözüm...

03 Nisan 2020 Cuma

İçişleri Bakanlığı bir genelge ile CHP’li belediyelerin halka yardım için bağış toplamasını engelledi.

Bakan, yaptığı açıklamada; “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatına uydum” dedi.

Yani Saray, “Yardım yapılacaksa onu da ben yaparım” diyor...

Bu tavır toplumun dayanışarak zor durumdaki insanlara destek olmasının önünde büyük engel.

Dileyen istediği yere bağışta bulunabilir. Bu konuda açık yasa var ve hiçbir genelge yasanın üzerinde olamaz.

5018 sayılı kanuna Mali Anayasa deniliyor... Mali Anayasa’ya göre belediye başkanları, Cumhurbaşkanı dahil kimseye sormadan, izin almadan yardım ve bağış toplayabilir.

Ancak yapılacak yardımların “şarta bağlanması” gerekiyor. Yani belediye başkanları “Koronavirüs ile mücadele kapsamında zor durumdaki vatandaşlara yardım hesabı” diyerek, istedikleri bankada hesap açabilir ve para toplayabilir.

Toplanan bu paranın belediye meclis onayının ardından usulüne uygun harcanmasının önünde hiçbir engel yok. Korona ile mücadele kapsamında belediye meclislerinin toplanması üç ay ertelendi. Bu durumda meclis kararı almak için olağanüstü toplantı yapılabilir ya da belediye başkanının öncülüğünde bir komisyon kurulabilir.

Paranın harcanması, olağanüstü toplanan meclisin onayı ya da komisyon kararının ardından gerçekleştirilebilir.

Türkiye topyekûn büyük bir mücadelenin içinde... Var olma mücadelesi... Hem sağlığını korumalı hem de geçimini sürdürmeli... Toplumun büyük kesimi yoksulluk sınırında.

Bağışa, yardıma en çok ihtiyaç duyulan dönem... Hükümetin tek merkezden tüm memlekete koli ve yardım malzemesi göndermesi mümkün değil.

Yerel yönetimler ellerindeki binlerle ifade edilen işgücü ile dağıtımda ve ailelere ulaşmakta ön planda olmalı. Oysa iktidar yardımı da siyasi bir kazanca dönüştürmek için yerel yönetimlerin önünü kesiyor!

Akıl alır gibi değil... İnsanlar, can derdine düşmüşken yapılacak yardımların kimden geldiği ile ilgilenmez. AKP’nin bu sıkıntılı günlerde ilkel siyasi hesaplar yapması kısa sürede halk tarafından anlaşılacaktır.

AKP, sağlığımızı ilgilendiren, doğrudan en temel ihtiyaçlarımızla ilgili meselede bile belediyelere yönelik engellemelerine devam ederse, toplum bu sürecin sonunda “Kral çıplak” diye haykıracaktır.

CHP’nin yapması gereken...

Yasa açık olduğuna göre CHP kurumsal bir bütünlük içinde yani tüm belediyeleri organize ederek tek yöntemle bağış kampanyasını yeniden başlatmalıdır.

Vatandaşlar da para gönderirken açıklama bölümüne “zor durumdaki vatandaşlara yardım” diye yazarak havale yapmalıdır.

Bankaların hesapları, yasaya rağmen bloke etmesi suçtur!

BDDK’nin bu hukuksuzluğa da müdahale etmesi gerekir.

CHP tüm belediyeleri ile 5018 sayılı kanuna göre bağış toplar ve gereğini yaparsa bu süreçte bir tek Sayıştay’a hesap verir. Sayıştay ise toplanan şartlı bağışın yerinde kullanılıp kullanılmadığına kuruşuna kadar bakar...

Yetimin hakkı korunmuşsa Sayıştay buradan bir suç çıkaramaz!

Mesele bu kadar basit aslında. CHP bir an önce belediyeleri ile tek vücut olup bağış toplayarak kendisinden yardım bekleyen yurttaşlara ulaşmalıdır. Şu ana kadar kısıtlı imkânları ile korona ile mücadelede önemli hizmetler veren belediyelerin karnesi artılarla doluyor.

Hükümetin destek olmak ve işbirliği yapmak yerine siyasi ilkellikle bağış sürecini baltalamaya çalışırsa kendi bildiği dalı kesecektir.

Cumhurbaşkanlığı da genel yardım toplayamaz

Prof. Dr. Duran Bülbül... Maliye ve iktisat alanlarında çok sayıda bürokrat, siyasetçi ve yönetici yetiştirmiş çok değerli bir isim...

Bu kördüğümü çözmek isteyenler sayın Bülbül’ü arayıp sorabilirler.

Ben sordum; “Belediyelerin bağış toplaması için hiç bir makamdan izin almaya ihtiyaçları yok” diyor ve şu çok önemli tespitte bulunuyor; “Cumhurbaşkanı dahil kimse genel yardım adı altında bağış toplayamaz... CHP’li belediyelerin şartlı bağış yardımı kanuna uygundur ancak kanuna uygun olmayan bizzat Cumhurbaşkanlığı’nın başlattığı kampanyadır. 5018 sayılı yasanın 40. maddesine göre Cumhurbaşkanı şu anda yapıldığı gibi genel yardım adı altında bağış toplayamaz. Cumhurbaşkanlığı, Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı aracı kılsa bile bu yardımları şarta bağlamak zorundadır”

Başka söze gerek var mı?...



Yazarın Son Yazıları

Eyy Hollanda! 15 Nisan 2020
Laf çok icraat yok! 8 Nisan 2020
Köyde virüs var... 18 Mart 2020