Sermayeci düzen her şeyin değerini getirdiği kazançla ölçer. Hikâyede varlıklı kocanın takı yüklü karısı ağzından “Evimiz, yatımız, arabamız... bu da metresimiz” yakıştırması bütünüyle yersiz değil. Nâzım’ın “Kafatası” oyununda veremli kızı için aşı geliştiren profesöre “Önce ineklerimize bak” diyen kapitalizm maddi ve manevi tüm değerleri “mal” yapıp pazara çıkardığından, onun kafatasını da morgda satar. Her “mal” para kazandırdığı ölçüde değerliyse, en değerlisi genelde silahlar, özellikle gelişmiş savaş uçakları ve zırhlılardır. Onlar dibi boyladıkça, silah üreticilerinin hesapları kabarır. “Tabanca, tüfek özgürlüğü” oyunun iyi bilinen parçasıdır. Emperyalizm ile kapitalizmin bize farklı kılıkta yansıyan yeni perdesi de bu “silah açılımı”.
Başkanlık düzenini ithal ettiğimiz bağlaşığımız ABD’den her birimize beşer silah edinme “özgürlüğünü” neden kopya etmeyelim? Silah üreticileri yalnız satışlardan değil, bu kazançları hızlandıran savaşlardan da yanadır. ABD tekelleri geçmişte Hitler’in bile silahlanmasına yardımcı olmuştu.
Birkaç ay önce de, 26 Temmuz 2010’da, ABD Yüce Mahkemesi, 9 üyenin 5’e 4 olumlu oyuyla, başkent Vaşington ve çevresinde kişilerin silah taşıma “hakkını” (Amerikan Anayasası’nın 2’nci Değiştirgesi çerçevesinde) “insan hakkı” olarak yorumlayan kararı almıştır. Birçok kısıtlamayı da ortadan kaldıracak olan bu karar Al Capone simgeli Şikago gibi kentlerde de taklit edilir.
Kimileri “iyi günler geldi” diye kıvançlı. Zaten, tam 35 birlikteş devlette dolu silahı açıkça takıp sokakta dolaşmak ve aşevleri gibi toplum yerlerine öyle girmek “özgürlüğü” vardı. Şu anda, Amerika’da, tarihinin herhangi bir döneminden daha fazla silah satılıyor. Silah tekellerinin yükselen kazancı bir yana, kötüleşen ekonomi için yeni bir alışveriş, para akımı ve çalıştırma umudu da var.
Laiklik, devletçilik ve Atatürkçülüğü ayıklama, Apo-Feto ittifakının resmileşmesi, Ermenilerle Yunanlılara ödünler, Ergenekon davaları, yargıyı yönetimin dümenine bağlama, yeni anayasaya federasyon aşısı, güneydoğuda Kürt özel ordusu önerisi, birden fazla resmi dil, derken 70 milyonu aşan ülkemizde herkese beş silah edinme yasal hakkı! Türkiye’de de satışlar yasallaşırsa, eski mahkûmlara satılmaması ya da mikroplu hastalık gibi gençlerden çocuklara bulaşmaması için konabilecek sınırlar iç ve dış baskılarla yavaş yavaş kalkar. Kimileri “denetim var” dese de, yalnız yasa yetmez; uygulama etkili olmalı. Yalnız düğünlerde milletvekili gibi ruhsatlılar değil, önüne gelen köşe bucakta tetiğe basar. Silah sınırlardan kaçak olarak da girer, sokak vuruşmalarıyla intiharlar bile artar.
Mareşal Foch’un 1914’teki şu sözü emperyalizmle kol kola olan tekelci sermayenin ağzından bugün de söylenebilir: “Durum çok iyi. Her yönden saldırıya geçelim!”
Türkkaya Ataöv
Son Köşe Yazıları
Türkiye Pazarında Silah 'Açılımı'!
Yazarın Son Yazıları
2013’ten Sonrası
2013’ten Sonrası
Devamını Oku
23.12.2013
Küba’ya Ambargo İnsanlık Dışı
Küba’ya Ambargo İnsanlık Dışı
Devamını Oku
20.11.2013
Suriye Kürtleri
Suriye Kürtleri
Devamını Oku
09.10.2013
Uzun Lafın Kısası... (19.06.2013)
Devamını Oku
19.06.2013
'Kemalizmden Kurtulmak' mı?
Devamını Oku
27.02.2013
Vietnam Savaşı'nın Gerçek Yüzü
Devamını Oku
18.02.2013
Suriye'de Korkulanlar
Devamını Oku
07.10.2012
Yunanistan İçin Çözüm 'Sol'da!
Devamını Oku
09.09.2012
Hillary Clinton'ın Bilinmeyenleri
Devamını Oku
15.08.2012
Türkiye Pazarında Silah 'Açılımı'!
Devamını Oku
09.01.2011
İran: Sonunda Ne Olur?
Devamını Oku
28.06.2010
Baykal'a gizdüzen ve amacı
Devamını Oku
23.05.2010
Ermeni Sorununda Emperyalizmin Suçu
Devamını Oku
25.04.2010
Ermenistan Sınırını Açma Koşulları
Devamını Oku
03.05.2009
Filistin'de Çözüm
Devamını Oku
18.01.2009
Özrü Kabahatinden Büyük!
Devamını Oku
19.12.2008
Tarih ve Ruhbilim Uzmanlık İşidir!
Devamını Oku
27.11.2008