Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

06.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir. İşte bu ifade jeopolitik kavramının özüdür. Uluslararası siyasi durumu ve sorunları, askeri durumlarda olduğu gibi, iç cephenin durumunu ve mevcut gücü de dikkate alarak harita üzerinde mütalaa etmek, devlet adamlarının en ciddi görevidir.

Jeopolitik, bir bakıma, harita üzerine aktarılmış coğrafya denen mekân üzerinde uluslararası gelişmeleri ve meseleleri mütalaa etmek, bu gelişmelerin ortaya çıkardığı fırsatları ve tehlikeleri dikkate alarak coğrafyayı güce dönüştüren vizyonu geliştirmek anlamına gelmektedir. Jeopolitik vizyon, coğrafya üzerinde devletin ana ve tali açılım eksenlerini belirler ve coğrafyanın sağladığı olanakları kullanarak ülkenin güvenliğinin pekişmesini, refahının gelişmesini amaçlar.

JEOPOLİTİK HAYALLER FRENLENMELİ

Vizyon bir tür hayaldir. Hayal etmek faydalıdır. Çünkü insanın var ettiği her şey önce hayal edilmiştir. Strateji bilmeyen aşırı hayalci jeopolitikçiler ise tehlikelidir. Bu nedenle de jeopolitik vizyonun stratejinin ilkeleri ve iç cephenin durumu ile frenlenmesi, önyargılardan arındırılması gerekir.

Çünkü strateji hesap işidir. Strateji, jeopolitik vizyonu, hedef-güç dengesi kurarak rasyonelleştirmelidir. Jeostrateji, jeopolitik vizyonun stratejiye dönüştürülmüş halidir. Jeostrateji, satranç oyunundaki gibi, coğrafya üzerindeki hamleleri ve karşı hamleleri planlar. Jeostrateji, devletin kutup yıldızı gibidir. Jeostratejisi olmayan devletler ise pusulasız gemi gibi, her fırtınada bir başka yöne savrulabilir.

RASYONEL OLMAYAN HAYAL TEHLİKELİDİR

Tarih, strateji bilmeyen aşırı hayalci jeopolitikçilerin neden olduğu felaketleri anlatır. Hitler’in akıl hocası Karl Haushofer, devletlerin de insanlar gibi büyüdükçe genişlemesi ve “Yaşam Alanını” (Lebensraum) gerçekleştirmesi gerektiğine inanmıştır. Hitler’i bu tezine ikna eden Haushofer, II. Dünya Savaşı’nda Almanya’nın gücü ile dengeli olmayan geniş coğrafi hedeflere yönelmesine; yalnızca kendi ülkesinin değil, Avrupa’nın da felaketine neden olmuştur. (Haushoffer’in yaşamına son verdiği ve “Unutulmak istiyorum, unutulmak..” yazılı bir not bıraktığı rivayet edilir). Yakın tarihte bu duruma Zbigniew Brzezinski’nin jeopolitik vizyonu örnektir. Stratejik dengelerden yoksun düşünceleri ile Brzezinski, ABD yönetimine Avrasya kıtasının bütününün kontrolünü amaç olarak önermiş ancak ABD, bu amaca ulaşamadığı gibi küresel üstünlüğünü de tehlikeye sokmuştur.

Bu gerçek Türkiye gibi orta büyüklükteki ülkeler için de geçerlidir. Türkiye gibi orta büyüklükteki güçler de siyasi meseleleri harita üzerinde mütalaa ederken ve jeopolitik etki alanını tanımlarken iç cephenin durumunu ve mevcut gücünü dikkate almak zorundadır.

Soğuk Savaş döneminde Türkiye, Atlantik bloku içinde, Sovyetler Birliği’nin ve komünizmin yayılmasını önlemek amacı ile Kenar Kuşak üzerinde Avrupa’nın güneydoğu kanadını savunmaktan sorumlu idi. O dönemde Türkiye jeopolitik kimliği ile Avrupalı idi.

Sovyetler Birliği’nin dağılması ile çok şey değişti. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Atlantik yapısı Türkiye’ye yeni bir rol biçti ve Türkiye’nin kimliğini Ortadoğu ülkesi olarak değiştirdi.

TÜRKİYE HİBRİT SAVAŞIN HEDEFİ

Türkiye’yi yönetenler, ülkenin ılımlı İslam kimliği ile ABD’nin geniş Ortadoğu bölgesini yeniden şekillendirme girişiminde model olmayı kabullendi; artık asli eksen güney, Ortadoğu ekseni idi.

Türkiye’yi yönetenler bu süreçte, yeni Osmanlıcılığı ve İhvancılığı yeni kimliğine eklemledi; güç dengelerini, potansiyel karşı hamleleri, iç cephedeki istismar edilebilecek hassasiyetleri hesaplamadan Ortadoğu’da düzen kurmaya çalıştı. Zaman içinde, bölgede düzen kurmak isteyen iki bölgesel güç Türkiye ve İsrail karşı karşıya geldi ve bu süreç Türkiye’yi Ortadoğu’daki kaos içinde hibrit savaşın hedefi yaptı.

ABD yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde Ortadoğu’nun önceliğini düşürse de İsrail, İran, petrol ve dar boğazlar bu coğrafyada oldukça, bölge ABD’nin etki alanı içinde kalmaya devam edecektir. Unutulmamalıdır ki ABD, iki ülke arasındaki gerginlikte, her zaman tercihini İsrail’den yana kullanacaktır.

‘ASLOLAN İÇ CEPHEDİR’

Atatürk, savaştan sonra antlaşmalarla Balkanlar’da ve Ortadoğu’da barış kuşakları oluşturmuş; Ortadoğu’daki ülkelerin içişlerine karışmamayı, ülkeler arasındaki meselelerde ise taraf olmamayı da öğütlemişti. AKP yönetimi sürecinde de keşke öyle yapılabilseydi.

Şimdi Ortadoğu’daki durumu harita üzerinde yeniden mütalaa etmek ve mevcut durumun hangi tehditleri ürettiğini yeniden değerlendirmek ve rasyonel karşı önlemler geliştirmek zamanıdır.

Türkiye’nin iç cephesi sorunludur, istismara açıktır; kolayca hibrit savaşın hedefi olabilmektedir. Bu nedenle de Türkiye’nin jeopolitik önceliği iç cepheyi güçlendirmek, hibrit tehditleri bertaraf etmek olmalıdır. Türkiye’nin ikinci önceliği ise gayretini Ankara-Bakû-Taşkent eksenine aktarmakla ilgilidir. Bu hat, Çin’i Avrupa’ya, Ortadoğu’ya, Afrika’ya bağlayan en önemli yol, Orta Koridor üzerindedir. Orta Koridor, ABD-Çin küresel güç mücadelesinin yeni ve önemli alanıdır ve ABD bu koridoru kontrol etmek istemektedir. Türkiye’nin refahı, Orta Koridor üzerindeki konumunu, doğru kullanmakla doğrudan ilgilidir.

Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen

İlgili Konular: #savaş

Yazarın Son Yazıları

Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Programda işçinin adı yok - Engin Ünsal

CHP 39. Olağan Kurultayı’nda tüzük değişikliği yaptı ve iktidar programını kabul etti.

Devamını Oku
17.12.2025
Yargı öyküleri - Ziya Yergök

Yıllar önce, 5 Ocak 1982’de Çetin Altan’ın Milliyet gazetesindeki “Şeytanın gör dediği” adlı köşesinde “Eski (Mahkeme Koridorları) sütununa özlem” başlıklı yazısında yer alan, bir ceza avukatının “Oturum” adlı anı kitabından alıntılanmış ilginç bir yargı öyküsüne değinmek istiyorum.

Devamını Oku
17.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025
Bu çığlığı duyun! - Mustafa Gazalcı

MESEM, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sözde mesleki teknik eğitim merkezleri uygulaması.

Devamını Oku
16.12.2025
ABD’nin esnek realist stratejisi - Nejat Eslen

11 Eylül’ün hemen sonrasında ABD, tek kutuplu dünya düzeninin verdiği cesaretle küresel egemen güç olmanın hayallerini kuruyordu.

Devamını Oku
16.12.2025
Çağdaşlık yolunda bir ömür - Hüseyin Karataş

Çağdaşlık eksikliğine ve dokunulmazlara dokunan sevgili hocam Prof. Dr. Türkan Saylan...

Devamını Oku
13.12.2025
Geleceğin savaş alanı, Türkiye ve Karadeniz - Doğu Silahçıoğlu

“Erken Cumhuriyet dönemi”nde (1923-1938) savunma sanayisindeki gelişmeler Türkiye’yi; başta uçak olmak üzere harp silah araç gereçlerinde dış satım yapan bir ülke konumuna getirmişti.

Devamını Oku
12.12.2025
Gençlik MESEM’den büyüktür - Kaan Eroğuz

AKP iktidarı tarafından 2016 yılında örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınan mesleki eğitim merkezleri (MESEM), çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasında ve “kurumsallaşmasında” kritik bir rol oynuyor

Devamını Oku
12.12.2025
İnsan onuru ve demokrasi - Ayşe Atalay

TDK sözlüğünde “onur” kavramı insanın kendisine karşı duyduğu saygı olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
11.12.2025