BİRİNCİ AŞAMA
Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:
Fukuyama’nın tabiriyle, “tarihin sonunun geldiği”, çünkü savaşların bittiği, Neoliberalizmin egemen olduğu, barış içinde yaşayan, top, tüfek, silah yerine, buzdolabı, çamaşır makinesi, otomobil üreten, gönenci (refahı) sürekli artan bir dünya hayali idi.
Bu bir yanılsamaydı ve ancak 10 yıl sürebildi.
Çünkü, Huntington’un “Uygarlıklar Çatışması” adını verdiği ama aslında Batı Emperyalizminin dünya egemenliği savaşı olan bir mücadele devam ediyordu.
İKİNCİ AŞAMA
2001 yılında ABD’ye karşı yapılan İkiz Kuleler saldırısı Küreselleşme’nin başlamasından on yıl sonra “Terörün Küreselleşmesi” ya da “Küreselleşen Terör” olarak İkinci Aşamayı başlatmıştı.
“Terörün Küreselleşmesi” aslında, şimdi içine girdiğimiz üçüncü aşamanın, “Küreselleşen Sıcak Savaş” veya “Sıcak Savaşın Küreselleşmesi” aşamasının ön hazırlığı niteliğindeydi...
2000’li ve 2010’lu yıllarda Irak’ın ve Libya’nın kanlı olaylar sonunda bölünmeleri ve zaten yanlış olan “Ilımlı İslam” projesinin Mısır’da ve Türkiye’de farklı biçimlerde başarısız kalmaları sonunda terör olayları, yerlerini Kuzey Avrupa’da ve Ortadoğu’da doğrudan “Sıcak Savaşlar”a bıraktı; çünkü Çin’in, Rusya’nın da desteğiyle yükselişi ve ABD’yi zorlaması dünya egemenliği rekabetini iyice kızıştırmıştı.
ÜÇÜNCÜ AŞAMA
Böylece 2022’de, Küreselleşmenin Üçüncü Aşaması, Rusya ile Ukrayna/NATO savaşı biçiminde “Küreselleşen Sıcak Savaş” olarak resmen başladı.
Küreselleşmenin Üçüncü aşaması olan Sıcak Savaş döneminin yoğunluğu, Trump’ın 2024 yılında yeniden ABD Başkanı seçilmesiyle, Kuzeydoğu Avrupa’dan, 2025 yılında, zaten 2011’de savaşın başlatılmış olduğu Suriye ile Ortadoğu’ya ve 2026 yılında Güney Amerika’ya kaydırıldı.
Afganistan’da 2021’de Trump’ın (ilk dönemindeki) onayıyla kurulan Taliban yönetimi, 2022’de Netanyahu-Hamas çatışması olarak başlayan, Gazze’nin yerle bir edilmesi ve Esad’ın devrilmesi ile sonuçlanan savaş ile Maduro olayı, Emperyalist saldırının Asya’daki, Ortadoğu’daki ve Güney Amerika’daki yansımaları olarak görülebilir.
***
Irak, Libya, Afganistan, Suriye, Gazze, Kuzey Avrupa ve Venezüella olayları, İran’daki istikrarsızlıklar ve ABD’nin hem İran’a hem de Kolombiya, Meksika, Danimarka ve Küba’ya yönelik güncel tehditleri...
ÖZELLİKLE DE BÖLGEMİZDEKİ İSTİKRARSIZLIKLARIN “AÇILIM SÜRECİ-TERÖRSÜZ TÜRKİYE-BARIŞ SÜRECİ” ADLARI ALTINDA ÜLKEMİZE İTHAL EDİLMİŞ OLMASI...
Rejim Sorunlarını, İktidar ile Devlet, Toplum ve Vatandaş arasındaki ilişkileri yeniden gündeme getirdi.
Ülkemizi hem iç hem dış tehditlere karşı korumak için gündeme getirilen siyasal ve ideolojik arayışlardan biri, son günlerde “Kemalistler-Sosyalistler” ittifakı olarak gündemin başına oturdu.
Bu ittifak tartışması, Perşembe günkü yazıya!