Maduro ve Rusya’nın Tavrı
Deniz Berktay
Son Köşe Yazıları

Maduro ve Rusya’nın Tavrı

06.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

ABD’NIN sicili, zaten dünyanın pek çok yerinde desteklediği askeri ve sivil darbelerle dolu. Ama son iki gündür vurgulandığı üzere, bir ülkenin cumhurbaşkanının palas pandıras alınıp götürülmesi ikinci kez oluyor. İlki, 1989’da Panama’nın işgal edilip Noriega’nın alınıp götürülmesiydi; Maduro’nun kaçırılması, bu tür ikinci operasyon. Yalnız bu sefer ülkeyi işgale de girişmeden, lideri kaçırıverdiler. ABD’nin dünyada yaptığı kirli işleri birer kahramanlık hikâyesi gibi yansıtan “Görevimiz Tehlike” dizisinde de bir Latin Amerika lideri kaçırılıyordu fakat orada bile lider bir hileyle Amerikan toprağına getiriliyordu. Bu son olayı, Hitler’in Churchill’i İngiltere’den kaçırmaya çalıştığı kurgusal bir öyküyü anlatan “The Eagle Has Landed” (Kartal, Kondu) filmine benzetmek daha doğru olur. (“Görevimiz Tehlike” demişken: 1980’li-90’lı yıllarda bize bu diziye alkış tutmamız aşılanırdı, oysa ki aynı dizinin Türkiye’de gösterilmeyen 4. bölümü (internetten bulabilirsiniz), Türkiye’de geçiyor ve Türkiye’yi kötülüyordu. ABD’nin bize bakışını sansürleyip yine bize ABD’yi alkışlatıyordu, dönemin iktidarı.)

MONROE DOKTRİNİ’NE ATIF YAPTI

Meseleye gelirsek: Trump, olayın ardından yaptığı basın toplantısında, ABD’nin Monroe Doktrini’ne atıfta bulundu. Dönemin ABD Başkanı Monroe’nun 1823’te ilan ettiği bu doktrin, bütün bir Amerika kıtasını, Avrupalı sömürgeciliğe kapatıyor ve ABD sömürgeciliğinin kapısını açıyordu. Monroe, dünyaya, “Latin Amerika’yı kimseye sömürtmeyiz. Sömürülecekse biz sömürürüz” diyordu. Böylelikle yakın dönemlere kadar Latin Amerika, ABD’nin arka bahçesi olarak kaldı. Soğuk Savaş döneminde bile Moskova’nın bu bölgeye fazla yaklaşmadığını hatırlamak gerek.

Venezüella da 1980’lere kadar ABD yörüngesinde bulunduktan sonra bağımsızlık yolunda ilerlemişti. ABD 2001’de, Chavez’in iktidara gelmesinin hemen ardından burada bir darbe düzenletmiş ama bu darbenin ömrü 48 saat olmuştu. Bundan sonra Chavez, Rusya gibi, ABD’nin karşısındaki ülkelerle yakınlaştı. İlişkiler, Maduro döneminde de yoğunlaştı ve 2018’e gelindiğinde, Rusya’yla Venezüella ortak askeri tatbikatlara başladı.

Fakat ne kadar stratejik ortaklıktan bahsedilse de Rusya, dünyanın o tarafına etkin müdahalede bulunabilecek durumda değil. Dahası, Ukrayna savaşında kan kaybettiğinden yakın çevresinde de eskisi kadar etkili olamıyor. Güney Kafkasya’da denetimi kaybederken Venezüella’da etkili olması beklenemez.

’TRUMP’TAN AÇIK ÇEK’

Öte yandan Rusya’da önemli bir kesim bu olaydan yararlanma hevesinde. Trump, Maduro’nun kaçırılmasının ardından, “Batı yarımküredeki ABD egemenliği, bir daha asla tartışmaya açılmayacak” dedi ama “ABD’nin küresel egemenliği bir daha tartışmaya açılmayacak” demedi. Bu da Rusya’da yönetime yakın bazı kesimlerde, “Trump, bize dünyanın bu tarafında yapacaklarımız için açık çek verdi” diye yorumlanıyor. Rusya eski cumhurbaşkanı ve şimdiki Ulusal Güvenlik Kurulu Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev’in ABD’nin Maduro’ya operasyonunun “hukuka aykırı fakat ABD ulusal çıkarlarına uygun bir eylem” olduğunu söylemesi de bu görüşün bir yansıması. Ayrıca Rusya için şimdi önemli olan, Trump gibi Ukrayna’ya ilgisiz bir lideri, İngiltere ve Almanya gibi Rus karşıtı çizgideki devletlerden uzak tutmak. Rusya, bu amacına ulaşır mı bunu öngörmek zor. Ama eski dünya düzeninin sarsıldığı ve Trump’ın büyükelçisinin Türk ulus devletine meydan okuduğu şartlarda bizim Cumhuriyet’e, her zamankinden çok sahip çıkmamız gerek.

İlgili Konular: #Nikolas Maduro

Yazarın Son Yazıları

Maduro ve Rusya’nın Tavrı

Meseleye gelirsek: Trump, olayın ardından yaptığı basın toplantısında, ABD’nin Monroe Doktrini’ne atıfta bulundu. Dönemin ABD Başkanı Monroe’nun 1823’te ilan ettiği bu doktrin, bütün bir Amerika kıtasını, Avrupalı sömürgeciliğe kapatıyor ve ABD sömürgeciliğinin kapısını açıyordu. Monroe, dünyaya, “Latin Amerika’yı kimseye sömürtmeyiz. Sömürülecekse biz sömürürüz” diyordu. Böylelikle yakın dönemlere kadar Latin Amerika, ABD’nin arka bahçesi olarak kaldı. Soğuk Savaş döneminde bile Moskova’nın bu bölgeye fazla yaklaşmadığını hatırlamak gerek.

Devamını Oku
06.01.2026
Yeni yıl barış getirir mi?

2025 yılı, Trump’ın yeniden iktidara gelmesiyle birlikte, Batı dünyasındaki bölünmüşlüğü gözler önüne serdi. Zira, Biden yönetiminin Avrupa’da nüfuzu arttırmaya, Rusya’yı çevrelemeye ve bu eksende Ukrayna’yı ileti karakol olarak kullanmaya çalışma politikasından farklı olarak Trump, “Bu savaş benim savaşın değil” diyor ve savaşı ne pahasına olursa olsun (Rusya’ya tavizler pahasına da olsa) sona erdirmeye çalışıyor.

Devamını Oku
30.12.2025
Batı ve Ukrayna savaşı

Ukrayna’da savaşın dördüncü yılı dolmak üzere ve her ne kadar taraflar savaşta yıpranmış olsa da savaşın yakın zamanda sona erme sinyalleri henüz güçlü değil.

Devamını Oku
23.12.2025
Balkanlar 30 yıl sonra hâlâ kırılgan

Bosna’daysa etnik grupların oranı dengedeydi. O nedenle buradaki savaş çok kanlı oldu. Bosna Müslümanları bizde zannedilenin aksine Türk değil, Osmanlı döneminde Müslümanlığı benimsemiş olan Slavlar idi (TBMM İnsan Hakları Komisyonu, 1992’de Bosna’ya giderken Boşnakları Türk zannettiği için, yanlarına tercüman almamış ve gerçek durumu anca Saraybosna Havalimanı’nda öğrenebilmişti!). Hırvat ve Sırpların arkasında Hırvatistan ve Sırbistan’ın olmasına karşılık Boşnakların yakın bir komşu desteğinden mahrum olması da onları mağdur etti.

Devamını Oku
16.12.2025
İbadete milli marşla başlamak

Bugüne gelirsek papanın İznik ziyaretinin kendisi de baştan aşağı dünya siyasetiyle ilgiliydi (bunu da geçen hafta yazmıştım).

Devamını Oku
09.12.2025
Papa ve Atatürk

PAPA XIV. Leo’nun gündemde epey yer kaplayan Türkiye ziyareti önceki gün sona erdi. Ne var ki gezinin gündemine ve yapılan açıklamalara bakacak olursak bu ziyaret, daha uzun bir süre gündemde kalacakmış gibi görünüyor.

Devamını Oku
02.12.2025
Papa, Türkiye’ye neden geliyor?

Ancak papanın gündeminde Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması gibi konuların olduğu da basına yansıdı ki bu, ziyaretin yoğun siyasi nedenlerinin olduğunu ortaya koyuyor.

Devamını Oku
25.11.2025
Balkanlar yine rekabetin ortasında

Ukrayna’nın Karadeniz’deki liman şehri (ve de üçüncü büyük şehri) Odesa’yı görenler bilir: Bir zamanlar Osmanlı’nın Hacıbey Kalesi’nin olduğu fakat 1700’lerin sonunda Ruslar tarafından ele geçirildikten sonra tamamen yıkılıp yeni baştan inşa edilen Odesa’nın simgesi, limandan yukarı çıkan Potemkin Merdivenleri’dir.

Devamını Oku
18.11.2025
Bir diplomasi faciasının yıldönümü

Savaşın ilk aylarında Türkiye’nin arabuluculuğuyla çatışmalara son verme imkânı varken İngiltere’nin araya girmesi ve dönemin İngiliz Dışişleri Bakanı Lizz Truss’ın “Putin’in imajını koruyacak hiçbir çözüm olmayacak” demesi, bu savaşın en az üç yıl uzamasına yol açan etkenlerden biri oldu.

Devamını Oku
11.11.2025
Vizesiz seyahate son

Koskoca Avrupa’da Türklerin vizesiz girebileceği topu topu altı ülke var: Belarus, Sırbistan, Bosna Hersek, Moldova, Arnavutluk, bir de Makedonya. Rusya’yla vizesiz rejim, 2015 sonunda Rus uçağının düşürülmesiyle askıya alınmış, aradan geçen sürede Türk-Rus ilişkilerindeki bütün yakınlaşmaya rağmen Ruslar bir daha vizesiz rejime dönmemişti. Rusya’nın saldırısına uğrayan, dört yıldır savaşta olan Ukrayna’ya girmekse artık hiç kolay değil.

Devamını Oku
28.10.2025
Ukrayna savaşı: Çok bilinmeyenli denklem

Rusya-Ukrayna savaşı hakkında ne zaman bir yerlerde konuşsam herkes şunu soruyor: “Hocam peki, ne zaman bitecek bu savaş?” Ben de naçizane, bu konuda kehanette bulunmanın zor olduğunu söyleyerek savaşın bitişinin birkaç etkene bağlı olduğunu ifade ediyorum.

Devamını Oku
21.10.2025
Ortadoğu gölgesinde Ukrayna

Sadece bizde değil, dünyadaki habercilikte de bir önceliklendirme sıralaması var...

Devamını Oku
14.10.2025
Avrasya Gündemi: Ruhban okuluna neden hayır?

Bildiğimiz üzere Türk vatandaşı olan Fener Patriği Bartholomeos, Trump’la görüşmesinde Türkiye’yi şikâyet etmişti (İngilizce ve Yunanca gazetelerdeki ifadeler ortada). Bartholomeos, Trump’a, 1971’de kapanan Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması talebini iletmiş ve ardından ABD, bu konuyu yeniden Türkiye’nin gündemine getirmişti.

Devamını Oku
07.10.2025
Avrasya Gündemi: Yurtdışı oylarıyla kazanılan seçimler

ABD’de Trump’ın iktidara gelmesiyle birlikte Avrasya coğrafyasında ABD ile Rusya arasındaki çekişmenin azalacağı tahmin edilirken son gelişmeler tam tersine işaret ediyor.

Devamını Oku
30.09.2025