Heyet Değil Niyet Sorunu

20 Şubat 2013 Çarşamba

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın İmralı’da MİT ile Abdullah Öcalan arasındaki görüşmelerin yeniden başladığına ilişkin açıklamasının hemen ardından süreç, ilk BDP heyetinin adaya gitmesiyle ivme kazandı. Ahmet Türk ve Ayla Akat Ata’dan oluşan heyet 3 Ocak tarihinde İmralı’yı ziyaret ederek Öcalan’la görüştü. Bu ziyaretin ardından çözüm yönünde umutlar artarken sürecin yol haritasının ikinci BDP heyetinin adaya gidişiyle şekilleneceği beklentisi kamuoyuna hâkim oldu.

Ancak ilk ziyaretten bu yana yaklaşık 50 gündür somut hiçbir gelişme yaşanmazken halka tatmin edici bilgi de verilebilmiş değil. Geçen sürede kamuoyu sadece ve sadece “ikinci BDP heyetinde kimlerin olacağı” tartışmasını izlemek zorunda bırakıldı.

BDP’nin tüm vekilleri tartışıldı

Başlangıçta, görüşmelerin kurumsal olarak yürütülebilmesi için heyette Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ile birlikte BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak’ın olacakları belirtildi. Ancak hükümetin “Dağdakilerle kucaklaşanlara izin vermeyiz” açıklaması üzerine bu kez BDP’de iç tartışma başladı.
BDP içi ayıklamayla kucaklaşmada yer alan Tuğluk ve Kışanak düşürülürken bu kez de Ahmet Türk
ün Diyarbakır’da yaptığı “Operasyonlar sürerken nasıl barış olacak?” açıklaması sorun çıkardı. Bir müddet de Başbakan’ın Türk konusundaki rahatsızlığının geçmesi için beklendi.

48 saatte değişen \taçıklamalar

Bunun ardından Türk’ün gidişi için bir sorun kalmadığı ancak bu kez de Demirtaş’ın gidişine sıcak bakılmadığı haberleri medyaya yansıdı. Tartışma o kadar uzatıldı ki, BDP’liler kurumsal olarak süreçten çekilmeyi bile düşünür hale geldi.
Tam bu aşamada Başbakan Erdoğan
iki gün önce Mardin’de yaptığı konuşmada, “İsimler geldi, Ankara’ya dönünce bu akşam değerlendireceğiz” dedi. Ancak dün grup toplantısında bunun zıttı bir tutum değişikliğiyle “Yazılı başvuru gelmedi. Hiçbir değerlendirme yapamayız” diye konuştu.

Seçim kampanyası başladı bile...

Görüldüğü gibi, aradan geçen 50 gün içinde BDP’de birçok milletvekilinin adı tartışılmasına rağmen, hâlâ net bir biçimde o heyette kimlerin yer alacağı belli değil.
Bu süreçte pürüzsüz, dört nala ilerleyen tek bir gelişme var: AKP’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da seçimlere yönelik hazırlıkları. Bu süreçte arka arkaya Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin’i ziyaret eden Erdoğan, bina bile bulamadıkları Hakkâri’deki örgütüne “Bir an önce tabela asın” talimatı vermeyi de ihmal etmedi.
Bu gelişmeler, sorunun BDP içindeki “Kim gitsin?” tartışmasından ziyade, hükümetin bu süreci kendi siyasi gündemini gerçekleştirmek için uzattığı şüphelerini güçlendiriyor.

Karadeniz’deki havayı etkiledi

İmralı ile görüşmeler başladığında, sürecin başarısının; “şeffaf” götürülmesine, gizli bir gündemi olmamasına, toplumun ve özellikle de kaygılı kesimlerin yeterince bilgilendirilmesine bağlı olduğu, sadece ana muhalefet partisi değil toplumun birçok sağduyulu kesimince vurgulanmıştı. Son iki aylık sürede yaşananlar, hükümetin bu önemli beklentileri karşılamada yetersiz ya da isteksiz olduğunu ortaya koyuyor.
Dün ve önceki gün Karadeniz’de BDP heyetine yönelik hiçbir şekilde tasvip edilemeyecek saldırılarda; isim tartışmalarıyla geçirilen son iki ayda halkın kaygılarını giderecek hiçbir somut ilerleme sağlanamamış olması ve tarafların gerçek niyetleri konusunda yeterince aydınlatılmamış olmasının payı büyüktür.
Öyle anlaşılıyor ki yaşadığımız sorun
“heyet” sorunu değil, “niyet” sorunudur.

 

 

Hamzaçebi: İsmim sorulmadı

 


İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adaylığı yarışına girmek için uzun süredir istekli isimlerin başında Grup Başkanvekili
Akif Hamzaçebi geliyor. Pazartesi günü bu köşede yer alan anketlerin sonuçlarıyla ilgili arayarak “Bazı kamuoyu yoklamalarında sunulan seçenekler arasında yer almamama rağmen, ismime yönelik belli oranda tercih çıktığı bilgisine sahibim. Ancak CHP’de ismimi adaylardan biri olarak gösteren bir anket yapılmamıştır” dedi.
Anlaşılan o ki, seçeneksiz sorulan parti anketinde kamuoyunun başkan görmek istediği isim olarak öne çıkan
Mustafa Sarıgül’ün açık ara gerisindeki isimler arasında Hamzaçebi de yer alıyor. İsim tercihi sunularak yapılan parti dışı anketlerde ise yine aynı isim birinci çıkarken, seçenek olarak gösterilmemesine karşın Hamzaçebi’ye yönelik bir ilgi gözleniyor.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Büyü Bozuluyor 26 Ocak 2015