Yahya Arıkan

Vergide Sorumluluğa Yeni Yorum

11 Kasım 2011 Cuma

En büyük kamu alacağı nedirsorusunun basit bir yanıtı var: Vergi!

İşte, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda bu kamu alacağının yani verginin tahsil biçimini düzenliyor. Ve bu düzenlemede çok sayıda kişiyi ilgilendiren yeni bir durum var.

Anımsatmakta yarar var. Bu kanunda 2008 yılı içinde çıkarılan 5766 sayılı kanun ile önemli düzenlemeler yapılmıştı. Yapılan bu düzenlemelerin, yürürlüğe girdiği 6 Haziran 2008 itibarıyla tahsil edilmemiş bulunan amme alacakları hakkında da uygulanacağı belirtilmişti.

İşte bu aşamada önemli bir gelişme oldu ve Anayasa Mahkemesi bu hükmü, yürürlüğünü durdurarak iptal etti. İptale ilişkin gerekçeli karar ise 15 Ekim 2011de Resmi Gazetede yayımlandı. Bu karar ile limited şirket ortakları ile diğer şirket ve mükelleflerin kanuni temsilcilerinin eski dönemlere ilişkin vergi borçları için sorumluluğunda bazı değişiklikler meydana geldi. Hatta bu kapsamda tebliğ edilmiş bazı ödeme emirleri kendiliğinden hükümsüz hale geldi.

Bu hükmün iptal edilmesi ile 5766 sayılı kanun ile 6183 sayılı kanunun 35. ve mükerrer 35. maddelerinde yapılan değişiklikler 6 Haziran 2008 tarihinden önceki dönemlerde doğan amme borçları açısından geçerli olmayacak. Başka bir deyişle, limited şirket ortaklarının ve diğer mükellefler kanuni temsilcilerin sorumluluğu, değişiklik öncesi düzenlemelerle sınırlı olacak.

Peki 5766 sayılı kanun ile yapılan bu değişiklikler ne idi? Kısaca bunlar üzerinde de durmak gerekiyor.

Limited şirket ortaklarının durumu

6183 sayılı kanunun limited şirket ortaklarının sorumluluğunu düzenleyen 35. maddesinde 5766 sayılı kanun ile yapılan değişiklik ile bu sorumluluğun kapsamı genişletilmişti. Bu genişlemeyi şu şekilde özetleyebiliriz: 1. Ortakların paylarını devretmeleri halinde, devreden ve devir alan ortaklar, devir öncesine ilişkin kamu borçlarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu olacaklar.

2. Vergi borcunun doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olması halinde bu şahıslar, vergi borcunun ödenmesinden müteselsilen sorumlu olacaklar.

Anlaşılacağı üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla limited şirket ortaklarının devir tarihinden önceki borçlara ilişkin müteselsil sorumluluğu yalnızca 6 Haziran 2008den sonra doğan kamu alacakları için söz konusu olabilecek.

Kanuni temsilcilerin durumu

Benzer şekilde, 6183 sayılı kanunun kanuni temsilcilerin sorumluluğunu düzenleyen mükerrer 35. maddesinde 5766 sayılı kanun ile yapılan değişiklik ile bu sorumluluğun kapsamı genişletilmişti. Buna göre, kamu borcunun doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde farklı kanuni temsilcilerin veya teşekkülü idare edenlerin olması halinde, vergi borcundan eski ve yeni kanuni temsilcilerin ve idare edenlerin müteselsilen sorumlu olmaları öngörülmüştü.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra eski kanuni temsilcilerin kamu borcundan sorumlu olabilmesi için de kamu alacağının 6 Haziran 2008 tarihinden sonra doğmuş olması gerekiyor.

Bu durumda ne mi olacak! Yukarıdaki tarihten önce doğan kamu alacakları için limited şirket ortakları ve diğer mükelleflerin kanuni temsilcileri adına düzenlenen ödeme emirlerinin artık Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca iptal edilmesi gerekiyor.

KHK ile getirilen 'eşitsizlik'

Eleştiri konusu edilen kanun hükmündeki kararnamelerden (KHK) biri de, kamuda eşit işe eşit ücretsisteminin getirilmesiyle ilgiliydi. 2 Kasım tarihli Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayımlanan KHKye göre yapılacak ödemeler 15 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe girecek. Sistem ile aynı unvan ve aynı kadroda olanların farklı ücret almasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Buna göre uzman ve uzman yardımcıları arasında ücret ve sosyal haklar arasındaki ayrım ortadan kaldırılacak. Bütün bakanlıklarda uzmanlar eşitlenecek. Tabanı ve tavanı belli olan bir durum olacak. Aynı unvanda farklı kurumlarda yer alan farklılıklar giderilecek. Özellikle aynı unvan ve aynı kadroda olan memurlar, müsteşarlar, müsteşar yardımcıları, genel müdürler, genel müdür yardımcıları, daire başkanları, il müdürleri ve uzmanlar arasında yaşanan maaş farkları memurlar arasında sıkıntıya neden oluyordu.

Artık, memurlara mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil, almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle en yüksek devlet memuru aylığına karşılık gelen oranlar uygulanarak ek ödeme yapılacak.

Eşitlik getirmesi açısından olumlu yanları olmasına karşın peki, kararnamenin kendisi acaba bir eşitsizliğe yol açtı mı?

Düzenleme ile orta direğin simgesi olan eğitimciler ve küçük memurların unutulduğu görülüyor. Örneğin taşradaki Maliye Bakanlığı gelir uzmanları da kapsam dışı bırakılmış durumda. Sizce de yoksulluk sınırında ücret alanlar, yeni bir KHKyi hak etmiyor mu?

EVLENİNCE EMEKLİ DUL AYLIĞI KESİLİR Mİ?

SSK emeklisiyim; ölen eşim de SSK emeklisiydi ve 2005 yılından beri yasal oranda onun da maaşını alıyorum. Evlenirsem bu hakkımı kaybeder miyim? \t \t\t Mehmet Çimen

 

Evlenirseniz eşinizden dolayı aldığınız emekli maaşı kesilir.

SORU - CEVAP

Sorularınız için malicozum6ismmmo.org.tr adresine mail atabilirsiniz. Tüm sorular e-posta ile tek tek cevaplanacaktır.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları