Çukurova’da kitaplar çiçek açtı

Çukurova’da kitaplar çiçek açtı

27.02.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Savaş çığlıkları dayanılır gibi değil! Daha çok silah üretmek, daha çok silah satmak, daha çok silah kullanmak, daha çok kazanmak, para kazanmak, toprak kazanmak, güç kazanmak için kaçınılmazdır savaş. Bu savaş bitse bile, bir başkası başlayacak... Savaşlar hiç bitmesin ki güçlüler daha güçlü, güçsüzler daha da güçsüzleşsin! Filler tepişirken piyonlar yok olsun! 

Sakın ola kimse “demokrasi, insan hakları, hak hukuk” gibi sözleri ağzına almasın. Kitle imha silahları yalanıyla Irak’ı işgal edenler ne güzel demokrasi getirdi değil mi?! El Kaide’yi yaratmak da başlı başına bir barış projesiydi zaten! Yerseniz!!! (Nereden girdim ki bu konuya)

HASRET GİDERME

Adana’dayım. Çukurova 14. TÜYAP Kitap Fuarı’nda. 19 Şubat’ta açılan fuar bu akşam kapanıyor. Bu fuarın daha öncekilerden büyük bir farkı var. Adeta bir hasret giderme havasında. Salgınla geçen iki yıldan, evlere kapanmalardan ve tüm fuarların iptalinden sonra açılan ilk kitap fuarı. 

Kendi kâğıdını, mürekkebini üretemeyen ülkemde, kitap fiyatları fırlamış, yayıncılık sektörü S.O.S. feryatları atıyor olsa da insanlar ne çok ne çok özlemiş bu buluşmayı. 300 kadar yayınevi, dokuz güne sığdırılan 55 kültür etkinliği, söyleşiler, paneller, 250 yazarın imza günleri... Sağlık önlemlerinin uygulandığı, insanların birbirlerine bakışarak sarıldığı, konuşarak coştuğu muhteşem bir atmosfer...

Yayıncıların en çok konuştuğu konu sektörün krizden çıkması için devletin yapması gerekenler; ziyaretçilerin derdi ise: Bu fiyatlarla biz nasıl kitap alıp okuruz! Önünüze gelip kitaplarınızı okşayan genç bir insanın “Acaba 10 liraya bir kitabınız var mı” sorusu karşısında ne yapacağınızı bilemeyip dağılıveriyorsunuz...

TÜYAP yetkililerinden dokuz gün boyunca kitap fuarının dolup taştığını öğreniyorum. Bu yoğun ilgide işbirliğinin, elbirliğinin payı büyük. Başta Adana Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, valilik, milli eğitim müdürlüğü, Tarsus Belediyesi, ÇUFAŞ (Çukurova Fuarcılık AŞ) katkısı, desteği büyük. Unutmamak gerek, bu fuar sadece Adana’ya değil, tüm Çukurova’ya hizmet veriyor.

Çukurova’da kitaplar çiçek açmış, genç okurlar, öğrenciler kitaplarla sarmaş dolaş olmuş! O gençlerin heyecanı, konuşma, öğrenme, tartışma coşkusu, sizi soru yağmuruna tutmaları, hayata sımsıkı sarılmaları, birbirileriyle dayanışmaları (“sen şu kitabı al, ben bunu, sonra değiş dokuş yaparız”) hani şu karanlık tatsız tuzsuz günlerde insana umut ve güç veriyor... 

YAŞAR KEMAL VE KAHROLSUN SAVAŞ!

Çukurova Kitap Fuarı’nda konuşma başlığım şöyleydi: “Yaşar Kemal’i bir de benden dinleyin” (Çok mu iddialı diye Sevgili Yaşar’ın eşi Ayşe Semiha Baban’a sordum ve onayını aldım!) Adana’da Yaşar Kemal’i anlatmak biraz tereciye tere satmak gibi olsa da Adana’daki değil, dünyanın dört bir yanındaki Yaşar Kemal hallerini, onun insan-doğa ilişkilerini anlattım. 

Onu sonsuzluğa uğurlayışımızın (28 Şubat 2015) yıldönümü yarın... Ne çok ne çok özledik...

 Hiç unutmadım. Başkan Zeydan Kayalar dediydi: “Herkes Yaşar Kemal okusaydı, dünyada savaşlar olmazdı!” 

Savaş çığlıkları yükselirken, bari Yaşar Kemal’in sözleriyle bitsin bu yazı: 

Her savaş, adı ne olursa olsun, bir yıkımdır, insanların ölüm fermanıdır, üstünde yaşadığımız toprakların, doğamızın ölüm fermanıdır, insanlığımızı çürütür, vicdanımızı çürütür.”

Ve de şu:               

 “Bir; benim kitaplarımı okuyan katil olamasın, savaş düşmanı olsun. İki; insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin. İnsanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin. Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki, bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir. Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.”

Yazarın Son Yazıları

Hepimiz buradayız! Hepimiz yanındayız!

Ne müthiş bir ülke burası!

Devamını Oku
18.01.2026
‘Folia’-Doğa ve biz

“Folia” Japonya’dan Güney Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyadan 100 kadar sanatçıyı ve 300 kadar eseri bir araya getiren serginin adı.

Devamını Oku
15.01.2026
Bahar hâlâ isyancı!

11 Ocak 1995.

Devamını Oku
11.01.2026
Şaşırdık mı?

Günlerdir, bütün dünya gibi Türkiye de Venezüella ve Maduro ile yatıp kalkıyor.

Devamını Oku
08.01.2026
Şiir aşk gibidir

“Şiir aşk gibidir, zorla yazılmaz.

Devamını Oku
04.01.2026
2025 öldü, yaşasın 2026!

Filmlerde görürüz ya: “Kral öldü! Yaşasın kral”, “Padişah öldü yaşasın padişahımız!”. Şöyle bir haykırsam diye özenmişimdir ama bir türlü nasip olmadı.

Devamını Oku
01.01.2026
Umudu savunma sanatı

Bugün 2025’in son pazar günü.

Devamını Oku
28.12.2025
Eskişehir-İstanbul seferi...

En tehlikeli yanı: Faşizm sıradanlaşmak, gündelik hayatın bir parçası olmak ister. Adaletsizliği “olağan”, eşitsizliği “kader”, baskıyı “gereklilik” diye sunar.

Devamını Oku
25.12.2025
Hayal kurmaktan vazgeçmeyin...

Sahnede bir adam var.

Devamını Oku
21.12.2025
Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı

Korkunç yoğun bir trafikte iki saat gitmeyi ve iki saat de dönmeyi göze alırsanız orada bulunduğunuz sürece müthiş keyiflenir ve “Yaşasın Tüyap Kitap Fuarı” diye haykırabilirsiniz.

Devamını Oku
18.12.2025
Işığı hiç sönmeyecek

O, Nermin Abadan Unat. Neden mi ona minnet borcumuz var?

Devamını Oku
14.12.2025
Roman gibi

Sabiha Sertel (1895-1968) ve Zekeriya Sertel (1890-1980). Osmanlı’nın sonu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında duygu ve düşünce dünyamıza sonsuz katkılarda bulunmuş bu iki önemli ismi bu ülkede yaşayan herkesin, hele hele gazeteciliği meslek edinmiş her insanın çok yakından bilmesi gerekir.

Devamını Oku
11.12.2025
Aşkla ölüm arası

O kadar güzeldi ki tadı damağımda kalmıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
Yok etmek/Yaratıcılık

Bir yanımda yaratıcılık, bir yanımda yok edicilik. İkisi de çekiştirip duruyor iki kolumdan.

Devamını Oku
04.12.2025
Tiyatro hazinemize yolculuk...

Duvardaki dev afişten fırlayıp kucaklaşacakmışız gibi bana bakan genç kadın, Suna Pekuysal.

Devamını Oku
30.11.2025
Hukuk bitti

Dünkü gazetemizde, “Korkma Biz Kadınız!” başlığını görmek çok hoşuma gitti.

Devamını Oku
27.11.2025
Çocuklar için...

Çocuklarımız için neler neler yapmayız ki...

Devamını Oku
23.11.2025
Grup Yorum’dan mektup var

Ülkemin hapishaneler coğrafyasından sık sık mektup gelir.

Devamını Oku
20.11.2025
BACH, Diyarbakır'da...

Neredeyse 30 yıldır Hakan Erdoğan Prodüksiyon “Bach İstanbul’da” başlığıyla klasik müzik konserleri düzenler.

Devamını Oku
16.11.2025
Oktay Ekinci kitabı

Oktay Ekinci... Bu isim Cumhuriyet okurlarının hiç ama hiç yabancısı değil.

Devamını Oku
13.11.2025
Paris’ten Diyarbakır’a

Paris ve sonbahar.

Devamını Oku
09.11.2025
Her daim muhalif

“Ve sonunda Joan Baez hastalığı yendi, sağlığına kavuştu!”

Devamını Oku
06.11.2025
Susmak onaylamaktır

“Hava kurşun gibi ağır/ Bağır bağır bağırıyorum/ Koşun. Kurşun eritmeye çağırıyorum...”

Devamını Oku
02.11.2025
Küllerden doğan ışık

Cumhuriyetin 102. yıldönümünü dün kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
Bodrum Cup: Kuşaktan kuşağa ileri!

Ege’nin ortasında bir sabah...

Devamını Oku
26.10.2025
Tiyatro sorgulamaktır

Daha 29. Uluslararası İstanbul Festivali başlamamıştı.

Devamını Oku
23.10.2025
Filler ve Karıncalar

Prag Tiyatro Festivali’nden ayağımın tozuyla dönüp tüm gördüklerimi sizinle paylaşmaya hazırlanıyordum ki sevgili arkadaşım Genco Erkal’ın sesi kulağımın dibinde bitiverdi: “Çekya’yı bırak önce Cihangir’e bak!”

Devamını Oku
19.10.2025
Prag’dan sevgiler

Sevgili okurlar Prag’dayım.

Devamını Oku
16.10.2025
Jandarmalı-jandarmasız günler

Sabah 6.30’da kapı tekmeleniyor. Jandarma içeri dalıyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Tiyatro ve siyaset

Bu yazının başlığı “Afife Jale Ödül Töreni’nin düşündürdükleri” olacaktı.

Devamını Oku
09.10.2025
Celladına âşık olmak...

Olmayan suçlar... Yazılmayan iddianameler... Yazılıp uygulanmayan kararlar... Ve hukuk ile guguk arasında yaşamaya devam çabası... Tamam yakınmayı bırakıp sadede geliyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Travmalarla yaşamak...

Nasıl yaşamak bu! Kâh gökyüzünde kanat çırpıyoruz kâh en dipsiz kuyuların derinliğinde kayboluyoruz.

Devamını Oku
02.10.2025
Yaşar Kemal’e adanan bayram

26 Eylül’de Ankara’da 93. Dil Bayramı’nı kutladık. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortaklaşa etkinliği Yaşar Kemal’e adanmıştı.

Devamını Oku
28.09.2025
Ellerinde Toprak

“Sömürü bir bütündür. Bütün insan değerlerinin sömürülmesiyle, doğa değerlerinin hoyratça sömürülmesi bir arada gidiyor. Türkiye toprakları yıkıma uğratılıyor, hopur ediliyor. Biz Türkiye üstünde mirasyedileriz. Yıkımımızdan Türkiye’nin hiçbir insanı ve doğa değeri kurtulamıyor.”

Devamını Oku
25.09.2025
‘Üç Ayaklı Kedi’ İstanbul’da

İstanbul dolu dizgin.

Devamını Oku
21.09.2025
Nice yıllara Hrant Dink

15 Eylül, arkadaşımız, yoldaşımız, omuzdaşımız, ülkemin en aydın, en dürüst, en yararlı, en barışçı insanlarından Hrant Dink’in yaş günüydü.

Devamını Oku
18.09.2025
Düşme var düşüş var

Bundan önceki yazım şöyle bitiyordu: “Yeryüzü muhteşemdi. Türkiye’nin asla uygarlıktan, yaratıcılıktan, aydınlıktan ve gelecekten vazgeçmeyeceğine dair umutlarımız tazeleniyordu.”

Devamını Oku
07.09.2025
Büyülü aydınlık bir gece

Elbe Nehri’nin kıyısında görkemli mi görkemli o yapı bir mucize gibi yükseliyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Hapishane ve ödül: Vicdan ve haysiyet

Hafta içinde hapisteki iki çok değerli insanımıza yine uluslararası ödüller verildi.

Devamını Oku
31.08.2025
Paramparça ve umut

Bunalıyorsunuz, kahroluyorsunuz, her yerde haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik diyorsunuz...

Devamını Oku
28.08.2025