Bu ülkeyi tecavüz cehennemine çevirdiniz!

24 Şubat 2019 Pazar

“Keşan’da köpeği arabasının arkasına bağlayıp sürükleyen zanlı serbest bırakıldı.”
“Mersin’in Tarsus ilçesinde, bir çadırda sokak köpeğine tecavüz etti, gözaltına alınıp serbest bırakıldı.”
“Büyükada’da yorgunluktan yere yığılan fayton atını önce tekmeledi, sonra kırbaçladı.”
“Tekstilci, İstanbul Bahçelievler’de kediyi sopayla dövdü.”
“Antalya’da, mezarlıkta kedinin gözlerine ve ağzına yakılan naylon damlatıldı.”
“Yedikule Hayvan Barınağı’nın yanında bulunan martıya tecavüz edildi.”
“İstanbul’da bir köpeğin makatından iç organlarına kadar silikon sıkılıp öldürüldü.”
Okurken bile insanın içini ürperten olaylardan sadece birkaçı...
Hayvanlara şiddet uygulanan olayları tek tek yazmaya kalksam, bu gazetenin sayfaları yetmez. Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nin (HAKİM) 2016 raporuna göre, yılda 8 milyon hayvan şiddete maruz kaldı!
Niye bu kadar çok?
Çünkü 5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasası, resmen şiddeti teşvik yasası gibi.
Çünkü bu suçları işleyenlerin çoğu hiç ceza almadı, bazısı da sadece para cezasıyla serbest kaldı. Ellerini kollarını sallayarak aramızda geziyorlar.
Çünkü yasalar, kapalı kamusal alanda sigara içilmesi ya da yere tükürülmesi ile hayvanlara şiddet uygulanmasını aynı görüyor; ikisi de yalnızca “kabahat” diyor.
Sigara yasağını çiğneyen, bu davranışından dolayı mahkemeye gitmiyor; yalnızca sembolik bir para cezası alıyor ve bu siciline işlenmiyor. Hayvanları öldüren ve tecavüz eden de aynı muameleyi görüyor.
Hayvana tecavüz konusunda, mevzuatta çok çarpık bir durum söz konusu. Hayvana tecavüzün karşılığı, Hayvanları Koruma Kanunu’nda 625 TL! Hayvana yönelik cinsel şiddet içeren görüntüleri bulunduranlara ise Türk Ceza Kanunu’na göre 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası verilebiliyor.
Peki durum bu kadar acilken Hayvan Hakları Yasası niye bir türlü çıkmıyor?
Geçen hafta TBMM’de kabul edilen önergeyle Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu kuruldu. Umarım komisyon, hayatlarını hayvan haklarını korumaya adayan STK temsilcilerinden doğru bilgiler alarak gerekli düzenlemeleri ortaya çıkarır.
Hayvanlara yönelik işkence, tecavüz, öldürme gibi suçlarda failin hapis cezası alması için ceza alt sınırının en az 2 yıl 1 ay olması gerekiyor ki para cezasına dönüşmesin. Ayrıca bunun ertelemesiz hapis cezası olması sağlanmalı.
Ancak alınan duyumlara göre Adalet Bakanlığı’ndaki bazı bürokratlar, bu düzenlemelere direnç gösteriyor. Niye? Üç nedeni var:
l “Cezaevleri zaten dolu. Milyonlarca hayvana şiddet olayını yargıya taşırsak mahkemeler yetişemez.”
l “Hayvana yönelik şiddete hapis cezası gelirse TCK’de insanlara karşı işlenen bazı suçlarda hapis cezası olmadığından çelişki olur.”
l “Hayvana tecavüzün ‘geleneksel’ niteliği!”
Buradan ilgililere açıkça soruyorum: Kapalı kapılar ardında bu bahaneleri dile getirenler kim?
Onlardan bunları kamuoyunun önünde de söylemelerini talep ediyorum. Söylesinler ki biz de vergilerimizle maaşı ödenen bu zalimleri tanıyalım.
Gazetecileri mesleklerini yaptıkları için yargılıyorsunuz. Sadece yazı yazıp düşüncesini açıklayanları tutukluyorsunuz. Sonra da cezaevlerinde yer kalmadı bahanesiyle tecavüzcüleri serbest bırakıyorsunuz!
Kadına, çocuğa, hayvana tecavüz ve şiddete en ağır cezaları vermeyen ülke, insanlık tarihinin utanç listesinde kalmaya mahkûmdur.
Bu ülkeyi tecavüz cehennemine çevirdiniz!


Yazarın Son Yazıları

Beklediğimiz o lider 3 Ocak 2021
Yasalar kimi koruyor? 15 Aralık 2020
Yeni nesil jurnal 8 Aralık 2020