Gökçek’in ‘cezasız kalmamalı’ dediği katliamda kimse ceza almadı

20 Temmuz 2021 Salı

Melih Gökçek, 3 Mayıs 2021’de “Ekrem ve adamları cezasız kalmamalı...” diyerek Twitter’da bir video paylaşmış ve bu da binlerce trol hesap tarafından yayılmıştı. 

Konuyu izleyenler hatırlar ama bilmeyenlere anımsatayım. Söz konusu videoda, katledilen atlar görülüyordu. Gökçek, o atların İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Dörtyol Belediyesi’ne hibe ettiği atlar olduğunu ve videonun yeni çekildiğini düşünerek dezenformasyonla konuyu siyasete malzeme yapıyordu. 

Oysa aynı görüntüyü ben, Aralık 2019’da Twitter’da paylaşmıştım. Çünkü o videoda görünen atlar, Adalar’da ruam olduğu iddiasıyla katledilen atlardı ve öldürülmeleri talimatını İstanbul Valiliği vermiş, Adalar Kaymakamlığı ve İlçe Tarım Müdürlüğü de uygulamıştı. 

Ben o olay üzerine, Adalar’da yıllardır süren kaçak at girişlerinin önlenmediği, atların korkunç koşullarda barındırılıp zulüm çekmelerine rağmen atlı faytonun kaldırılmaması, denetimlerin yapılmaması ve görevin kötüye kullanılması gibi nedenlerle, Adalar Kaymakamı (görevdeki ve eski kaymakamlar) İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü, Adalar İlçe Tarım Tarım ve Orman Müdürü, Adalar İlçe Sağlık Müdürü, Adalar İlçe Emniyet Müdürü hakkında suç duyurusunda bulunmuştum.

19 Temmuz 2020’de İstanbul Valiliği’nden bir yazı aldım; dosyanın incelendiği ve soruşturmaya gerek görülmediği bildiriliyordu. Buna itiraz edince, geçen hafta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan bir yazı ulaştı. Gökçek’in paylaştığı görüntüye konu olan olay hakkında şöyle deniliyor:

...İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesi’nce yapılan incelemede yeterli ciddi bulgu ve belgelere dayanmadığının anlaşılması nedeniyle itirazın reddine; açıklanan nedenlerle genel ve soyut nitelik arz eden suçlamaya dair dilekçenin 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 4/son maddesi uyarınca, İŞLEM YAPILMASINA YER OLMADIĞINA karar verildi.

Onca yıldır yetkililerin görevi ihmal ve kötüye kullanma suçunu işlemiş olmalarına ve ruam hastalığına yakalanmayan atların da öldürüldüğüne dair yoğun bir şüphenin varlığına karşın, o katliam nedeniyle kimse ceza almadı. 

Olan atlara oldu. 

KAYBOLAN ATLARLA İLGİLİ OLAY UNUTTURULMAYA ÇALIŞILIYOR

Dörtyol Belediyesi’nde kaybolan atları da hatırlatmak istiyorum. O olayda İBB ve Tarım Bakanlığı birbirlerini suçlayarak sorumluluktan kaçtı. Dörtyol Belediyesi’ne yönelik olarak adli/idari soruşturma başlatılsa da sonucuna dair bilgi verilmedi. 

İlçe Tarım Müdürlüğü’nün Dörtyol Belediyesi’ne sadece bin TL idari para cezası uyguladığı medyaya yansıdı. MHP’li Belediye Başkanı Fadıl Keskin, partisinden istifa etti ama hâlâ görevde! 

Soruşturmanın ne olduğunu öğrenmek için Dörtyol’daki yetkililerle konuştum. Olayın üzerinin iktidar tarafından kapatılmak istendiğini, unutturulmaya çalışıldığını söylediler.

Öyleyse hatırlatalım: Dörtyol’daki yolsuzluk ve at katliamı soruşturması ne oldu?!

İSTANBUL BAROSU’NDA NELER OLUYOR?

Bugünlerde hayvan hakları alanında mücadele eden herkes, İstanbul Barosu’nda yaşanan skandalı konuşuyor. Olaylı bir şekilde çıkan Hayvanları Koruma Kanunu, baro içinde de büyük bir krize neden oldu. Çünkü Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Deniz Tavşancıl Kalafatoğlu, bu konuda baro adına yapılan açıklamayı görmezden gelerek yasayı öven yorumlarda bulunuyor. 

İstanbul Barosu, yayımladığı açıklamada “Hayvan Hakları alanında reform yapılmışçasına topluma duyurulan bu yeni düzenlemelerin HUKUKEN VE VİCDANEN KABUL EDİLEBİLMESI OLASI DEĞİLDİR” derken, Kalafatoğlu, iktidarın kamuoyunu yanıltan görüşlerine destek veriyor. 

Bu yüzden Hayvan Hakları Merkezi’nde yer alan birçok avukat, sosyal medya hesabından paylaşım yaparak “Kalafatoğlu’nun yasayı onaylayan beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ve merkezi temsil etmediğini” bildirerek görevden alınmasını talep etti. 

Skandal bununla da kalmadı, Kalafatoğlu, yasayı protesto için yapılan 11 Temmuz Ankara eylemini duyuran hayvan hakları savunucularını ve STK’leri “hayvan sırtından, hatta ölüsü üzerinden para kazananlar” şeklinde tanımladı. Oysa tam tersine, iktidarın hazırladığı yasa, hayvan sırtından, hatta ölüsü üzerinden para kazananları koruyor!

Bu arada sosyal medyada dolaşıma sokulan bazı ses kayıtları ve paylaşımlar da var ama onlara girmek istemiyorum. Çünkü baroların da ardı ardına kabul edilemez dediği, hayvanlar açısından bu kadar olumsuz bir yasayı hukuken savunmanın hiçbir inandırıcılığı yok zaten. 

Tek başına bu, yeterince kötü... 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Şiddet dolu bir distopya 18 Temmuz 2021