Pedofil ve zoofiller bayram ediyor!

11 Temmuz 2021 Pazar

Bu hafta TBMM’de iki yasal düzenleme yapıldı ve ikisi de toplumsal huzuru bir kez daha dinamitledi.

Genel Kurul’da önce 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik öneren kanun tasarısı kabul edildi. Hayvanların aleyhine pek çok düzenleme yapıldı ama bu yazıda özellikle birinin altını çizmek istiyorum. 

Ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldürmek, cinsel istismarda bulunmak ve tecavüz etmek, işkence etmek veya acımasız ve zalimce muamelede bulunmak, dövüştürmek eylemleri suç sayıldı. Ancak bunlar için alt sınırı 6 aydan başlayan çeşitli hapis cezaları belirlendi. 

İnfaz Yasası’na göre bu suçların yatarının olmayacağını bildiğimizden, iktidar partisinden, bunlara verilen cezaların para cezasına dönüştürülmemesi ve ertelemesiz olması için bir karar alınmasını istemiştik. Ancak bu yapılmadı. 

Yani bir haysiyet yoksunu, hayvana tecavüz ettiğinde ya da zevk için işkence yaptığında, para cezası ödeyip elini kolunu sallayarak toplum içinde gezebilecek. 

Yasada bu eylemler suç görünse de suçlu hapis cezası yatmayacak olsa da yandaş medyada “Hayvana şiddete hapis cezası geldi!” diye manşet atılıyor. Vatandaşların çoğu ayrıntıları bilmediğinden AKP tarafından bir kez daha kandırılıyor.

Üstelik AKP’nin TBMM’ye sunduğu yasa teklifinde, hayvana tecavüz “cinsel ilişki” olarak tanımlanmıştı. Hayvan hakları savunucularının yoğun protestosu sonucunda o ibare “cinsel istismar ve tecavüz” olarak değiştirildi. Bunu da kayda geçirelim!

***

Bu hafta TBMM’den geçen ikinci yasal düzenleme, 4. Yargı Paketi oldu. O kapsamda kabul edilen 13. maddeye göre, çocuk istismarı davalarında da tutukluluk için somut delil aranacak! Yani olay yerinde bir görgü tanığının olması ya da kamera görüntülerinin bulunması gerekecek...

Bu maddeye karşı çıkanlara deniyor ki, “çocuk beyanı da somut delildir.” 

Oysa sahada mücadele eden hukukçular, uygulamada somuttan kastın maddesel olduğunu, beyan delilinin tek başına hüküm vermeye elverişli görülmediği çok sayıda karar olduğunu söylüyor. 

Çocuk istismarı ile ilgili davalarda çalışan avukatlar, fizik ve genital muayenede ve laboratuvar incelemelerinde bazen hiçbir bulgu saptanmadığını; nitelikli istismar davalarında bile adli muayene gecikmişse lezyon bulunamayabildiğini belirtiyor. 

Ayrıca sarkıntılık suretiyle elle, sözle ya da farklı yollarla istismar olduğunda bunun için somut delili nasıl bulacaksınız? 

Yasa çıkarılırken çocuğun ruh sağlığının bozulduğu ile ilgili alınacak tıbbi kanaat raporunun somut delil olarak kabul edildiği kesin olarak hükme bağlanıp çocuklar korunmalıydı ama yapılmadı!

***

Şimdi bu iki yasanın sonucunda ne olacak biliyor musunuz? Çok yakında çocuk istismarcılarının çoğunluğu hapisten çıkacak. 

Çocuğa ve hayvana tecavüz eden ya da istismarda bulunan pedofil ve zoofiller...

Hayvana şiddet uygulayan sapıklar...

Hayvan dövüştürüp para kazanan şerefsizler...

Kasten hayvan öldüren zalimler...

Yeniden aramıza katılarak şiddet yayacak ve yeni suçlar için adeta teşvik edilmiş olacak!

AKP, şiddetin en çok zarar verdiği en zayıf iki halkayı, çocukları ve hayvanları, daha çok mağdur edip haysiyet yoksunlarını ve tarikat müritlerini sevindirdi. 

Nitekim 12 yaşındaki kız çocuğunu istismar eden Uşşaki tarikatının lideri Eyyüp Fatih Şağban, bu yargı paketine dayanarak, kendisine verilen cezanın azaltılmasını talep etti. Müritleri de 13. maddeyi sosyal medyada “Müjde. 13. madde! Elhamdülillah. Teşekkürler TBMM” diyerek gülme emojileriyle kutladı.

Bir toplumda yasalar, kötülük ve şiddetten en çok zarar gören kesimleri, iktidar eliyle, istismara daha açık bir konuma getiriyorsa, o toplum dibe vurmuştur. 

Ama bu ülkede onuru için yaşayan dürüst insanlar da var. Ülkeye yayılan bu pislik temizlenene kadar mücadelemiz sürecek.

Not: Bugün saat 13.00’te Ankara’da Ulus Atatürk Anıtı önünde toplanan hayvan hakları savunucuları, katliam yasasını protesto edecek. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Şiddet dolu bir distopya 18 Temmuz 2021