Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Barış Doster

İktidar ne kaybetti? Muhalefet ne kazandı?

6 Nisan 2019 Cumartesi

Yerel seçimler bitse de, iktidar blokunun sandık sonuçlarına yaptığı itirazlar bitmiyor. Pek çok seçim çevresinde, oy oranları arasında yüksek fark olmasına rağmen, iktidar bileşenlerinin san­dık sonuçlarına yaptığı itirazın te­mel nedeni, sonucun değişeceği­ne ilişkin beklentileri değil. Seçimi kaybetmekten kaynaklanan moral bozukluğunu atamamak. Yenilgi­yi bir türlü kabullenememek. En önemlisi de genel merkeze, lidere, “Bakın biz halen çalışıyoruz. Sandı­ğa sahip çıkıyoruz. İnatla mücadele ediyoruz. Başarısızlığın faturasını bize kesmeyin. Bizi gözden çıkar­mayın. Görevden almayın” mesajı vermek. İşe yarar mı? Bekleyip göreceğiz.
Şimdiden gördüğümüz ise tüm olumsuz koşullara rağmen, san­dıkta iktidarın kaybedebileceğinin, seçimde muhalefetin başarılı ola­bileceğinin kanıtlanması. Bu bağ­lamda iktidar partisinin en büyük kaybı, belediye başkanlığı sayısı veya oy oranı değil, yıllardır tavan yapmış olan özgüveni. Ana muha­lefetin ise en büyük kazancı, eşit koşullarda yarışmadığı seçimlerde, artırdığı oydan veya kazandığı belediye sayısından öte, tazelediği umut, kazandığı özgüven. İktidarı, tüm olumsuz koşullara rağmen, sandıkta geçebileceğini, seçmen­lerine ve Türkiye’ye göstermesi.
Bu aşamadan sonra muhalefe­tin yükü daha ağır. Sorumluluğu daha yüksek. Çünkü artık üç büyükşehir dahil, Türkiye’nin en önemli kentlerinin çoğunu o yö­netecek. Mali kaynak sıkıntısına, bürokrasinin direncine, iktidarın baskısına rağ­men, yerelde yurttaşlara en iyi hizmeti, en düşük bedelle vermenin yolla­rını bulması gerekecek. Bunun yanında, geçmiş dönemlerin kötü mirası olan çevre tahribatının, yeşil alan talanının, doğa katliamının, ta­rihsel mirasa yönelik barbarlığın, kültürel do­kuya vurulan darbelerin verdiği zararı gidermeye çalışacak. Trafikten imara dek dev ölçekli sorunlarla boğuşacak. O nedenle kazanan başkanlar, adımlarını buna göre atmak, çalışma arkadaşlarını buna göre seçmek, siyasi ve idari hamlelerini buna göre yapmak zorunda.

Alınması gereken ilk ders
Moralini tazeleyen ana muha­lefetteki CHP’nin, hiç aklından çıkarmaması gereken dersler var. 1989’da yerel seçimlerdeki büyük başarısının ardından, istikrarlı bi­çimde oy kaybederek, 1999 genel seçimlerinde baraj altında kaldığını asla unutmamalı. Büyük toplumsal tabanlara, geniş sınıflara, zengin oy depolarına yönelik siyaset üret­mek, strateji geliştirmek dururken, marjinal söylemlere teslim olma­malı. İktidar partisiyle arasında ha­len 14 puan fark olduğunu bir an olsun aklından çıkarmamalı. Millet İttifakı’ndaki müttefiki İYİ Parti’nin zayıfladığını görmeli. Bu seçimde oylarını aldığı HDP seçmenlerinin, her seçimde aynı tavrı gösterme­yebileceklerini, kendi partileri aday çıkardığında, yüksek oranda kendi adaylarına oy vereceklerini bilmeli. Yani, ödünç oyları kalıcı oy san­mamalı. Emanet oyları, “çantada keklik” görmemeli.
Kıssadan Hisse: Her seçimin kendi ruhu, kendi özgün koşulları, tavanda ve tabanda yarattığı ken­di ittifak ilişkileri, kendi gündemi farklıdır. Ders çıkaran, özeleştiri yapan, çok çalışan, seçimi kazanır.

Tümü Barış Doster - Son yazıları

Patlıcan fiyatı ve S-400 füzeleri 20 Nisan 2019 Cmt
İktidar asıl neye kızıyor? 17 Nisan 2019 Çar
Seçim sonuçları, egemenlik ve iktidar 13 Nisan 2019 Cmt