Umudu kaybetme diren

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Aradan 26 yıl geçmiş. Zaman ne kadar hızlı akıyor. 26 yıl önce Aliağa’da Türkiye’nin en büyük çevre eylemi gerçekleştirildi. On binlerce insan el ele tutuşarak İzmir’den Aliağa’ya bir insan zinciri oluşturdular ve termik santral yapımını protesto ettiler. Hükümet çevrecilerin tepkileri üzerine geri adım attı, termik santral yapımından vazgeçildi. Büyük bir zaferdi.

O gün ben de eylemdeydim. Kimi sloganları anımsıyorum:

“Aydınlanmak için kararmak niye?”,

”Bir KW saat elektrik için Yatağan’da kaç çocuk ölüyor?”, ”Güneş enerjisi aklınıza gelmiyor mu?”, “Termik santral insanlık düşmanı”...

Bir grup genç kadın, “Elimi tut çarpılmazsın, ben termik santral değilim” yazılı bir pankart taşıyordu.

26 yıl sonra yeniden Aliağa’dayım. Çevrecilerin “Fosil yakıtlara ve termik santrallere hayır” demek için Aliağa’yı seçmeleri boşuna değil.

Dünyada 4 Mayıs’tan bu yana 5 kıtada, 13 ülkede fosil yakıtlara karşı eylemler düzenleniyor. Sıra Aliağa’da.

Çevreme bakınıyorum. Ülkenin çeşitli illerinden gelen yüzlerce insan var. Ilıpınar Köyü’ndeyiz. 26 yıl önceki gibi on binler yok. Ama müthiş bir heyecan var.

Şarkı söyleyenler, halay çekenler, alkış tutanlar, dans edenler... Yediden yetmişe her yaş grubundan insan. Tam bir şenlik havası.

Yaşam savunucuları “Kömürden kurtul, geleceği kurtar” diyorlar. “İklimi değil, sistemi değiştir”, “Termik yapma boşuna, yıkacağız başına”, “Enerji yalanına, doğa talanına son”, “Yaşam sermayeden güçlüdür” diyorlar.

Her çevre grubu alana girdiğinde bir alkış kopuyor. En çok alkışı İzmir’den bisikletle gelen 70 kişilik “Karşı Bisiklet Grubu” alıyor. Taşıdıkları pankartta şöyle yazıyor:

“İsyan, devrim, bisiklet”

26 yıl önceki eyleme katılanlardan bazılarını görüyorum. Saçlar ağarmış. “Yaşlandık ama daha ölmedik” diyorlar. Hâlâ aynı heyecanı yaşıyorlar. 26 yıl önce termik santrala karşı hukuk mücadelesi veren Kemal Anadol ile, dönemin Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven’le sohbet ediyoruz. CHP milletvekilleri de alandalar. Atilla Sertel, “26 yıl önceki eylemde ben de vardım” diyor. 26 yıl önceki eylemin mimari Savaş Emek’i anıyoruz.

Aliağa inanılmaz bir kirlilikle karşı karşıya. 26 yıl önce kurdurulmayan termik santral kurulmuş. Davası sürmesine karşın iki yıldır çalışıyor. İki yeni termik santral yolda.

En kirli sanayiler kurulmuş Aliağa’ya. İnsanlar çaresizliğe itilmiş. Durum 26 yıl öncesine göre çok daha kötü. Aliağa’nın tüm sınırları aşan kirliliği giderek İzmir’i de etkilemeye başlamış.

Çevreciler, 26 yıl önce Grup Bulutsuzluk Özlem’inin “Acil demokrasi” şarkısını söylüyorlardı. Demokrasi olmadan çevre mücadelesinin başarı kazanması mümkün değil diyorlardı.

Aradan 26 yıl geçti. Anadolu’da bir doğa talanı yaşanıyor. İhtiyaç duyduğumuz şey hâlâ aynı: Acil demokrasi...

Eylem alanından ayrılırken Praksis grubunun müziği geliyor kulağımıza. Gezi eylemlerinde TOMA’lara, biber gazlarına ve plastik mermilerine karşı saksafon, gitar, davul ve trampet kullanarak mukavemet ettikleri için yargılanan grup üyeleri, şöyle diyorlar şarkılarında: “Umudu kaybetme, diren.” Sonra bir çevrecinin sözlerini işitiyoruz: “Bu daha başlangıç!”



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Önce Cumhuriyet! 9 Eylül 2018
İklim için ses ver! 2 Eylül 2018
Özel yaşamın sonu mu? 26 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları