Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

22.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

TBMM çatısı altında milletvekili olarak yemin etmiş “...vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü (...) koruyacağına; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı kalacağına; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve anayasaya sadakatten ayrılmayacağına büyük Türk milleti önünde namusu ve şerefi üzerine” and içmiş bir siyasetçi!

Aynı TBMM çatısı altında bu yeminin içerik, anlam ve bütünlüğünün reddi olacak şekilde, ideolojik olarak bağlı olduğu siyasal İslamcı “davanın” mezhepçi zihinsel mirasını, önyargı ve ötekileştirme pratiğini ortaya koyuyor. “13 yıl boyunca Suriye’de Müslümanlar katledilirken gıkını çıkarmayanlar bugün ‘Aleviler öldürülüyor’ diye ortalığı ayağa kaldırıyor” diyor! Bir nefret söylemini, toplumun yüzüne bağırıyor; algılarını, insani ortak onurunu, etik bilinç ve vicdanını bir kez daha parçalıyor.

Daha öncesinde de aynı zihniyetin farklı ağızlardan benzer söylemlerine tanık olan her inançtan, mezhepsel ve etnik aidiyetten, siyasi ve felsefi görüşten Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları; bu anlayış ve söylemin tesadüf, tekil ve bağımsız olmadığını biliyor. Tarihsel süreçte ve son dönemde özellikle yaratılan koşullarda, zihinsel ve davranışsal olarak nasıl kitlesel bir yapıya dönüştüğünü ve yayıldığını da kaygıyla izliyor.

Nitekim, AKP kadrolarının ve merkez kadın kollarının “Meclis kürsüsünde hakikatle sahip çıkıyor” diyerek, Leyla Şahin Usta’ya destek açıklamalarında bulunması, bu zihniyetin kurumsal olduğunu gösteriyor.

ANAYASA İHLALİ 

Bu anlayış ve söylemin; Anayasanın başlangıç kısmında düzenlenen “Türkiye Cumhuriyeti’nin maddi ve manevi mutluluğunu” koruma; “egemenliği millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamama”, “laiklik ilkesinin gereği olarak (kutsal) din duygularının, devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı” hükümlerine, bu hükümlerle amaçlanan “kamu düzeni”, “toplum huzuru” ve “toplumsal bütünlüğün sürdürülebilirliği” temel ilkelerine; temel ilkelerin yapısal unsurunu oluşturduğu genel anayasal düzene, “eşit hak öznesi yurttaş” temelinde düzenlenmiş temel hak ve özgürlükler sistemine, “millet” ve “vatandaşlık” tanımları ve unsurlarına aykırı olduğunu; anayasayı bütünsel bir ihlal fiili oluşturduğunu, toplumsal ve kamusal alanda fay hatları açtığını, bunların duygusal ve aidiyet bağlamında toplumsal bütünlük ve “milli dayanışmayı” tehdit eder boyuta geldiğini toplum; sosyal, siyasal, hukuksal bir gerçeklik olarak sürekli deneyimliyor.

NEFRET SÖYLEMİ

Leyla Şahin Usta bu söylemi ile “Alevilerin ‘ötekiler’ olarak öldürülmelerinin suskunlukla karşılanabilir” olduğu yönünde bir kabulü dile getirmiş; ayrımcılık yapmış, Alevileri hedef göstermiştir. Bir “nefret söylemi” suçu işlemiştir! (BM Nefret Söylemi Stratejisi ve Eylem Planı’na göre, nefret söylemi: “Kişiye veya bir gruba, kim oldukları temelinde, yani dinleri, etnik kökenleri, milliyetleri, ırkları, renkleri, soyları, cinsiyetleri veya diğer kimlik faktörleri temelinde saldıran veya aşağılayıcı veya ayrımcı dil kullanan, sözlü, yazılı veya davranışsal her türlü iletişimdir.)

Leyla Şahin Usta; cihatçı örgüt HTŞ’nin Suriye’de işlemiş olduğu “insanlığa karşı suçları” ve suçluları, zımnen övmüştür. (Türk Ceza Kanunu 215. maddesinde düzenlenen) “Suçu ve suçluyu övme” fiilini işlemiştir.

Aynı zamanda (TCK 216. madde 1. fıkrada düzenlendiği üzere) “halkın, mezhep bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmiş” ve aynı zamanda; “halkın bir kesimini, mezhep farklılığına dayanarak alenen aşağılamıştır”.

LAİK CUMHURİYET SAVUNUSU

Ayrıca, zımni olarak “alenen tehdit niteliğinde” anlaşılabilecek bu söylem ile (TCK 213. maddede düzenlendiği şekilde) “halk arasında korku ve panik yaratılmasına” neden olmuştur.

Ve elbette TBMM’nin kurumsal ve manevi yapısına, işlevsel ilkelerine, hukuksal öznelliği ve amacına uymayan bir söylemde bulunmuştur! Bu söylemin niteliğinin gerektirdiği siyasi ve hukuksal yaptırımlar, derhal yerine getirilmelidir.

Bu söylem ve dayanağı anlayış karşısında, başta AKP olmak üzere tüm siyasal yapı ve partilerin, demokratik kitle örgütlerinin, toplumun her kesiminin etkili bir karşıt tavır geliştirmesi; insan haklarını temel alan bir hukuka göre örgütlenmiş bireysel ve grupsal özgürlüğü, sosyal, hukuksal, ekonomik ve cinsiyet eşitliğini, adaleti ve toplumsal barışı; katılımcılığı sağlamış, sağlamayı hedeflemiş demokratik, laik bir siyasal, toplumsal yapıyı oluşturmak, bu yapı içinde birlikte yaşamak inancını sürdürmek için en önemli temel öncül olacaktır!

Toplumun geniş bir kesimini oluşturan Alevilerin; hegemonik bir üstünlük sanrısı içinde olan, siyasallaşmış bir din anlayışına dayalı “iktidarın” laiklik karşıtı, baskıcı, ötekileştirici uygulamalarına, nefret söylemlerine sürekli şekilde uğraması ve gündelik yaşamda sürekli bir tehdit algısı içinde kendini anlatmak, hatta savunmak zorunda bırakılması, başlı başına bir insan hakları ihlalidir. Kişi ve yurttaşlık haklarına aykırıdır, varlıksal bir tehdittir. Bu tehdit ve yarattığı algı, bütün bir toplumun sorunudur. Zira toplum, yasama dokunulmazlığı zırhının ardında, anayasayı sürekli ihlal edenleri, toplumsal bütünlüğün hedef alanları, “laik millet, laik Cumhuriyet, hak öznesi eşit yurttaş ” ilkesi yerine; “Türk, Kürt, Arap ümmet kardeşliğini” dayatmak isteyenleri ve zihinsel bağlantılarını açıkça görüyor. Laik, demokratik Cumhuriyet savunusu içinde olmanın yaşamsallığını da!

NEVAL OĞAN BALKIZ

HUKUKÇU, AKADEMİSYEN

Yazarın Son Yazıları

Üretim araçları sendikanın olursa - Engin Ünsal

İşçi sendikalarının temel görevi işveren karşısında güçsüz olan işçi sınıfına güvenli bir çalışma ortamı ve üretimden hakça bir pay sağlamaktır.

Devamını Oku
11.03.2026
Yapay zekâ nereye bağlanır? - Tayfun İşbilen

Bir yapay zekâ aracına “Bana bir paragraf yaz” dediğimizde ekranda beliren cümleler sanki “bulut” denen o belirsizlikten kendiliğinden süzülüp geliyormuş gibi görünüyor.

Devamını Oku
11.03.2026
Cumhuriyet’in bekası, ekonomi ve ‘kararsızlar’ - Sıtkı Ergüney

Kamuoyu araştırmaları, her üç seçmenden birinin yaklaşan genel seçimde oy vermeyi düşündüğü partiyi henüz belirleyemediğini gösteriyor.

Devamını Oku
10.03.2026
Öncelikle Mavi Vatan’da sondaj - Hikmet Sami Türk

Yeni derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, 15 Şubat’tan bu yana petrol ve doğalgaz aramak amacıyla Somali’ye gitmek için yolda.

Devamını Oku
10.03.2026
Cinsiyetçi düzen - M. Jülide Kızıltepe

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel patolojilerin değil, esasen toplumsal, kültürel ve kurumsal yapıların ürettiği ve yeniden ürettiği çok katmanlı bir sorun.

Devamını Oku
09.03.2026
Acının nesnesi değil, hayatın öznesi - Banu Tozluyurt

Dün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ydü.

Devamını Oku
09.03.2026
Eşitlik için mor, yeşil ve kamucu dönüşüm - Aylin Nazlıaka

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yalnızca bir anma günü değildir; eşitsizliğe, sömürüye, şiddete ve görünmez kılınan kadın emeğine karşı verilen tarihi direnişin adıdır.

Devamını Oku
07.03.2026
İklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç - Prof. Dr. Bekir S. Kocazeybek

Dünyada son yıllarda insan yaşamını tehdit eden faktörlerden en önemli ikisi olarak iklim değişikliği ve antimikrobiyal direnç (AMD, bakterilerin antibiyotiklere karşı gösterdiği direnç) sayılabilir.

Devamını Oku
06.03.2026
Okulda bıçak, toplumda çöküş - Levent Nayki

İstanbul’un Çekmeköy ilçesinde bir öğrencinin bıçaklı saldırısı sonucu biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik’in yaşamını yitirmesi, bir başka öğretmenin ve öğrencinin yaralanması, artık münferit bir “asayiş haberi” olarak geçiştirilemez. Bu olay, eğitim sistemimizin içine sürüklendiği büyük kırılmanın çarpıcı bir göstergesidir.

Devamını Oku
06.03.2026
Hürmüz Boğazı: Küresel enerjinin şah damarı - Can Erenoğlu

Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin en hassas Stratejik Dar Geçidi-Chokepoint olarak bilinir.

Devamını Oku
05.03.2026
‘Çocuklara kıymayın efendiler’ - Ziya Yergök

Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre, “18 yaşına kadar her insan çocuk sayılır.

Devamını Oku
05.03.2026
Susmayanlar İçin Bir Soru: Gerçekten Nedir Bu "İç Cephe"? - Murat Emir

Türk siyasetinin diline pelesenk olan, her kriz anında can simidi gibi sarılınan sihirli bir kavram oldu “İç cephenin tahkimi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Avrupa zor durumda - Nejat Eslen

13-15 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, Avrupalılar için yeni ve zorlu bir sürecin başlangıcı oldu.

Devamını Oku
04.03.2026
Köprü geliri satışı ve Osmanlı örneği - Selim Soydemir

Son zamanlarda boğaz köprülerinin ve bazı otoyolların özelleştirilmesi (işletme hakkının devri) bir kez daha gündeme getirilmiştir.

Devamını Oku
04.03.2026
Toplumlar neden korumasız kalır? - İbrahim Çakmanus

Türkiye’de demokratik siyasal ve toplumsal muhalefet Tayyip Erdoğan iktidarı tarafından yok ediliyor.

Devamını Oku
04.03.2026
3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

3 Mart: Güneşin Doğduğu Gün - Gülizar Biçer Karaca

Devamını Oku
03.03.2026
ABD-İsrail-İran denklemi ve Türkiye - Doğu Silahçıoğlu

ABD tarafından Ortadoğu’da İran için oluşturulan İsrail destekli geniş tecrit çemberi; son saldırı ile daha da daralmıştır. Bölgede sıcak savaş ihtimali giderek artmaktadır. Türkiye’nin yakın çevresinde oluşan bu resim, onun her üç ülke ile olan ilişkilerinde özenli, dengeli ve tutarlı bir politika izlemesini gerekli kılmaktadır. Bu da ancak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük önder Atatürk’ün erken Cumhuriyet döneminde belirlediği “dış politika ilkeleri”ne bağlı kalmakla sağlanabilir.

Devamını Oku
02.03.2026
Savaş ve Türkiye’nin sessiz gücü - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Türkiye bugün iki dalganın kesişiminde duruyor: Birincisi, İran–İsrail–ABD geriliminden doğan askeri ve ekonomik sarsıntı; ikincisi, bölgesel kırılganlık arttıkça daha görünür hale gelecek olan su jeopolitiği.

Devamını Oku
02.03.2026
Kabul edilmeyen 1 Mart tezkeresi - Mustafa Özyürek

Abdullah Gül başkanlığındaki AKP hükümeti tarafından, ABD’nin Irak işgalini gerçekleştirmesini garanti altına almak için 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilen tezkere reddedilmişti.

Devamını Oku
01.03.2026
Yitirdiğimiz yalnızca seçim mi? - Aykurt Nuhoğlu

İnşaat Mühendisleri Odası seçimlerini yitirdik.

Devamını Oku
01.03.2026
Ulus devletin vicdan anı - Enis Tütüncü

1 Mart 2003 Tezkeresi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan sıradan bir oylama değildir.

Devamını Oku
28.02.2026
Laiklik ve dönüştürülen Türkiye - Cengiz Karahan

Milli eğitim bakanı, bütün illere gönderdiği “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle; anayasada yer alan laiklik ilkesine aykırı davranmıştır.

Devamını Oku
28.02.2026
1 Mart tezkeresi üzerine - Prof. Dr. Mustafa Özyurt

1 Mart 2026 pazar günü 22. dönem CHP milletvekilleri, 1 Mart 2003 gününün 23. yılını kutlamak için, Ankara’da bir araya gelecekler.

Devamını Oku
27.02.2026
Hasan Âli Yücel’in ‘arkadaşı’... - Mustafa Gazalcı

Yedi yıl, 7 ay, 7 gün Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Âli Yücel’in eğitim ve kültür yaşamımızdaki hizmetleri saymakla bitmez.

Devamını Oku
26.02.2026
Tercih değil strateji: Eğitimde süreklilik - Burcu Aybat

Anne babaların çocukları için “en iyi” okulu seçmeye çalıştığı karar süreci her zaman heyecan vericidir ancak bugün durum karmaşık.

Devamını Oku
26.02.2026
Muzaffer İlhan Erdost: Baskıya boyun eğmeden ayakta kalan aydın - Mahmut Aslan

Muzaffer İlhan Erdost'u yitirişimiz üzerinden altı yıl geçti.

Devamını Oku
25.02.2026
Anlamın gölgesinde - Ferruh Tunç

Anlamsız dediğimiz şey çoğu zaman dünyaya değil, dünyayla kurduğumuz kopukluğa aittir.

Devamını Oku
24.02.2026
Alona’dan Silivri’ye; 53 yılın muhasebesi - Yavuz Saltık

Yeşil sahalarda her İstanbul takımı; adı, sanı, oynadığı seviye, lig vs. ne olursa olsun ben aynı kefede tutarım.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimdeki çöküşe ramazan perdesi! - Nazım Mutlu

Dileyenlerin 25 Temmuz 2018’de MEB Müsteşarlığı’ndan ayrılan ve 17 Ağustos 2018’den sonra yasadışı akademik unvan sıçramalarıyla nasıl profesör ve rektör olduğuna ilişkin bilgilere kolayca ulaşabileceği Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlıktaki müsteşarlık yıllarından başladığı eğitimi kendi siyasal çizgilerine göre biçimlendirme çalışmalarına yeni halkalar ekliyor.

Devamını Oku
24.02.2026
Eğitimde karşıdevrim - Cihangir Dumanlı

Büyük devrimci Atatürk Cumhuriyeti eğitim, bilim ve kültür temeli üzerine kurmuştur.

Devamını Oku
23.02.2026
Kanserden korunma ve tek sağlık - Azmi Yüksel

Kanser, yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil; çevresel, toplumsal ve yönetsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı problemidir.

Devamını Oku
21.02.2026
Ne yapmalı? - Av. Dr. Başar Yaltı

Bu sütunlarda 21.01.2026 tarihinde yayımlanan “Stratejik Akıl ve Politik Alan” adlı yazıyla; siyasal iktidarın “Yeni Türkiye Yüzyılı” adı altında bir strateji izleyerek Cumhuriyet değerlerini ve anayasal ilkeleri, en hafif deyimle aşındırarak, siyasal İslama dayalı otoriter bir düzen kurma konusunda hayli yol aldığını, buna karşın muhalefetin temel bir stratejiden yoksun, dağınık ve etkisi olmayan eylemler yaptığını belirterek, stratejik akıl ve stratejik planlama ile hareket edilmesi gerektiği önerisinde bulunmuştuk. Bu anlamda muhalefete yol gösterici, bir “stratejik akıl kurulu”na ihtiyaç olduğunu da belirtmiştik.

Devamını Oku
20.02.2026
Sağlık sistemimiz hasta! - Prof. Dr. Gazi Zorer

Sağlık alanında yaşanan sorunların giderek artmasına paralel olarak halkın tepkisi de sürekli artıyor.

Devamını Oku
20.02.2026
Sosyoekonomik yapı ve şiddet - Ayşe Atalay

Şiddet bir insanın bir başkasına ya da gruba istemediği, arzu etmediği bir davranışta bulunması için uyguladığı fiziksel olduğu kadar psikolojik, kültürel ve ekonomik boyutları da içeren bir zorlamadır.

Devamını Oku
19.02.2026
Solun büyük yol ayrımı - Kaan Eroğuz

Türkiye’de sosyalist hareketin Kemalist devrime bakışı her dönem temel ayrışmaların ve tekrarlanan tartışmaların kaynağı olagelmiştir.

Devamını Oku
19.02.2026
Okullarda eğitsel kodlar - Nusret Ertürk

Öğrencilerimizden, bizi gönendirecek haberler duymak istiyorsak, okullarda eğitsel kollara önem vermeliyiz.

Devamını Oku
19.02.2026
Tarih denen büyük yargıç - Halil Sarıgöz

Geçtiğimiz günlerde Aydın’da ve Keçiören’de yaşanan istifalar yalnızca yerel siyasetin dar gündemi değildir.

Devamını Oku
18.02.2026
Parti devletinde 'hukuk' - Erol Türk

AKP genel başkanı, başta anayasa olmak üzere tüm hukuk kurallarını askıya alan ve hukuk devleti ilkesini zedeleyen, ülkenin en tartışmalı ismi olan İstanbul cumhuriyet başsavcısını bir gece yarısı adalet bakanı olarak atadı.

Devamını Oku
18.02.2026
Türkiye ağlıyor - Gani Aşık

Vatanı için cephelerde silah ve süngülerle aslanlar gibi vuruşup kaplanlar gibi kükreyen Türkler aslında naif, ince kalpli ve tepeden tırnağa duygu yüklü insanlardır.

Devamını Oku
18.02.2026
İzmir İktisat Kongresi'nin 103. yıldönümü - Hüner Tuncer

Cumhuriyetin ilanından önce 17 Şubat 1923’te İzmir’de, “Türkiye İktisat Kongresi” toplanmıştı.

Devamını Oku
17.02.2026