İki Galatasaray var bu sezon. Bir tanesi, lig maçlarına, uzatmalı sevgilisinden bıkmış ama ondan vazgeçemeyen biri gibi davranan Galatasaray… Biri, yeni heyecanlara yelken açıp en iyi yönlerini sergileyen ‘yakışıklı’ Galatasaray. Şampiyonlar Ligi; ikinci kategoride yer alıyor… Osimhen’in dönüşüyle baskısı da tutkusu da artan Sarı-Kırmızılı takım, erken yediği gole rağmen (4’ Simeone); oyunu bırakmıyor. Fazla pozisyon üretemese de saklanmadan, Madrid’inkine denk bir oyun sergiliyor. Hatta baskısıyla 20’de Llorente’nin kendi kalesine gol atmasına da yol açıyor. İki tarafın da rakip kalede korkutucu pozisyonlar yaratarak devam ettirdiği bu kusursuz denge sonunda Galatasaray kritik bir puanı hanesine yazarak, ilk 24 yolunda büyük bir adım atıyor.
Yazarın Son Yazıları
Çok değil 4 gün önce karşı karşıya gelmişti iki takım.
Gençlerbirliği ligin dibine kaymaktan kurtulmaya; Galatasaray liderlik koltuğundaki huzurunu bozmamaya çabalıyor…
Taktik mi yoksa psikoloji mi bilinmez, Galatasaray karşısında Kocaelispor, ilk yarıyı her anlamda “arkasına yaslanarak” geçiriyor…
Ama Galatasaray’da bu maç sorumluluk alan kadro, önceki maçın yaralarını sarmakta kararlı! 75’te maçın bir diğer yıldızı Lemina, skoru 3’e getiriyor. Sorunlu bir kadrodan sorumlu bir takım oyunu çıkartan Galatasaray yoluna devam ediyor.
Derbilerde söylenen “İyi olan kazansın” ifadesi, Trabzonspor-Galatasaray maçının ortasına yerleşiyor…
Formda bir Başakşehir ve yorgun bir Galatasaray…