Kız çocuğunun elini tutan ilk ve son başkan
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Kız çocuğunun elini tutan ilk ve son başkan

29.10.2023 12:22
Güncellenme:
Takip Et:

Bugün 29 Ekim 2023, Cumhuriyetimizin ilk yüzüncü kuruluş yıldönümü. Kutlu olsun. Cumhuriyet fazilettir, Cumhuriyet dedeler nizamı değildir, aklın ve bilimin intizamıdır. Cumhuriyetin özü şudur: Bu yönetim şeklinde bir ulus egemenliğini kendi elinde tutar ve bunu belirli aralarla seçtiği kişiler aracılığıyla kullanır. Cumhuriyette seçim vardır, bu yönetim biçiminde yönetenlerin ve yönetilenlerin statüleri farklı olabilir ancak onurları eşittir. Monarşilerde ise durum farklıdır. 

Monarşilerde krallar, padişahlar seçilmezler, kendi kendilerini atarlar, hatta birçoğu kendilerinin ve ailelerinin Tanrı tarafından atandıklarını, yani kutsal olduklarını iddia ederler. Böyle olunca da kimse onlara hesap soramaz, istekleri Tanrı buyruğu sayılır. Tahta oturan bazı kralların ve şahların ayaklarının altında minder vardı. Bu minderler ayakları acımasın diye konulmazdı, onların yerden yukarıda olduklarını, yer ile gök arasında bir konumda bulunduklarını vurgulamak için konulurdu. Havada duramayan bu kutsal kişilerin ölümlülerden yukarıda oldukları, bu mış gibi mizansenle ifade edilirdi. Bir şahın veliaht olan oğlunun ayaklarının altına minder koyulurken, diğer oğlunun ayaklarına minder koyulmazdı. Bir padişah vezirini veya kendi oğlunu neden göstermeksizin öldürtebilirdi, karanlık çağda Avrupa’daki krallar, hiçbir veriye dayanmadan bir kişiyi krala ihanetle suçlayıp idam ettirebilirlerdi. Çünkü monarşilerde kuvvetler ayırımı yoktu, yasama, yürütme, yargı tek adamın elinde olurdu. 

Cumhuriyetin özü güzeldir, ancak Cumhuriyetin bu öze ilave olarak getirdiği çok sayıda müştemilat, yani ek unsur da vardır. Bunlardan birkaçı kadının erkeğe eşitliğidir, pozitif bilimdir, sanatta ve sporda özgürlüktür. (Kelimenin aslı müştemelat olsa da bugün hatalı bir yaygın kullanımla müştemilat diyoruz.) 

ATATÜRK'ÜN 'ÜLKÜ'SÜ

Cumhuriyetin müştemilatını anlatmak istediğimizde küçük Ülkü büyük bir önem taşır. Atatürk dünyada bir kız çocuğunun elinden tutup resmi toplantılara giden ilk ve son devlet başkanıdır. O, kız çocuklarına yeterince değer vermeyen babalara örnek olmak için yapmıştır bunu.

Küçük Ülkü’nün gölgesi çok uzun oldu. Ülkü büyüdü Türkan Saylan, Türkan Akyol, Türkan Şoray oldu. 

Ülkü büyüdü Kadın Milli Voleybol Takımımız oldu. l Ülkü büyüdü dünya rekortmeni yüzücümüz Ada Zehra oldu. 

Ülkü büyüdü, hem bir hekim hem ses sanatçısı olan Latife Ebru Talum oldu. 

Atatürk, 1937’de “Ben öldükten sonra beni ve Cumhuriyeti kötüleyenler olacaktır; ancak Cumhuriyet yaşayacaktır, çünkü kökleri çok derindedir” demişti. Evet, Cumhuriyet yaşayacaktır, çünkü kökleri derinlerdedir, başka bir söyleyişle Cumhuriyet’in müştemilatı, vazgeçilemeyecek kadar zengindir. 

Biyolojideki olduğu gibi toplumların yaşam biçimlerinde de evrim söz konusudur. Bir zamanlar diktatörlük, krallık, padişahlık işlevseldi, ancak dünyadaki yönetim biçimi giderek cumhuriyete doğru evrimleşti. Artık cumhuriyet var. Evrim geriye gitmez, bütün zürafalar uzarken birkaç zürafanın kısa kalması mümkün değildir. Benzer şekilde dünyada zaman zaman cumhuriyet karşıtı olan yönetim biçimleri tekrar revaçta oluyor gibi gözükse de sonuçta cumhuriyetten geri dönüş olmayacaktır. Dünyada ve ülkemizde cumhuriyet yaşayacaktır, Türkiye Cumhuriyeti payidar kalacaktır. (Cumhuriyetin neye evrileceğine ise yapay zekâlar karar verecektir.)

Yazarın Son Yazıları

Okul zorbalığı

Okul zorbalığı

Devamını Oku
12.04.2026
Songül ve Mahmut Telli

Zülfü Livaneli, “Serenad” isimli romanında “Türkiye’de her ailenin bir hikâyesi vardır” der. Balkan Savaşı, Çanakkale Savaşı, Sarıkamış, Kurtuluş Savaşı, 12 Mart’ın mağdurları, 12 Eylül’ün muğlak kayıpları ve türlü felaketler bu duruma neden olmuştur. Acısıyla, tatlısıyla kendine özgü hikâyesi olan bir Türk ailesi de Telli ailesidir. Songül ve Mahmtu Telli çiftinin Cenk ve Cem adlı iki oğulları olmuştu. Ailenin başına gelen felaket Cenk’i 19 yaşındayken Almanya’da bir trafik kazasında kaybetmeleriydi.

Devamını Oku
05.04.2026
Zorbalık

Zorbalık

Devamını Oku
29.03.2026
Binek taş kadar pırlanta

Kadın cinayetlerini durdurma çabası, kısıtlı çevrelerdeki kınama seanslarından sıyrılıp İstanbul Sözleşmesi gibi hukuki güvencelere ve toplumsal bağlantısallık ilkesine dayanmak zorunda. Siyasal üsluptaki öfke dilinden televizyon dizilerindeki silah güzellemesine kadar her ayrıntı, şiddeti bir yaşam biçimi olarak meşrulaştırıyor. Gerçek çözüm ise ekonomik iyileşme ve eğitim reformuyla desteklenen topyekûn bir kültürel değişimde yatmaktadır.

Devamını Oku
15.03.2026
Çocuk çeteleri

Çocuk çeteleri

Devamını Oku
22.02.2026
Balım kız, dalım oğul

Çocukluğun o hışırtılı radyo günlerinde, radyo başından ayrılmayan bir neslin belleğinde iz bırakan bir ses: Dr. Ceyhun Atuf Kansu’nun Anadolu coğrafyasını, bitkilerini ve kültürünü destansı bir üslupla anlattığı o unutulmaz radyo konuşmaları, Cumhuriyet’i ve Anadolu’yu selamlıyordu.

Devamını Oku
15.02.2026