Çocuk çeteleri
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Çocuk çeteleri

22.02.2026 12:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ülkemiz için yeni sayılabilecek bir kavram çıktı ortaya, bu da çocuk çeteleri. Bazı Güney Amerika ülkelerinde vardı, bizde yeni. Organize çalışıyorlar bu çeteler, çocuk yaşta birisini öldürüyorlar bazen, sonra da şikayetçi olmasınlar diye ailesini tehdit ediyorlar. Adeta minyatür bir mafya. Minyatür ama sonuçta bir cana kıyıyorlar. Bazısı da bir çeteye mensup değil fakat evden silah alıp bir öğretmeni öldürüyor. Sonuçta farklı örüntüler içinde çocuklarda saldırganlık ortaya çıkıyor.

Çocuk katil olayı yeni değil. Kırsal kesimde bekar bir kızcağız hamile kalırdı; hamile bırakan kişi aile içinden biri olurdu bazen yani ensest olurdu. Aile meclisi toplanıp namusumuzu temizleyeceğiz gerekçesiyle bu kızı çocuk yaştaki erkek kardeşine öldürtürlerdi. Büyükler kendileri öldürmezlerdi, az ceza alsın diye bir çocuğa işletirlerdi cinayeti. Çocuk çetelerinin yapısı bu durumdan farklı. Çeteler kendi içlerinde, kendi inisiyatifleriyle organize oluyorlar.

SALDIRGANLIK DOĞUŞTAN MI?

Freud ve Lorenz gibi bazı kuramcılar saldırganlığın içgüdüsel olduğunu ileri sürmüşlerdir. Freud’a göre insanda doğuştan cinsel ve saldırgan dürtüler vardır. Margaret Mead’e ve bazılarına göre saldırganlık doğuştan değildir, öğrenilen bir şeydir.

Kanımca öfke içgüdüsel olabilir, tüm insanlarda saldırganlık dürtüsü bulunabilir ancak bunların davranışa dönüşmesini çevre şartları, yani öğrenme belirler. Örneğin bir haksızlığa uğrayan kişi öfkesini mizahla, yani yüceltilmiş (süblime edilmiş) şekilde ifade edebilir. Aynı haksızlığa uğrayan bir başkası sözel saldırganlığa, üçüncü kişi ise fiziksel saldırganlığa baş vurabilir. Kişi ailesinde, çevresinde ne tür saldırgan davranışlar görmüşse bunu sergiler. Barışçıl ortamlarda büyüyenler barışçı olurlar. Bu bakış tarzı hayvanlar için de geçerlidir.

PİTBULL SALDIRGAN MI?

Pitbull cinsi köpeklerin saldırgan, vahşi oldukları bu yüzden de yasaklanmaları gerektiği konusunda genel bir kanı var. Bu kanı yanlıştır. Çoğunlukla saldırgan eğilimli kişiler pitbull ediniyorlar ve köpeklerine saldırganlık eğitimi veriyorlar. Bu hayvanlar ise çocuklara, yetişkinlere ölümcül zararlar veriyorlar. Gözlediğim kadarıyla bazı pitbull sahipleri küçük yaşlardan itibaren köpeklerini barışçıl yetiştiriyorlar, onlara saldırganlık öğretmiyorlar. Bu köpekler gayet munis, sevecen ve sevilesi oluyorlar. Afyon’da veteriner hekim Ahmet Dönmez’in de belirttiği gibi pitbullar duygusal hayvanlardır, uygun yetiştirildiklerinde sadık ve dost canlısı olurlar.

Peki pitbull yetiştirmek yasaklanmalı mı? Pitbullda sorun yoktur, sorun saldırgan sahiplerdedir. Saldırgan sahipleri eğitemediğimize göre pitbull yetiştiriciliği sorun yaratacaktır. Ancak çoban köpeklerini de saldırgan yetiştiren pek çok kişi vardır. Bunu ne yapacağız? Ben bugüne kadar iki çoban köpeğini yavruyken alıp yetiştirdim, sahiplerini koruyan fakat aynı zamanda çok munis hayvanlar oldular. Biz evde olmadığımız zaman kedilerimiz onların bacaklarına sürtünüyor, göğüslerinde yatıyorlardı.

ÇOCUKLAR NİÇİN CİNAYET İŞLER?

Teşbihte hata olmasın, pitbull örneğinden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz; çocuklar doğuştan saldırganlık eğilimine sahip değillerdir. Hele ki çete kurmak gibi organize saldırganlık eğilimi çocukların doğalarında yoktur. Aile, yakın çevre, toplum, kısmen de televizyon ve sosyal medya onları saldırganlığa iter.

Saldırganlık konusundaki laboratuvar deneyleri sokaktaki saldırganlığı tam olarak anlamamıza yol açmaz, ayrıca bilindiğinin aksine televizyon da birebir saldırganlığı kışkırtmaz.* Televizyonun ve bilgisayar oyunlarının çocukların saldırganlıklarında ancak belirli bir payı olabilir. Oğlan çocuklara oyuncak tabanca almanın onları ileride saldırgan yapacağı da abartılı bir iddia. Benim oyuncak tabancam, kılıcım, Kızılderili başlığım vardı fakat hiç kuş avlamadım, böcek bile öldürmem.

Çocuk çetelerinin ve çocukların cinayet işlemelerinin çok karmaşık nedenleri var. Olaya bağlantısallık açısından yaklaşmak gerekir. Çocukların çeteleşmelerinin ve cinayet işlemelerinin muhtemel nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

- Ekonomik ve toplumsal sorunlar. Bu sorunlar yetişkinleri gergin kılmaktadır, bu gerginlik ise toplumun tüm katmanlarını etkilemektedir. Ekonomik sıkıntı çeken anne babalar aile içinde öfkeli olabilirler. Bu öfke çocuklarının saldırganlığına yol açabilir.

- İşsizlik, toplumun her kesimindeki, özellikle gençler arasındaki gelecek kaygısı. Fırsat bulan gençlerin akın akın yurt dışına gitmeleri.

- Siyasi kavgalar, yemekteyiz türü televizyon programlardaki sunî gerginlikler, doktor, öğretmen cinayetleri. “Biz artık doktor dövüyoruz” diyen kadının sosyal medya görüntüleri ve benzerleri…

* Freedman, J. L., Sears, D. O. ve Carlsmith, J. M. (2003). Sosyal Psikoloji. Çev. A. Dönmez. Ankara: İmge Kitabevi.

Yazarın Son Yazıları

Köleleşme

Kölelik tarih boyunca zincirlerle ve kırbaçlarla kuruldu. Günümüzde ise tüketim alışkanlıkları, ve görünmez bağımlılıklar, özgürlük duygusunu yeniden sorgulatıyor. Kölelik düzenleri tarihe karışsa da modern yaşamın sunduğu konfor ve teknolojibireyi farkında olmadan yeni bağımlılık ilişkilerinin içine çekebiliyor.

Devamını Oku
05.07.2026
Ahlak eğitimi

Ahlak eğitimi

Devamını Oku
28.06.2026
Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Günümüzde pek çok eğitimci, aydın Finlandiya’daki eğitim mucizesini görüp öğrenmek için Finlandiya’ya gidiyor. Bence gereksiz, görüp öğrensek bile ülkemizde uygulayamayız. Atatürk Finlandiya’daki şahlanışı anlatan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” isimli kitabı Türkçeye çevirtmiş ve askeri okullarda okunmasını istemişti. Biz Finlandiya eğitim sistemini 90 yıldır biliyoruz. Biliyoruz da hayata geçiremiyoruz.

Devamını Oku
21.06.2026
Ey Türk genci

Ey Türk genci

Devamını Oku
14.06.2026
‘Sarı Zarflar’

Nazi Almanyası’ndan Sovyetler Birliği’ne, McCarthy döneminden günümüze uzanan ortak bir hikâye: Düşünceleri nedeniyle hedef alınan insanlar. “Sarı Zarflar”, bu evrensel yarayı sinema diliyle yeniden hatırlatıyor.

Devamını Oku
07.06.2026
Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık

Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık yalnızca insana özgü davranışlar değil. Ancak insanı ayıran şey, bu eğilimleri ahlak ve bilinç süzgecinden geçirebilme sorumluluğu. Doğada sahte sinyal, yiyecek isteme ve çıkar için davranış değiştirme örnekleri var. İnsanda ise bu davranışlar dil, bilinç ve ahlakla birleşince çok daha karmaşık duruma geliyor.

Devamını Oku
31.05.2026