Balım kız, dalım oğul
Üstün Dökmen
Son Köşe Yazıları

Balım kız, dalım oğul

15.02.2026 12:08
Güncellenme:
Takip Et:

Ceyhun Atuf Kansu’nun yaptıklarını, bilge kişiliğini, topluma mal olmuşluğunu biliyorsunuzdur ancak bu yazıda sizlere onun içerden, bir Türk ailesi içinden nasıl göründüğünü anlatmak istiyorum. 

RADYO VE BEN

Çocukluğumda radyo önemli bir kültür öğesiydi. Nevin Uluçam’ın “Dilek Kutusu”yla, arkası yarınlarla, “Mikrofonda Tiyatro”yla, “Çocuk Saati”yle, Kenterlerin “Uğurlugiller”iyle radyoda tanıştım. Ceyhun Atuf Kansuyla da radyoda tanıştım.

Şimdilerde antika sayılan, o zamanlar “Meyhane radyosu” denilen devasa bir radyo vardı evimizde; hışırtılar içinde dinlerdik. Sanırım lise ikinci sınıftaydım, bir pazar akşamı bir bey konuşuyordu radyoda, annem “Bak Üstün bu önemli bir kişidir, doktordur, şairdir, ülkeyi dolaşıp konferanslar verir” dedi. Annem edebiyat öğretmeniydi, dinle diye ısrar etmedi. Sadece konuşmacı hakkında bilgi verdi. Ben de bu bilgiyi ciddiye aldım, o akşamki programı izledim, hoşuma gitti, o günden sonra her hafta izledim. Annemle babam da benimle birlikte izlediler.

Konuşmacı Dr. Ceyhun Atuf Kansu’ydu, söze “Balım kız, dalım oğul” diye başlardı. Görünürde gençlere, aslında her yaştan gence hitap ediyordu. Kansu’nun bu konuşmaları bugün kitap haline getirilmiştir.* 34 basım yapan bu kitapta Anadolu Coğrafyası, Anadolu’nun kırları, şehirleri, son 100 yılda üzerine Cumhuriyet sinmiş kültürü ele alınıyor.

Kansu, radyo konuşmalarında destansı bir tarzda şiirsel bir dil kullanmıştı. Bence sözleri Dede Korkut Destanı’nı hatırlatıyor ama asla onun kopyası değil. Dede Korkut benzeri bir Türk büyüğünün sesinden Anadolu’yu dinleriz bu konuşmalarda ve kitapta. Her romanın kendi üslubu olması gerektiği söylenir. “Balım Kız Dalım Oğul” bir roman değildir ancak yazar burada kendine özgü, başkaca bir yerde rastlamadığımız bir üslup oluşturmuştur.

Kitap Malazgirt Savaşı’yla, Muş Ovası’yla başlar; Erzurum’dan, Sivas’tan, Konya’dan, Söğüt’ten, Ankara’dan, İzmir’den, Ürgüp’ten, Trabzon’dan, Akşehir’den, Bursa’dan, İznik Gölü’nden ve daha nice Anadolu beldesinden söz eder. Kümbetlerden, kervansaraylardan söz eder. Kümbetlerden ve kervansaraylardan daha güzel, daha şiirsel bir üslupla söz eden eser görmedim.

“Balım Kız Dalım Oğul”da Anadolu’daki pek çok bitkiden bu arada Ankara çiğdeminden de söz edilmektedir. Ankara çiğdemi, Türkiye Cumhuriyeti’ne özgü başkentin bu başkente özgü endemik bir bitkisidir.

Kitapta halk şairlerinden pek çok şiir, Nasrettin Hoca’ya ilişkin şiirle dile getirilmiş fıkralar da var. Zaten bilegeldiğimiz bu fıkraları okuduğumuzda tekrar güleriz. Yüzyıllar boyunca Anadolu’nun anaları çok ağlamışlardır fakat Anadolu kültürü yine de güler yüzlü bir kültürdür.

HALKEVLERİ

Halkevleri toplumu eğitmek amacıyla 1932’de kuruldu, birkaç defa kapatıldı, sonra tekrar açıldı. Halkevlerinde pek çok konferans ve konser verildi, tiyatro sergilendi, binlerce kişi bu çatı altında kitap okudu. Halkevlerinde Köy Enstitülerine benzeyen fakat daha geniş kapsamlı olan bir kültür hizmeti yürütüldü. Ben ilk tiyatromu ve konserimi Erzurum Halkevi’nde izledim. Tiyatro yazmanın ve klasik Batı müziğine ilgimin temel nedeni bu iki olaydır.

CUMHURİYETİN EĞİTİM NEFERLERİ

Cumhuriyet, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde eğitimde büyük atılımlar yapmıştır. Atatürk millet vekili maaşının öğretmen maaşından fazla olmaması gerektiğini belirtmiştir. Daha Kurtuluş Savaşı bitmeden milli eğitim şurası toplanmıştır, Cumhuriyet’in ilanından sonra köy enstitüleri ve halk evleri kurulmuştur. Devlet eliyle yapılan bu eğitim seferberliğinin yanı sıra bir de örgütlü eğitim sisteminin içinde yer almayan, bireysel gayretiyle parlamış çok sayıda eğitimcimiz vardır. Hepsinin adını belirtmek mümkün değildir. En çok adı geçenler arasında bence Ceyhun Atuf Kansu’yu, Avar öğretmeni, Aziz Nesin’i, Türkân Saylan’ı örnek verebiliriz. Avar öğretmen, dağ köylerini atla dolaşıp yatlı kız öğretmen okullarına öğrenci taşıyordu. Başlangıçta çocuklarını okula gönderme konusunda çekingen davranan aileler bir süre sonra tutumlarını değiştirdiler; Avar öğretmen atının terkisine iki kız çocuğu alıp köyden ayrılırken anneler “Kızımı da götür Avar” diye peşinden koştular.

Aziz Nesin, çağdaş çocuklar yetiştirmek için okul kurdu, ayrıca Ali Nesin ve Sevan Nişanyan bir matematik köyü kurdular. Bu isimlerin yanı sıra Soprano Selmin Günöz Barış Çocuk ve Gençlik Orkestrası kurmuştur. Sanatı ve Cumhuriyet’i severlerin müzik aleti bağışlarıyla bu orkestra gelişmektedir. Bu konulardaki bireysel çabalar, küçümsenmeyecek bir değer yaratmaktadır.

* Kansu, C. A. (2025). Balım Kız Dalım Oğul. Ankara Bilgi Yayınevi, 34. Basım.

İlgili Konular: #radyo

Yazarın Son Yazıları

Köleleşme

Kölelik tarih boyunca zincirlerle ve kırbaçlarla kuruldu. Günümüzde ise tüketim alışkanlıkları, ve görünmez bağımlılıklar, özgürlük duygusunu yeniden sorgulatıyor. Kölelik düzenleri tarihe karışsa da modern yaşamın sunduğu konfor ve teknolojibireyi farkında olmadan yeni bağımlılık ilişkilerinin içine çekebiliyor.

Devamını Oku
05.07.2026
Ahlak eğitimi

Ahlak eğitimi

Devamını Oku
28.06.2026
Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Günümüzde pek çok eğitimci, aydın Finlandiya’daki eğitim mucizesini görüp öğrenmek için Finlandiya’ya gidiyor. Bence gereksiz, görüp öğrensek bile ülkemizde uygulayamayız. Atatürk Finlandiya’daki şahlanışı anlatan “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” isimli kitabı Türkçeye çevirtmiş ve askeri okullarda okunmasını istemişti. Biz Finlandiya eğitim sistemini 90 yıldır biliyoruz. Biliyoruz da hayata geçiremiyoruz.

Devamını Oku
21.06.2026
Ey Türk genci

Ey Türk genci

Devamını Oku
14.06.2026
‘Sarı Zarflar’

Nazi Almanyası’ndan Sovyetler Birliği’ne, McCarthy döneminden günümüze uzanan ortak bir hikâye: Düşünceleri nedeniyle hedef alınan insanlar. “Sarı Zarflar”, bu evrensel yarayı sinema diliyle yeniden hatırlatıyor.

Devamını Oku
07.06.2026
Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık

Dalkavukluk, dilencilik ve yalancılık yalnızca insana özgü davranışlar değil. Ancak insanı ayıran şey, bu eğilimleri ahlak ve bilinç süzgecinden geçirebilme sorumluluğu. Doğada sahte sinyal, yiyecek isteme ve çıkar için davranış değiştirme örnekleri var. İnsanda ise bu davranışlar dil, bilinç ve ahlakla birleşince çok daha karmaşık duruma geliyor.

Devamını Oku
31.05.2026