Ağaç yaşken eğilir
Adnan Binyazar
Son Köşe Yazıları

Ağaç yaşken eğilir

22.03.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ağaç yaşken eğilir” atasözü eğitimin temel ilkesidir. Bu sözü ağaçtan alıp insana yönelttiğimizde “yaş” sözcüğünün yerini, “çocuk” alır. 

Berlin’deki evimizin penceresi, üzerinden yüzlerce aracın geçtiği asfalta bakıyor. 

Almanya’da, kamuya yönelik yapılar, araçlar “evladiyelik”tir. Yüzyıllar öncesi yerüstü yeraltı trenleri, sokakları dolduran otobüsler, her gün dolup taşsa da neredeyse el değmemiş ölçüde yenidir. 

Yeni-eski kavramları bende nedense hep Shakespeare’in 76. sonesindeki dizelerini çağrıştırır: 

Önceden ne yazmışsam yine yazarım onu, Nasıl ki güneş her gün hem eskidir hem yeni. 

Asfaltın altında, içinden kullanılan suların aktığı, eskiyen borular çıkartılıp yerine yenileri takılıyor. Bu değişim, insan elinin yalnızca yönlendirmeyi sağlayan direksiyona değdiği dev araçlarla yapılıyor. 

ÇOCUĞUN GERÇEĞİ 

İşçiler akşama doğru o günkü görevlerini tamamlayıp gitmişti. Çalışma alanının dışında yalnızca annesiyle bir çocuk kalmıştı. Çocuğun elinde asfaltı kazıyan aracın oyuncak modeli vardı. Oyuncağın burnunu indirip kaldırsa toprak olduğu yerde kalıyodu. 

Annesinin gözü, çocuktaydı. “Şunu yap, bunu yap” demeden, onun bu işin üstesinden nasıl geleceğine bakıyordu. Bekçinin de ilgisini çekmiş olmalı ki çocuğun önüne koca bir kürekle toprak yığdı. Çocuk, toprağı bir yerden alıp başka yere yığınca annesinin yüzüne baktı... 

KENDİ ÖĞRENSİN!

Almanya’da çocuğa öğretilmiyor, öğrenme ortamı yaratılıyor. Anne de baba da üç yaşından sonra çocuğun elinden tutmuyor. Öyle de olsa çocuk bir süre sonra anesinin, babasının temposunda yürümeye başlar. 

Bir babanın üç yaşındaki kızına bisiklete binmeyi öğretirken yalnızca düşerse korumak için onun yakınında durduğunu görmüştüm. Önce pedal yerine ayaklarını kullandığı bisiklette deneme yaptırdı çocuğa. 

Alman toplumu, İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı dayanışma duygusuyla, bir yaşlıyı, sakatı zor durumda görürse hemen onun yardımına koşar. 

Bir gün ormanımsı bir yerde ayağım toprağa gömülü bir dala takılıp düşünce kendimi bir anda bir Alman gencinin şefkatli kolları arasında bulmuştum. Kız arkadaşı elinde bir şişeyle bana su içirmeye çalışırken genç, cankurtaran gelsin diye hastaneye telefon ediyordu... 

ÖĞRETME Mİ, ÖĞRENME Mİ?

Yazıda her koşulda, konuyu boş lafla doldurma yerine etkili bir örnekle beslemeyi yeğlerim. 1958’den başlayıp 1999 yılında emeklilikle sona eren öğretmenliğim sırasında öğrenciye bilgi aktarımında bulunmamış, onda öğrenme isteği uyandırmaya çalışmıştım. Bunu onlarda uyandırdığım okuma alışkanlığına borçluyum. 

Einstein’ın “Akıl veren çoktur, akıl yoktur” özdeyişinin de etkisiyle yazılarımı belleğe kazınacak olaylarla beslemeye çalışırım.

Yazarın Son Yazıları

Atatürk’ün Bursa Nutku

Atatürk bütün konuşmalarında, üstünden yüzyıllar da geçse belleğe kazınan unutulmaz sözler bırakmıştır.

Devamını Oku
05.06.2026
Gençlerin eğitimi

Gençler, onlara özgür ortamlar yaratıldığında eğitime kendileri koşar.

Devamını Oku
29.05.2026
Düşünceden düşünceye

Daraldığım anlarda kendimi kitapların dünyasına atıp düşünceden düşünceye, duyarlıktan duyarlığa atarak içimde yeni bir dünya yaratıyorum.

Devamını Oku
22.05.2026
Uyur iken uyarılmak

Kimi zaman ozanların deyişleri, yazarların sözleri birden canlanıverir belleğimde.

Devamını Oku
15.05.2026
Gençliğe güven

Bir toplumda anaların babaların güven kaynağı olan gençlerin arasından öğretmenlerini, arkadaşlarını tabancalarla öldürenler çıkmışsa o ülkenin geleceği karanlıktır.

Devamını Oku
08.05.2026
Çizgiler-renkler

Yazı bulunmadan önce, onun yerini birtakım görüntüler alıyordu.

Devamını Oku
01.05.2026
Yazar-okur dayanışması

17.04.26 günlü “Miguel de Cervantes” başlıklı yazımda “Komşunuzun çatısı camdansa ona taş atmayın” sözünün tümünü yansıtan İsmail Sefa İpşir’den uyarıcı bir ileti aldım.

Devamını Oku
24.04.2026
Miguel de Cervantes

Sıkıntılar içinde bunalıp kaldığımda, Miguel de Cervantes’in Don Kişot adlı kitabının sayfaları arasına sığınırım.

Devamını Oku
17.04.2026
Aklın iç kalesi

Üzerinden 30 yıl geçti.

Devamını Oku
10.04.2026
Bir atılım daha!

Buca Belediyesi gene önemli bir atılımda bulunuyor.

Devamını Oku
03.04.2026
Sevda şiirleri

Daha üzerinden gün geçmedi, adam cebinden çıkardığı tabancayı yılların eşine çevirip tetiğe bastı.

Devamını Oku
27.03.2026
Sanat barış yoludur

Yeryüzünde insan çoğaldıkça ortaya daha azgın savaşlar çıktı.

Devamını Oku
20.03.2026
Buca’nın üzüm bağları

Gelişme atılımla olur. Atılımın ilk adımını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu atmıştı. Yuvalar, öğrencilerin sığınacağı yapılar kurmasının yanında, Mustafa Kemal, İstanbul, Köy Enstitüleriyle ilgili yaratıcı kaynakları kültür dünyasına kazandırmıştı.

Devamını Oku
13.03.2026
Mavi gözlü sarı saçlı çocuk

Bir öyküsü de Japonya’da lise ders kitaplarına alındı. Oxford University Press’in 1992 yılından beri ortaöğretimde okutulan bir antolojisinde ve iki kitabında öyküleriyle yer aldı.

Devamını Oku
06.03.2026
Ağaçların sesi

“Ayna” köşemdeki yazılarıma yönelik görüş bildirenler oluyor. Yazdıklarımın arasında onlardan gelenlere de yer verdiğim oluyor. Kimi yazılarımı da onların uyarılarıyla oluştururum. Bugünkü yazım da düşüncelerini kültürle donatan Yusuf Gezgör’ün ürünüdür.

Devamını Oku
27.02.2026
Eskileri yenilemek

Sanatsal anlatı, Shakespeare’de olduğu gibi, insanın ölümsüz ürünler ortaya koyması, yaratıcı yeteneğin içinde belirir. Öyle bir gelişmeyi de ancak eğitimden geçenler duyumsar.

Devamını Oku
20.02.2026
Öğrenciye yönelik eğitim

Çocukların maruz kaldığı ihmal, istismar, şiddet, yoksulluk ve sosyal risklerin çoğu zaman ilk görünür olduğu yerin okullar olduğunu vurgulayan uzmanlar, çocuk koruma sisteminin güçlendirilmesi için okul sosyal hizmetinin kurumsal olarak yaygınlaştırılması gerektiğini belirtiyor. Nirengi Derneği de zaten bu amaçla kurulmuş.

Devamını Oku
13.02.2026
Atatürk’ün Cumhuriyeti

(Bu yazının tümüne notlarımın arasında rastladım...)

Devamını Oku
06.02.2026
Önemli kültür kaynakları

Dünyada neler olup bittiğini öğrenmek, insanda bilgi alanını daha da genişletmek amacıyla klasik kitapların Türkçeye çevrilmesi için Tercüme Bürosu’nun kurulmasını önermiştir.

Devamını Oku
30.01.2026
Atatürk gençliği

Devlet dediğimiz oluşum, temelinde her kesimden insanı birbiriyle kaynaştıran bir adalet anlayışıyla ayakta tutar. O nedenle topluma yönelik bir konuda karar verirken, ilgili kişi, düşüncelerini süzgeçten geçirerek kamuya açmalıdır. O durumdaki kişilerin saplantısı olmamalıdır.

Devamını Oku
23.01.2026
Masaldan romana geçiş

Kars’ta dünyaya gelen Yücel Feyzioğlu Cilavuz İlköğretmen Okulu’nu bitirdikten sonra Almanya’da Goethe Enstitüsü’nde dil eğitimi gördü.

Devamını Oku
16.01.2026
Eğitilmek

Senaca yüzyıllar önce soruyor, sorduğunun yanıtını da gene kendisi veriyor...

Devamını Oku
09.01.2026
Kitapla yaratılan dünyalar

2025 yılının son günlerini her an özlemini çektiğim İstanbul’da yaşadım.

Devamını Oku
02.01.2026
Geçmişi güncel kılmak

Can Yayınları Sait Faik Abasıyanık’ın öykü kitaplarını yeniden yayımlamaya başladı.

Devamını Oku
05.12.2025
Hayvan koruyucu

Tanımadığım kişilerden de kitap aldığım oluyor.

Devamını Oku
28.11.2025
Erken yaşta okur yetiştirmek

Okuma kültürünün yetkin kişilerinden Prof. Dr. Sedat Sever, 13 Kasım 2025 günkü Cumhuriyet’teki “Erken yaşta okur yetiştirmek” başlıklı yazısına şu görüşle başlıyor...

Devamını Oku
21.11.2025
Sonsuzluğa açılan pencere

Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı’nda yattığı odanın pencereleri boğaza bakıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
Cumhuriyet okuru

Cumhuriyet okuru, gazeteyi okumakla kalmaz, edindiği izlenimleri yazarlara da aktarır.

Devamını Oku
07.11.2025
29 Ekim 1923: 102 yıllık Cumhuriyet

Cumhuriyet, dört yandan saldırılarak parçalanmak istenen Türk varlığının yeniden doğuşudur.

Devamını Oku
31.10.2025
Einstein’dan 5 öneri

Hemen her çağda toplumların vicdanında yerini bulan devlet adamları, bilgeler, sanatçılar olmuştur.

Devamını Oku
24.10.2025
Yaşam yolculuğum

Yaşam, oradan oraya koşuşturduğumuz uzun mu uzun bir yolculuktur.

Devamını Oku
17.10.2025
Düşünsel oluşum

İnsan olmanın ölçüsü düşünebilmektir, duyumsama güdüsüdür.

Devamını Oku
10.10.2025
Seçim yakındır

Son aylarda İstanbul’dan başlayıp en küçük yerlerin belediye çalışanlarının tutuklanıp hapse atılması, seçime gitmenin yakın olduğunu akla getiriyor. Şu ana dek günlerini hapishanelerde geçirenlerin hiçbirinde somut bir suç bulunamayışı da kamuoyunda şaşkınlık yaratıyor.

Devamını Oku
03.10.2025
Einstein’ın kızına mektubu

Albert Einstein, kızına, toplum onun söylediklerini anlayacak duruma gelene kadar yayımlamamasını istediği bir mektup yazar.

Devamını Oku
26.09.2025
Hak yerini bulur

13.06.25 günlü “Kızlar okusun diye” başlıklı yazımda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan şu alıntıyı yapmıştım...

Devamını Oku
19.09.2025
Mutlu Yaşam Köyü

Köyde, ilçede ya da mahallede, nerede olursa olsun yeter ki yönetenlerle yönetilenler arasında dayanışmayla etkinlikler yaratılsın.

Devamını Oku
12.09.2025
Göğüne Sığmayan Bulut

Her yıl eylülün ilk haftasında, Emin Özdemir’in son günlerinde, öğrencisi Hatice Aydoğdu’nun sorularına verdiği yanıtları içeren Göğüne Sığmayan Bulut (Arkadaş Yayınları, 2016) adlı kitabını okurum.

Devamını Oku
05.09.2025
Ağaç yazışmaları

Her fırsatta kurtuluşu kentlerden kaçıp canını yeşillikler arasına atan arkadaşım Yusuf Gezgör’ün yıllar önce gönderdiği ağaçlarla ilgili bir mektubu geçti elime.

Devamını Oku
01.08.2025
Aydınlanma-aydınlatma

Aydınlanan, yalnızca kendi adına değil, toplum adına da bilgi alanlarına yönelir.

Devamını Oku
25.07.2025
Bilginin gücü

Yaşamını bilgi kaynaklarını çoğaltmaya adayan Bozkurt Güvenç, kültürü “Doğanın yarattıklarına karşılık, insanoğlunun yarattığı her şey” diye tanımlıyor.

Devamını Oku
18.07.2025