Önce Şairleri Yaktılar...

08 Mart 2013 Cuma

Evet. Önce şairleri yaktılar. Sivas 1993. Madımak Oteli. Başlıktaki ‘önce’ sözcüğü ‘şiirleri’nden sonraya da alınabilir. O zaman başlık şöyle olur: “Şairleri Önce Yaktılar...” Yazının içeriği bakımından hangisi daha doğru bilemedim. En iyisi son kararı okura bırakmak.
Ben şimdilik ilk başlıkla yolumu sürdüreyim.
Önce şairleri yaktılar. 1993.
Sonra da silmeye başladılar. 2013.
Tam 20 yıl arayla. İktidarın kimin ya da kimin iktidarda olduğu önemli değil. Burada önemli olan, zihniyet. Ve o da son derece tutarlı. Üstelik de kendi doğrultusunda haklı: Yakılmalarına bile yeterince ses çıkartılmayanları kolaylıkla silmeye de başlayabilirsin! Üstelik belki
‘yetmez ama evet’çiler arasından gizli yandaşlar bile bulabilirsin - şöyle diyenler çıkabilir: ‘O kadar olur’, yani, mesela!
Olur olur, hiç merak etmeyin! Hem de nasıl olur! Geçen pazar, Cumhuriyet Pazar’daki ‘TAPDK...’ başlıklı nefis yazısında Sevgili Ataol Behramoğlu, bu silme eylemini açık ve seçik gözler önüne serdi. TAPDK, Tütün ve Alkol Piyasasını Düzenleme Kurumu’nun kısaltılmış adı. Kurumun görevlerinden biri ise -kısaca-, “tütün ve alkol tüketiminden kaynaklanan her türlü zararlı etkileri önleyecek düzenlemeleri yapmak ve bunlarla ilgili kararları almak”.
Türkiye Cumhuriyeti’nin görevlerinin her zaman son derece bilincinde olan Milli Eğitim Bakanlığı da bu bilinçten kaynaklanan sorumluluk duygusuyla değerli şairimiz Edip Cansever’in lise 4’lerde okutulan bir ders kitabında bulunan “Masa da Masaymış Ha” başlıklı şiirinin şu iki dizeciğinin kitaptan çıkartılmasını buyurmuş: “Bir bira içmek istiyordu kaç gündür / Masaya biranın dökülüşünü koydu...” Basında çıkan haberlere göre bakanlık, bu kararı ‘lisede okuyan öğrencilerin canı bira çekmesin’ diye almış!
Ve şimdi ben de bu durum karşısında iki noktayı çok açık belirtmek istiyorum.
Bir. Diyelim ki bir lise öğrencisinin canı bugüne kadar hiç bira çekmedi. Ama Edip Cansever’in alıntılanan dizelerini okuyunca, canı bir kadeh bira çekti! Ben böyle bir öğrenciyle karşılaşsam, herhalde yapacağım ilk şey onun estetik düzeyini, okumalarını, şiir sanatıyla ilgisini derinlemesine masaya yatırmak ve ona bütün bu konularda daha da yoğunlaşabilmesi için rehberlik etmek olurdu – kimse saçma sapan düşüncelere kapılmasın; burada içki içmekte rehberlik etmekten değil, estetik anlayıştan ve şiir sanatında derinleşmekten söz ediyorum!
İki. Durum gerçekten çok tehlikeli. Çünkü önceleri kimi şairler kitaplara hiç alınmazdı. Durum vahim, ama açıktı. Sonra kalkıp şairleri yaktılar. O durum da korkunç, feci, ama açıktı. Şimdilerde ise kitaplara aldıkları şairlerin şiirlerini sakatlıyorlar. Şairleri kitaplara alıyorlar, ama kendi istedikleri gibi söyletmeye çalışıyorlar. Yani onları bir anlamda siliyorlar.
Yani durum şimdi vahim, korkunç ve feci, ama bir de sinsi mi sinsi – vahim, korkunç ve feci olmaktan da öte.
Bilmem anlatabildim mi?

\n

Yazarın Son Yazıları

Bir tiyatro açmak… 3 Nisan 2017