Kıssalı... Hisseli

11 Ekim 2020 Pazar

Kur ile ilgilenmiyorum!” diyen damat azgınlaşan dolara, Avro’ya kendince kur mu yapıyor?

Her saat başı katlanan dolar garantili müteahhit borçlarını kayınpederin üstüne yıkıp kenara mı çekilecek, yoksa Ekonomi Doçenti Bahçeli’nin bu ihtimali de Reyiz’in kulağına fısıldayacak mı acaba?

*

Minareyi çalmak” deyim olmaktan çıktı.

TBMM bir kılıf hazırlama fabrikası gibi çalışıyor artık.

Kubbeyi bile habbe yapıp “Torba Yasa” ile götürüyorlar.

Sığmazsa kılıf hazırlayıp götürüyorlar.

Olmaz ise kanun hükmünde kararname ile götürüyorlar.

Ya da “İhale Yasası’ndan muaftır!” diye “götürü usul” ile götürüyorlar!

Nereye kadar götüreceklerine sonunda Bahçeli karar verecek.

Kılıçdaroğlu’nun seçim çağrısını ona yapması bundan.

*

Keşke sulandırılmış dinsel tek adam yönetimi yerine ciddi bir şeriat düzeni kurulabilse..

Ve iktidarın emirlerine değil de..

Kuran hükümlerine göre hareket eden dirayetli şeriat savcıları işbaşına gelse..

Ona dokunmak ibadettir!” gibi ölçüsüz zevzeklikler ile..

Sadece peygamber için söylenebilen “Rabbimizin insanlığa bahşettiği müjdedir!” türü orantısız gerzeklikler cezasız kalmasaydı..

Ve “Yolsuzluk hırsızlık değildir!” fetvasına dayanarak rüşvet alanlar ile..

İhalesiz proje bağlayanların elleriyle yalan söyleyenin dilileri kesilse..

*

Şeytani siyaset” biraz da tarihe çentik atma etkinliğidir. 

15 Şubat 1999 günü PKK’ci Öcalan paketlenip teslim edildi. 

Ertesi ay, PKK’nin “milli bayram” diye de kutsadığı Nevruz günü (21 Mart 1999) Gülen de ABD’ye uçuruldu. (Süresiz kalma vizesi için CIA eski direktörü ve Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz ile bazı kıdemli CIA’cıları kefil olduğu ortaya çıktı.)

*

Emperyal siyaset ve diplomasi” bir tür “sakla samânı, gelir zamanı politikası”dır. 

Reza Sarraf’ın da New York’ta polise teslim tarihi olarak 21 Mart”ın seçilmesi kendi iradesiyle mi oldu acaba?

Yoksa tarih şifreli “rövanşist” süreç devam mı ediyor?

Sahi bir de Sarrafımız vardı. O ne âlemde?

Reyiz çok meşgul. 

Ama MİT Başkanı’nın onu merak etmesi gerekmiyor mu?

*

Bir Washington ziyaretinde Bülent Arınç ve bendenizin de dahil olduğu TBMM heyetine, ABD Dışışleri Bakanlığı mihmandar - tercüman olarak Egemen Bağış’ı görevlendirmişti. O ülkede doğup büyüyen Bağış, o dönem profesyonel rehber olarak çalışıyordu. 

Bizim T.C. büyükelçilik yetkilileri de bizleri nezaketle uyarmıştı:

Efendim, tercümanlar yanınızda iken aranızda siyasi ve milli konuları konuşurken takdir sizin ama biraz dikkatli olursanız...

Nokta.

*

Merkel’i bile Almanya’da dinlediği 2013’te ortaya çıkan Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu’nun (NSA), kendi ülkesinde yaşayan ve milyonlarca dolara hükmeden Fethullah’ı ve örgütünü boş bıraktığı söylenebilir mi?

İran’ın ambargoya sadakatini takip etmediği düşünülebilir mi? 

Türkiye Cumhurbaşkanı’na  ve Genelkurmay Başkanı’na “casus yaver kurmay albay” tayin ettiren FETÖ, acaba taktikleri ile eğitim ve lojistik desteğini hadisi şeriflerden mi alıyordu? 

*

Ödemeler dengesi için uzun yıllardır IMF’ye avuç açmıyoruz. 

Bu başarımız, herhalde 1984 doğumlu Sarraf’la iş tutmamız sayesinde oldu. 

Sarraf gitti. 

Bütün yük damadın üstüne binince Maliye’nin, Hazine’nin dibi göründü.

Sarraf, işin ta başından beri ABD’nin İran’a uyguladığı ambargonun selametini izleyen CIA’nın casusu olmasın sakın?

Olmaz, olmaz. 

CIA, sümüklü bir emekli vaize, cumhurbaşkanı ile genelkurmay başkanının yanına kurmay albay yaver tayin ettirebilmiş ise dört kol çengi Sarraf’a kim bilir, neler yaptırmamıştır?

*

Öfke belagat sanatıdır!” dedi. 

Ama belagatten sanat değil, işsizlik, şiddet, pahalılık üredi, türedi.

Ülkenin yarısını geçtik, “kendi gençlik kitlesinin gözünde” bile Reyiz, çıraklık - kalfalık - ustalığını tamamlamış emeklilik zamanı çoktan gelmiş “Kırk yıllık Kâni’dir”. 

Balım var!” diye bağırıyor. 

Ama suratı sirke satıyor!


Yazarın Son Yazıları

Tek adamlık zor zenaat 15 Kasım 2020
Peruk, lavuk, kavuk 8 Kasım 2020
Siyaset ve saadet... 1 Kasım 2020
Kıssalı... Hisseli 11 Ekim 2020
Fıstıki yeşil hak... 27 Eylül 2020
Anıtkabir korkusu 30 Ağustos 2020
Tespih 23 Ağustos 2020
Huzur mu, mutluluk mu? 16 Ağustos 2020