Tayyipkeşlik hoşe?

13 Ekim 2015 Salı

"Narkotikler” gündelik dozlarını alamayınca elleri titrer, dudakları morarır, ayakları üşürmüş.İki elim de tuşların üzerinde.
Ama harfleri tutturamıyorum. Parmaklarım titriyor. Masanın altında buz kesen ayaklarımı kıvırıp sandalyede bağdaş kuruyorum.Bendeniz de milyonlarca TC vatandaşı gibi farkında olmadan “Tayyipkeş” olmuşum... Beş vakit yüzünü görmenin, sesini duymanın, öfkesine, fırçasına maruz kalmanın bağımlısı olmuşuz, farkında olmadan!..
Nedense katliam gününden beri ortalıkta yok. Elbette ve haşa, “insan yüzüne çıkacak hali yok!” diyecek halimiz yok. Belli ki Saray’ın kadrolu toplumsal psikiyatri uzmanlarının tavsiyesine uyuyor: Tarihin en kanlı meydan katliamı olmuş.Meydanlar ondan soruluyordu. Ama şimdi meydanlar sahipsiz cesetlerle, yaralılarla dolu. Saray’ın uzmanları da dün Nokta dergisinde tutanakları yayımlanan AKP ileri gelenleri gibi düşünüyor:
“Sesiniz yüzünüz kitleleri tahrik edebilir.
Provokasyon etkisi yaratabilir.
Bir süre ortalıkta görünmeyin!”

***

Evet bu defa da dinledi. 7 Haziran sonuçlarındaki gibi sütre gerisine çekildi. “Kınama” açıklaması ile yetindi. Twitter’dan bile uzak durdu. Çünkü “Twitter bir baş belası!..”
“Kınama sözünün içinde ‘kına’ geçiyor” diye ortalığa pislik yayabileceklere malzeme olmak istemiyor. Ve “Açıklamaları siz değil, adamlarınız yapsın!” tavsiyesine uyuyor!

***

Adamlar? Başkentin her saksıya maydanoz diye bilinen Melih Gökçek’i de... 100 Ankaralıdan 1’inin ancak adını bilebildiği Ankara Valisi de zaten ortalıkta hiç yok. Geriye Başbakan ve bakanları kalıyor. Onlar ise daha da provokatif! Sayın Cumhurbaşkanımız hiç değilse pişmiş kelle gibi sırıtmıyor. Bıyığının altına sentetik bir gülüş teğellemiş falan da değil Başbakan gibi...

*** 

Aslında hepimiz “Tayyipkeş” olmuşuz. Bir de Davutoğlu ile bakanlarının başımıza tebelleş olmasına gerek yok. Asıl onlar ortada gözükmemeli. İnsan yüzüne çıkmamalı. Başbakan dün yine NTV’de yineledi: “Biz AKP değil, seçim hükümetiyiz!” Belli ki seçime dek bunu hep söyleyecek. Nasıl olsa, anayasamız “halkı eşek yerine koymayı” suç saymıyor!

*** 

Tayyip Bey ortada olmayınca boşluğu Davutoğlu doldurmaya çalışıyor. Ama onu bu saatten sonra hiçbir bünye kabul etmeyecek. Gaz yapacak, baş ağrıtacak. Baktıkça siyasetin ve felsefenin sefaletini değil, diplomasinin derinlikli trajedisini görüyor insan. 2.5 milyona yaklaşan evsiz barksız Suriyeliler.

***

En iyisi vatandaşlar gibi gazeteciler de Tayyip Bey’in yakın tarihli demeçleri ile idare etmeli.
400 vekil istemekle yetindiği için kendisine müteşekkir olmalıyız.
550 isteseydi, fazladan 7080 yurttaşımız daha ölecekti. “Herkes ölü yıkamayı bilmeli!” emrine de şükran duymalıyız.
Ne Kanuni, ne de Sultan 2. Abdülhamit, onun kadar uzak görüşlü olmamıştır.
“Cenazesini bulabilenin sevindiği bir ülke” olacağımızı on gün önceden bilmiştir.
1150 odalı Saray da, türbeli ve altı minareli cami de ona helal olsun.
Tüm Tayyipkeşlerin papuçları dolarla dolsun!

NAÇİZ BİR NOT:
Anketler, yıllardır oyları AKP’den çok Tayyip Bey’in topladığını gösteriyor. Nedeni Erdoğan bağımlısı “Tayyipkeş” seçmendir. “Keş”, olumsuz bir niteleme olmayıp müptelalık ve mensubiyet ekidir. Örneğin, “Simkeş” de “sim yani gümüş tel çeken” anlamına kullanılır. Sarayın sayın avukatlarına arz olunur.


Yazarın Son Yazıları

Şeytan-ı racim 27 Aralık 2020
Reyiz’e cennet yolu... 29 Kasım 2020
Tek adamlık zor zenaat 15 Kasım 2020
Peruk, lavuk, kavuk 8 Kasım 2020
Siyaset ve saadet... 1 Kasım 2020
Kıssalı... Hisseli 11 Ekim 2020