Aksaray maymunu kadar akıl

08 Haziran 2021 Salı

Kaos içinde bulunan Türkiye’nin kurbanlık koyun misali kaderine boyun eğmiş yurttaşlarının, heyecanla bekledikleri Biden - Erdoğan Brüksel görüşmesine bir haftadan az kaldı.

Şimdi herkes soruyor: Acaba ne olacak? ABD ne gibi yaptırımlar uygulayacak? Türk - Amerikan ilişkileri nasıl bir yörüngeye oturacak?

Büyük heyecanın nedeni, kaosun göbeğinde oturan Türkiye’nin içinde bulunduğu kırılganlık. Ankara’nın şu an, değil ABD ile yeni bir gerginliği kaldırmak, dış destek bulamaz ise sağlıklı biçimde bugünden yarına çıkacak dermanı bile yok gibidir. Buna bir de şu sıralarda, Türk - Amerikan ilişkilerinin tarihimizde şimdiye dek görülmemiş ölçüde sorunlarla dolu olmasını ekleyince Brüksel buluşmasının neden bu kadar heyecanla beklendiğini anlayabilirsiniz.

***

Türkiye’yi her alanda büyük bir batağa batırmış, dış politikada kahredici bir yalnızlık çölüne atmış olan AKP ile yandaş medyası, tartışmaların yoğunlaştığı ortamda kendinden emin, ne yaptığını bilen bir tavır içinde oldukları izlenimini yaratmaya çalışıyorlar. Çabaların odağında da önde gelen gerginlik konularının başındaki S-400 Rus füzeleri yer alıyor. Konuyu herkes bildiğinden tekrar anlatmaya gerek yok.

AKP’nin İstanbul milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Akif Çağatay Kılıç, geçen gün yaptığı açıklamada “S- 400’ler meselesi kapanmıştır” buyurmuş. Hani hazretin bu laflarını duyan da Rus füzelerinin alınıp konuşlandırıldığını, sorunun da böylece çözülmüş olduğunu sanacak. Oysa, durum hiç öyle değil. Türkiye kendisine 2.5 milyar dolara mal olan S-400’lerin parasını Rusya’ya ödemiş, füzeleri de almış, depoya kaldırmıştır ve de şimdi ne yapacağını bilmez durumdadır.

AKP iktidarı bir yandan iç ve dış kamuoyu önünde afili bir üslupla, ABD istediğimiz füzeleri vermediğinden, bunları Rusya’dan aldığını açıklamış, parayı Moskova’ya ödemiş olunca, Ruslara dönüp “kusura bakmayın, benim patron izin vermiyor, ben füzeleri alamıyorum, vazgeçtim” diyemiyor, eli mecbur alıyor; öte yandan da ABD ile NATO’nun öfkesi ve tehditleri karşısında korktuğundan bunları kullanamıyor, ABD’den icazet istiyor:

- Bak ben bunları alacağım, ama kullanmayacağım, izin ver depoda dursunlar...

Şimdi S-400’ler depoda hurda muamelesi görüyor. Ne olacakları belli değil.

Kullan! ABD ve NATO kızıyor kullanamazsın. Geri ver, Rusya “Ben taahhüdümü yerine getirdim, gerisine karışmam” diyor, iade edemezsin.

Görülüyor ki AKP’nin açıklamasının tersine S-400 sorunu çözülmek bir yana asıl şimdi başlıyor. Çavuşoğlu şu anda ABD’nin kabul edeceği bir ödün arayışında.

***

Benim ise bu işin başlangıcından beri bir türlü çözemediğim şu:

- ABD’nin kızacağını bile bile kim hangi akla hizmet verdi S-400’leri alma kararını?

Madem kullanamayacaktın, 2.5 milyar doları ödeyip neden aldın?

Madem parasını ödedin, aldın, neden kullanmazsın?

Yoksa ABD’nin böyle bir girişim karşısında tepkisiz olacağını mı sandılar?

Şimdi kimse çıkıp da ülkenin çıkarları, tam bağımsızlık gibi sözler etmesin!

Kimse bunları yemez.

AKP’nin tarihi misyonu da böyle bir kafa tutmaya elverişli değildir.

Emperyalizm, tam bağımsızlığın, Türkiye’deki simgesini lanetlettirmek için dizayn ettiği kuruluşa antiemperyalizm için izin vermez.  

Bu durumda hangi akla hizmet atılındı S-400 macerasına??

AKP’nin S-400 macerası, anneannemin bana çok küçükken anlattığı maymunun öyküsünü hatırlatıyor hep.

20. yüzyılın başlarında Aksaray’a bir maymun getirmişler. Anneannem anlatıyor, birileri bir gün maymuna bir ceviz vermiş, maymun cevizi kabuğu ile yutmuş. Ertesi gün de ceviz kıçını yırtınca, fena halde rahatsız olmuş.

O günden sonra bir daha ne zaman ceviz verseler, maymun, yırtar mı, diye görmek için cevizi önce kıçında deniyor, sonra yutuyormuş.

Bu Osmanlı dönemi Aksaray La Fontaine’i hikâyesi kime ibret olsun dersiniz? 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Düzen namus istemiyor 23 Temmuz 2021
Bir 20 Temmuz sabahı 20 Temmuz 2021
İstese de gidememek 13 Temmuz 2021
Fetva makamından 9 Temmuz 2021