Aslında AKP anayasa yapamaz

Aslında AKP anayasa yapamaz

17.11.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin kararı üzerine patlak veren krizin nasıl çözüleceğine dair herhangi bir belirti yok. Şimdilik AKP’nin bu krizi, anayasa değişikliği konusunda bir fırsat olarak değerlendirmek istediği anlaşılıyor. İşin kritik noktası buradadır. Çünkü AKP kafa yapısı olarak çağdaş bir anayasa yapabilecek formasyonda değildir. AKP anayasayı devletin temel yasası olarak görür. Oysa anayasa zaman içinde gelişmiş bir kavramdır. Bir metnin anayasa olması için yurttaşın yükümlülüklerini sıralaması yetmez. O yasanın yurttaşa iktidar karşısında güvenceler de getirmesi gerekir. Anayasalar yurttaşların güvencelerini artırır, iktidarların değil. İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin uygulaması dünyada milyonlarca insanın özgürlüğünden, canından olmasına yol açarken aynı dönemde bireyin temel hak ve özgürlüklerine kastedilen temel hak ihlallerinin büyük ölçüde devletten gelebileceğini göstermiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında bu tehlike görülmüş ve anayasa hukuku devletin tehdit olarak belirdiği ihlallerin önlenmesi için yeni kavramlar getirmiştir. Anayasal denetim işte budur. AKP ise kutsal devlet anlayışıyla anayasaları devletlerin birey karşısındaki durumlarını güçlendirmekle sınırlı görmüştür.

***

AKP’nin düzenlediği anayasa metinleri temel hak ve özgürlükleri kabul ettikten ve bunların tanımını yaptıktan sonra “ama” diye başlayıp bunlara getirilen sınırlamaları belirtir. Böylelikle getirilen özgürlük sınırlanmış olur. Bu şekliyle AKP anayasacılığının eseri temel maddeler birer “amayasa” haline bürünmüş olur. Bu kafayla yapılan anayasa günün ihtiyaçlarına cevap veremez ve yurttaşa gerekli güvenceyi sağlayamaz. Nitekim bu defa da öyle olmuştur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Can Atalay hakkındaki kararına uymamış ve üstelik bir de AYM’nin üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Anayasaya göre AYM’nin kararları herkesi bağlayıcı nitelikte olduğundan yapılması gereken buydu. Ama Yargıtay anayasanın açık hükmüne karşın AYM kararını tartışmaya açmış ve suç duyurusunda bulunmaya tevessül etmiştir. 

Yargıtay bu tavrıyla anayasal bir suç işlemiştir. Eğer bu rejim krizine bir çare bulmak isteniyorsa çözüm için bu kafayı değiştirmek gerekmektedir. Yapılacak iş AYM kararını anayasaya uygun olarak kabul etmektir. Bu yapılmadığı takdirde krizin hukuka uygun çözümü mümkün olamayacaktır. AKP’nin ise tuttuğu yol krizi yeni anayasa değişikliği için vesile olarak kullanmaktır.

***

Bu durumda AKP’nin birbiri ardına getirdiği anayasa değişikliklerinin kendisi tarafından yine tanınmayacağını ve anayasanın bir kere daha delineceğini görmemek mümkün değildir. Durum böyle olunca AKP’ye şu soru haklı olarak sorulabilmektedir: AYM’nin kararlarını tanımayan sen, getireceğin anayasa değişikliğini de tanımayacağına göre, temel yasanın değiştirilmesi neye yarayacaktır? Mesele AYM’nin yapısı değil, AKP’nin kafa yapısıdır. Meclis’in ve yürütmenin tasarruflarının anayasal denetime tabi olmasını içine sindiremeyen AKP yeni bir sorunla karşılaştığında yine yargısal denetime karşı olacak ve anayasayı delecektir. Böylelikle yeni dönemde yeni krizler patlaması kaçınılmaz olacaktır. Önümüzdeki günlerde anayasayı delmeye hazır AKP, anayasal çözümlere karşı olmaya, anayasal kuruluşların kararlarını delmeye devam ederken yeni anayasa değişikliklerini de kamuoyuna sunacaktır.

AKP’nin sloganı şu olacaktır: Köprüler yaptırdım gelip geçmeye, anayasalar yaptırdım delip geçmeye.

Yazarın Son Yazıları

İyi insan (19 Mart 2024)

İyi insan

Devamını Oku
19.03.2024
Laiklik nedir?

Laiklik nedir?

Devamını Oku
06.03.2024
Yıldönümü

Yıldönümü

Devamını Oku
03.03.2024
Aslında biliyorlar

Aslında biliyorlar

Devamını Oku
01.03.2024
Vatan nöbeti

Vatan nöbeti

Devamını Oku
27.02.2024
Daha neler olacak?

Daha neler olacak?

Devamını Oku
25.02.2024
Ali Sirmen yazdı...

Türkiye hâlâ laik mi?

Devamını Oku
23.02.2024
Mutluluk mecburiyeti

Mutluluk mecburiyeti

Devamını Oku
20.02.2024
İşin özü

İşin özü

Devamını Oku
18.02.2024
Tehlikeli kavga

Tehlikeli kavga

Devamını Oku
13.02.2024
Kader mi?

Kader mi?

Devamını Oku
11.02.2024
Biat etmeyene hayat yok

Biat etmeyene hayat yok

Devamını Oku
09.02.2024
AKP yanıltıyor

AKP yanıltıyor

Devamını Oku
06.02.2024
Monşer

Monşer

Devamını Oku
04.02.2024
Neler olmaz ki?

Neler olmaz ki?

Devamını Oku
02.02.2024
Ne aceleniz var?

Ne aceleniz var?

Devamını Oku
30.01.2024
Bir ittifak nasıl kurulur?

Bir ittifak nasıl kurulur?

Devamını Oku
28.01.2024
Lütfedilen bir yaşam

Lütfedilen bir yaşam

Devamını Oku
27.01.2024
Ali Sirmen yazdı...

CHP-İsveç-NATO

Devamını Oku
26.01.2024
İyi insan (24 Ocak 2024)

İyi insan

Devamını Oku
24.01.2024
İflas budur işte

İflas budur işte

Devamını Oku
23.01.2024
Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Sam amcamız bizi attaya götürüyor

Devamını Oku
21.01.2024
Sokak ve siyaset

Sokak ve siyaset

Devamını Oku
19.01.2024
Nasıl olacak?

Nasıl olacak?

Devamını Oku
16.01.2024
Zor günler

Zor günler

Devamını Oku
14.01.2024
Ali Sirmen yazdı

Türkiye’nin ekseni

Devamını Oku
12.01.2024
Yeni yerel yönetim

Yeni yerel yönetim

Devamını Oku
09.01.2024
Bir Kuvvacı dost

Bir Kuvvacı d

Devamını Oku
07.01.2024
Büyük çıkmaz

Büyük çıkmaz

Devamını Oku
06.01.2024
Din devleti

Din devleti

Devamını Oku
05.01.2024
Belliydi

Belliydi

Devamını Oku
02.01.2024
Aynı anıyı paylaşmak

Aynı anıyı paylaşmak

Devamını Oku
31.12.2023
Aynı vatanı paylaşmak

Aynı vatanı paylaşmak

Devamını Oku
29.12.2023
Durum

Durum

Devamını Oku
26.12.2023
‘Dostum Mozart’

‘Dostum Mozart’

Devamını Oku
24.12.2023
‘Anayasal kabahat!’

‘Anayasal kabahat!’

Devamını Oku
22.12.2023
Seçmenin tepkisi

Seçmenin tepkisi

Devamını Oku
19.12.2023
Bir garip patron

Bir garip patron

Devamını Oku
17.12.2023
Ali Sirmen yazdı...

‘Allah’ın gazabı’

Devamını Oku
15.12.2023
Hamas ve Kuvvacılar

Hamas ve Kuvvacılar

Devamını Oku
12.12.2023