Oktay Akbal'a Gecikmiş Armağan

05 Mayıs 2013 Pazar

\n

Sevgili,

\n

Aslında Oktay Akbal 90 yaşına iki hafta önce girdi. Onu elli yıldır tanırım. Tanışıklığımız kitaplarıyla başladı, meslektaş olunca vicahiye dönüştü. Dostluğumuzdan onur duyarım, içim ısınır. Onda hep büyümemiş muzip çocuk ifadesi bulurum, bu tarafına da bayılırım.

\n

Huzur veren bir insandır. Ayrı diyarlarda olduğumuz için, son zamanlarda çok seyrek görüşmemiz, onunla az vakit geçirdiğim anlamına gelmez. Sık sık anarım, ortak anılarımızı tekrar tekrar öne çıkarıp anımsarım.

\n

Koca bir ömrü geçirdik birlikte, tabii ki pek çok hoş anımız var.

\n

Bugün bir anımızı,çam sakızı çoban armağanıkabilinden kendisine gecikmiş bir doksanıncı yaş günü armağanı olarak sunuyorum.

\n

1980’li yılların ikinci yarısıydı. Cumhuriyet Kitap Kulübü tarafından, Adanada imza gününe çağrılıydık. Söyleşi, ardından imza etkinliği ve tabii ki rakılı ve kebaplı bir akşam yemeğinden sonra, Adana bürodan arkadaşlar pavyona gitmeyi önerdiler.

\n

Oktay Akbal da ben depavyoncutipler değildik. Ama Adanaya gidince, pavyon sefası yapmamak olmazdı.

\n

***

\n

Pavyon sefası yapacaktık ama nasıl yapacaktık? Benim o güne kadar pavyona gitmişliğim iki ya da üçtü. Oysa Galatasarayda ne pavyoncu arkadaşlarım vardı! Erken gelişmiş genç irileri haftada birkaç gece okuldan kaçar pavyon sefası yaparlar, sonra bize de ballandıra ballandıra anlatırlardı.

\n

Neyse, arkadaşlar düştüler öne, girdik pavyondan içeri...

\n

Loş ortamda, salonun dibine doğru yürürken, üstünde gazeteler yayılı, üç dört de kitap bulunan bir masa ilişti gözüme. Başındaki, sigarasının külü uzamış, önündeki kitaplardan birine dalmış adam, gürültüyü ve hareketliliği fark edince kafasını kaldırıp, Oktay Akbala baktı.

\n

- Ooo dedi, Balzac gelmiş!

\n

Bu sırada biraz ötemizde, henüz mihrap yerinde emektar bir konsomatris hanım Oktay Akbala bakarak yüksekçe bir tonda seslendi:- Ooo şair dostlarım!

\n

Doğrusu pek üzerinde durmadım. Hatta seslenmenin Oktay Akbalın bir kitabının başlığı olduğunu bile fark etmedim.

\n

Dipteki masalardan birine geçtik, oturduk, Biraz önce bize laf atan hanım da yanımızdaki masaya ilişmişti. Arkadaşlar hanımı masaya davet etmemiz gerektiğini, aslında çok entelektüel olduğunu, bütün Oktay Akbal kitaplarını okuduğunu söylediler, ama o itiraz etti:

\n

- Ne konuşacağız ki?..

\n

Hanım arkadaki masadan ses verdi:

\n

- Öyle demeyin Oktay Bey! İnsan bir ormandır.

\n

***

\n

Oktay Akbal çaresiz döndü ve kibar bir ifadeyle davet etti:

\n

- Böyle buyurun Hanımefendi!

\n

Neşeyle yanıtladı kadın kendisini:- Yaşasın edebiyat!..

\n

Sonra masamıza geldi, kalktık yer verdik. Oktay Akbalın yanına oturur oturmaz,

\n

- Biz de eskiden böyle değildik, sonra bozulduk, ama önce ekmekler bozuldu, deyiverdi.

\n

Kadının, her biri Oktay Akbalın kitaplarından birinin başlığı olan sözlerini ağzım açık dinliyordum. O, hiçbirimize aldırmıyor, Oktay Akbala odaklanmış sürdürüyordu:

\n

- Suçumuz ne biliyor musunuz Oktay Bey? Suçumuz insan olmak!

\n

Artık söze girmek gerekiyordu. Sordum:

\n

- Hanımefendi eviniz yakınlarda mı, nerede oturuyorsunuz?

\n

Cevap hepimizi neredeyse sandalyeden düşürecekti:- Garipler Sokağında.

\n

Gerçeği mi yaşıyorduk, yoksa bütün bunlar rüya mıydı?

\n

Oktay Akbal da şaşırmıştı. Biraz da şöyle bir yayılmıştı.

\n

Baktım ki Tarzan güç durumda, çimdikler gibi uyardım:

\n

- Oktay Bey aman dikkat, sonra yarın Aylalar hesap sorar.

\n

Gecenin sonrasını hatırlamıyorum.

\n

Öyküyü anlattığımda kimileri inanmıyorlar. O kadar çok anlattım ki, artık ben de gerçekten mi oldu, düş mü kurdum bilmiyorum.

\n

Ama ne fark eder? Olmamış olsa bile, olabilirdi ya!

\n

Nice yıllara Sevgili Oktay Akbal!

\n

\n


Yazarın Son Yazıları

Hamamda... 24 Kasım 2020
Yasak 17 Kasım 2020
ABD ile ilişkiler 13 Kasım 2020
Atatürk’ü konuşmak 10 Kasım 2020
İmar kültürü 3 Kasım 2020
Devlet koruması 16 Ekim 2020