Arif Kızılyalın

Başkan’ın adamları

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Geçenlerde sosyal medyada bir hiciv gözüme çarptı. Eleştirisel mesajın içeriği Galatasaray’daki Cüneyt Tanman depremiyle alakalıydı. Futbol Şube Sorumlululuğu’na getirilen Tanman, tam kolları sıvamışken benzeri bir görev tanımı ile Başkan Dursun Özbek’in kardeşi Mehmet Özbek’in, ‘Florya Valisi’ yapılması tenkit ediliyordu.
Yorum yapan kişi aynen şu ifadeleri kullanmıştı: “Her şeye tamam, Mehmet Özbek, turizm ve yatırımlar konusunda büyük aşama sağlayan Dursun Özbek’in hem kardeşi, hem ortağı, hem sırdaşı ama siz İnter’de Milan’da, Barcelona’da, Bayern’de, Ajax’ta, PSG’de, Manchester’da, hatta patron takımı Chelsea’de başkanın kardeşinin futbolu yönettiğini duydunuz mu?
Haklı bir serzenişti. Madem Galatasaray, Derwall devriminden beri Avrupa’nın sayılı markaları arasındaydı ve veya Türkiye’nin dışa açılan penceresiydi o zaman, uygar ülkelerdeki yönetim tarzının benzerini sergilemek zorundaydı.

‘A la Turca’ anlayış
Kimse kusura bakmasın, Mehmet Özbek’in Cüneyt Tanman’a verilen yetkilerle direksiyonun başına geçmesi, ‘a la Turca’ bir anlayıştır. İstediği kadar iyi bir Galatasaraylı, iyi bir yönetici, iyi bir psikolog olsun, Mehmet Bey’in o göreve getirilmesi büyük hatadır ve çok kısa süre içinde de çığ gibi büyüyüp yıkıcı etki yaratacaktır. Çünkü büyük ölçekli kulüpler aile şirketi değildir, futbolla alakalı görevlere de yeşil sahaların o bengay kokan havasını soluyan birileri a-ta-nır!

***

Söz ‘a la Turca’ anlayıştan açılmışken, geçenlerde TFF’nin yeni kurulları dikkatimi çekti. MHK’ye diyecek söz bulamıyorum çünkü 9-10 kişilik kadroda başkan Kuddusi Müftüoğlu ile yardımcısı emekli polis Bünyamin Gezer dışındakileri pek tanımıyorum; işin garibi hakem camiası da tanımıyor. Hele üyelerden biri yıllarca Süper Lig kadrosunda kalıp, tek tane düdük çalamamış, hayatı 4. hakemlikte geçip, tabela kaldır, tabela indirle sahalara veda etmiş. O yüzden MHK için, ‘Doktor ne yerse yesin dedi’ yorumu en uygunu. Ne var ki, PFDK’nin kurulumu MHK’den de beter. Önce bu kurumun adını açıkça yazalım: Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu! Görevi de, futbol sahalarındaki ihlalleri cezalandırmak. Doğal olarak ekipte belli sayıda hukukçu olması gerekiyor, ancak yasa ‘ekipte futbolu bilen insanlar da olsun’ diye kapıyı açık bırakmış, ‘futbol dünyasından yeterliliği olan kişiler görev alabilir’ maddesi eklenmiş yönetim şemasına. Gelgelelim, bizim PFDK’dekilerin hepsi avukat. İçlerinde profesyonel olarak futbol oynamış tek bir isim yok, yani ülkenin çoğunluğu gibi ya statlarda, ya TV başında, bilemediniz halı sahada haşır neşir olmuşlar futbol topuyla. Oyunun inceliklerini bilmedikleri için de, önlerine gelen dosyalara, kara kaplı kitap uyarınca yorum yapamadan basacaklar cezaları! Ne güzel değil mi, MHK’de üst düzey hakem sayısı 2, PFDK’de futbol bilen üye sayısı 0...
Görüldüğü üzere ülkede spor, atanan veya seçilenlerin (!) iki dudağı arasına sıkışmış, çadır tiyatrosuna dönmüş! Hatta öyle ki, iyi bir metin yazarı oturup şu iki konu üzerine senaryo kaleme alsa, o yapıt Robert De Niro’nun, ‘Başkan’ın Adamları’ filmini sollar inanın!  


Yazarın Son Yazıları

Gazoz olma efsane ol! 17 Kasım 2020
Pandemi, loca ve menajer 11 Kasım 2020
Deprem vergileri nerede? 4 Kasım 2020
Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020
TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020