Arif Kızılyalın

Cimnastiği sever misiniz?

01 Aralık 2020 Salı

TV'lerden izlerdik 1970'lerin sonuyla 80'lerin başında cimnastik müsabakalarını. Rumen Nadia Comaneci idolümüzdü. O dönemin yegane yayıncısı TRT, ısrarla Avrupa ve dünya cimnastik şampiyonalarını ekrana getirirdi. Kurallarını bile öğrenmiştik bu sporun. Sonra unuttuk, “halk izlemiyor, reytingi düşük" yalanı ile rafa kalktı bu güzelim spor dalı. Oysa halk gayet güzel izliyordu cimnastiği; öyle ki o yıllarda bir cimnastik furyası başladı. F.Bahçe'nin efsane golcüsü Aykut Kocaman eski bir cimnastikçiydi, hatta “O boy-kas oranı ile futbola geçmese dünyanın önemli isimleri arasına girerdi” diyen var. Şimdilerin federasyon başkanı Suat Çelen de tıpkı Kocaman gibi TRT yayınları ile bu spora tutulanlardan. Çocuk yaşta olanakların sınırlı Bolu’dan yetişip, Türkiye'nin cimnastikteki ilk kahramanı olmuştu. Şimdilerde Türk cimnastiği, eski şampiyon Suat Çelen'in çizdiği yol haritası ile altın dönemini yaşıyor. Geçen yıl bu zamanlar Ahmet Önder'le İbrahim Çolak dünya şampiyonasında kürsüye çıkmışlardı, geçen hafta ise 5 kız evladımız 3 çember-2 lobut dalında Avrupa Şampiyonu oldu. 17-20 yaş grubundaki Eda Asar, Peri Berker, Azra Akıncı, Duygu Doğan, Nil Karabina, sadece Türkiye'de değil, Fransa, Almanya, Rusya, Hollanda'daki sporseverlerin de aklına kazındı; Türkiye'nin şampiyon kızları diye. Az buz bir başarı değil. Çünkü cimnastik devamlılık isteyen, sosyal hayatı neredeyse sıfırlayan, sporcunun sadece spora odaklanmasını emreden bir branş. Örneğin 1 hafta ara verdiğinizde 1 ay geriye gidiyorsunuz, hele sakatlanırsanız geri dönmek çok zor. Yine her spor salonu uygun değil bu branşa; örneğin salon sporlarını 7.5 m tavan yüksekliğinde oynatırsınız, ama cimnastik için 16 m şart. Keza minderleri özel. Sözün özü, çok da önemli değil gibi gözüken ayrıntıları bilen bir ekip var şu an işin başında. Çünkü sporcuyken minderin tozunu yutmuş bir kişi federasyon başkanı. Sporcunun da, antrenörün de hatta sporcu ailesinin de dilinden çok iyi anlıyor. Anladığı için de başarı için gereken şartları oluşturuyor. Örneğin, çoklu branşta Türk antrenörler tıkandığında Bulgaristan'dan, Romanya'da hoca desteği alıyor, çünkü çözüm bu! O yüzden geçen yıl Ahmet'le İbrahim, bu yıl Eda, Peri, Azra, Duygu ve Nil'in başarısının arkasındaki Suat Başkan ile yönetimini, daha önemlisi başarıyı fark edince olanak musluğunu sonuna kadar açan Spor Genel Müdürünü ve Spor Bakanını alkışlayalım.

Ve Koç Grubu'na bir çağrı; son 2-3 yıldır merhum Mustafa V.Koç adına bir spor ödülü veriliyorlar, bu yıl da bir cimnastikçi İbrahim Çolak aldı bu değerli ödülü; muhtemelen de yarışmanın belli prensipleri var, ama bu 5 kızımız prensiplerin önüne geçecek bir işe imza attı. Gönül ister ki Koç grubu, bu yarışmada bir yenilik yapsın ve 2020 yılının "sıra dışı başarı" ödülünü 5 kız evladımıza versin; çünkü bu ülkedeki kız çocuklarının, özellikle başarılı kız evlatların desteklenmesi şart. Hele bu kızlar henüz lise eğitimlerini sürdürüyorlarsa.


Yazarın Son Yazıları

Rafael’e bakarken 30 Aralık 2020
Gazoz olma efsane ol! 17 Kasım 2020
Pandemi, loca ve menajer 11 Kasım 2020
Deprem vergileri nerede? 4 Kasım 2020
Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020