Arif Kızılyalın

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’ne yakışıyor

19 Eylül 2018 Çarşamba

Kim ne derse desin, Galatasaray, hangi kadroyla sahaya çıkarsa çıksın Şampiyonlar Ligi’ne yakışıyor...
Bu gerçeği bir kez daha gördük.
‘Ligde ancak idare eder’ denilen bir 11’le sahaya çıktılar ve futbolun devler sahnesinde hanelerine kocaman bir 3 puan yazdırdılar, Lokomotif’i daha ilk maçta raydan çıkardılar...
Genlerinden gelen bir özellik mi bu, yoksa Fatih Terim’in ‘teknik dehası’ mı bilinmez, bu takım Avrupa’da kimlik değiştiriyor. Bu farklılaşmaya dün yinetanıklık ettik.
Galiba, gecenin sırrı konsantrosyondu. Seyircisi, yöneticisi, teknik direktörü, hatta futbolcusu aşırı motive çıktılar sahaya. Bu seviyelerin iştahıyla başladılar oyuna, seyirci desteğini arkalarına alıp. Lokomotif de Galatasaray’ın istencini görünce ürktü doğal olarak. Terim’in savunma ve orta alan tercihler oturmuş gibiydi. Linnes sert, Donk sakin, Serdar süpürücüydü. Ndiaye, Fernando, Emre uçtaki Eren’e pozisyon yaratıyor, sol çizgideki Nagatomo-Rodrigues hatasız oynuyordu ki sahanın en hızlısı Speeddy Rodrigues, adam eksilterek attığı golle Seyrantepe’yi ‘Bayramtepe’ye çevirdi. Sonrasındaki Eren’in maçı koparacak golü atamayışına galiba Fatih Terim biraz kızdı ama futbol eldeki kadro ile oynanan bir oyundu ve Dersimli yıldıza güvenmekten başka çaresi yoktu.
Fark açılmayınca Moskova ekibi ‘tanıdık’ yıldızı Fernandes’le toparlanır gibi oldu.. Bir türlü çözüm üretemiyorlardı Portekizli yıldıza. Solu felç etti, Linnes’i çıkarmadı, Sarı-Kırmızılı orta alanı kilitledi. Skoru değil ama oyunu dengelemişlerdi ki, devre arası imdada yetişti.
2. bölüme de Rus ekibi hızlı girer gibiydi, ama dakikalar 50’yi gösterdiğinde yine tempo artırıyordu Terim’in öğrencileri. Ndiaye’nin sol kenarda kurduğu üçgen, Lokomotiv’in dişlilerine hançer gibi saplanmıştı adeta.
Ve sonrasında da gol geldi. Eren, kötü oynamasına karşın kendisini sahada tutan kenar yönetimin güvenini boşa çıkarmıyor ve 24 metreden attığı frikikle galibiyeti perçinliyordu. Pozisyon üretiminde yoktu ama fişi çeken isim olmuştu.
Sonrasında Maicon’un savunmayı beşleyişi, ikinci hızlı adam Onyekuru’nun sahaya sürülüşü, Selçuk’un penaltı golü ve son düdük.
Ndiaye’nin maç biterken gördüğü kırmızı kart ise belki de zafer gecesinin tek firesiydi...  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bir Efes hikâyesi! 2 Haziran 2021
TFF yönetimi düşer mi? 23 Mayıs 2021