Aykut Küçükkaya

‘Her bugünün bir yarını var...’

22 Haziran 2020 Pazartesi

Gazetecilik “öngörü” işidir... Bilgi sahibi olmadan “öngörü” olmaz!.. Siyasi iktidar koskoca ülkeyi bir cemaate eliyle teslim edip “kandırıldım” diyerek “milat” koyduktan sonra, “Ben döndüm, artık cemaati desteklemiyorum, iktidar gibi bizi de kandırmışlar” diyen insandan “fikir adamı, gazeteci” olmaz!.. Olsa olsa her dönemin “satılık kalemi” olur!..

Cemaat güçlüyken “cemaat yalakası”, iktidar güçlüyken “iktidar yalakası”, muhalefetin iktidara yürüdüğünü gördüğünde de “muhalefet yalakası” olanların işi değildir bu meslek... Ne hikmetse bu ülkede her dönemin adamı olan bu dönekleri, yalakaları, iktidarıyla muhalefetiyle tüm partiler el üstünde tutar!.. Şimdilerde büyük çoğunluğu yine TV ekranlarına çıkıyor. Değil evlerinden çıkmayı, evlerinin perdelerini bile açamayacak gazeteci kılıklı cemaatçi dönekler, liboşlar, yetmez ama evetçiler, dinciler hâlâ demokrasi havarisi kesiliyorlar!.. Ve hâlâ yüzümüze bakarak “ama... ama... ama...”larıyla utanmadan yalan söylüyorlar!..

***

Çok uzağa gitmeyeceğim... Şimdilerde televizyon ekranına çıkanlar, kandırıldıkları dönem FETÖ liderinin, onun kulu kölesi olmuş savcıların elini ayağını öperken, 10 yıl önce kaybettiğimiz İlhan Selçuk 21 Şubat 2009 tarihinde “Pencere”den şöyle sesleniyor:

Zekeriya Öz adını artık bilmeyen yok...

Meşhur Ergenekon Savcısı...

Dün bizim gazetenin birinci sayfasında “Düzeltme ve Cevap” başlığı altında Öz’ün şu iki tümcesi yayımlandı...

Birinci tümce:

“.. Cumhuriyet gazetesinin 8.10.2008 tarihli ilk sayfası ile 8. sayfasında yer alan ‘Savcı Hakkında Yeni İddialar’ ve ‘Savcının Karanlık 4 Yılı’ başlıklı yazılarla ilgili düzeltme ve cevabımdır.”

İkinci tümce:

“... Şahsım ile alakalı iddiaların tamamı gerçekdışıdır. Bu asılsız isnatlara, yürütmekte olduğum bir soruşturma nedeniyle maruz bırakıldığım, tüm kamuoyu ve tarafınızca gayet iyi bilinmektedir.”

Ne anladınız?..

Zekeriya Öz neye “cevap” veriyor?..

Neyi “düzeltiyor”?..

Belli mi?..

Bay Zekeriya’nın iki tümcelik yazısı 2 bin 450 sayfalık iddianamesinden de daha beter olmuş...

Ne yazık ki Zekeriya Öz bu mantıkla ya da mantıksızlıkla hiçbir yere varamaz; savcımızın geleceği pek parlak görünmüyor...

Ergenekon’da birinci iddianame bir hukuk faciası...

İddianamede Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuku değil, AKP iktidarının guguku geçerli...

Ya ikinci iddianame ne zaman çıkacak?..

Diyorlar ki:

- Zamanlama, ayarlama, koordinasyon tamam...

- Nasıl?..

- 2’nci iddianame, AKP’nin işine yarasın diye, yerel seçim öncesi piyasaya sürülecek...

1) Ergenekon tertibi daha ilk aşamasında çıkmaza saplanmış, daha şimdiden çökmüş, adaletsizlik ve hukuksuzluk anıtına dönüşmüştür...

2) 2 bin 450 sayfalık iddianame ve 400 klasörlük dava, hukuk ve yasalarla bağdaştırılması olanaksız bir romanın hiç bitmeyecek tefrikası içeriğindedir...

3) Yeni iddianameler de ilk iddianameye dayanacakları için daha şimdiden içi boşalmış bir davanın yeni ürünleri olmaya mahkûmdurlar...

4) Tutukevlerinde iddianameleri ve davaları bekleyen, kimlikleri toplumca çok iyi bilinen ve tanınan zanlılar daha ne kadar süre demir parmaklıklar arkasında tutulabilirler?..

Zekeriya Öz, Cumhuriyet’e ne anlama geldiği belli olmayan iki tümcelik “tekzip” yolluyor...

Oysa oturup kendisini gün geçtikçe daha çok sarıp sarmalayan koşulları düşünmeli...

Savcı Öz’ün hukuku ve yasaları hiçe sayıp çiğneyen uygulamalarına karşı, sayıları gittikçe artan Ergenekon sanıkları da elbette haklarını yasal yollardan arayacaklardır...

Her bugünün bir yarını var...

***

FETÖ kanlı darbe girişiminde bulundu!.. Terör örgütü lideri hâlâ ABD’de!.. Savcı Zekeriya Öz ülkeden kaçtı!..

İlhan Selçuk, herkesin Fethullah Gülen’i, Zekeriya Öz’ü alkışladığı bir ortamda iktidar erklerinden korkmadan, kalemini satmadan tüm ülkeyi cemaat tehlikesine karşı uyardı. Onu ölüme sürükleyenleri deşifre etti...

O, 2015’te ülkesinden milyon dolarla kaçan savcı için, altı yıl öncesinden 2009 yılında “geleceği pek parlak görünmüyor” diye yazan isimdi!..

Evet... Başta da belirttiğim gibi, “gazetecilik bir öngörü işidir...

Kimileri cemaat güçlü iken “cemaatin yalakası”, “zamanın oyuncakları” olur...

Kimileri yaşama veda eder, yol göstermeyi sürdürür...

Dün Hacıbektaş’ta O’nu, İlhan Abi’yi büyük bir özlemle andık...

Yolu yolumuzdur... Kim dönerse dönsün, biz dönmeyiz bu yoldan!..


Yazarın Son Yazıları

Ne çektin be karga!.. 12 Ekim 2020
Toplumsal çöküntü... 28 Eylül 2020
Kullanışlı Aptallar!.. 21 Eylül 2020
Nefes aldıkça... 7 Eylül 2020
Kadın devrimi... 24 Ağustos 2020
3 bin 135 hastaya ne oldu? 10 Ağustos 2020
Okluk Koyu’na 4 kat! 20 Temmuz 2020
Bu böyle biline!.. 13 Temmuz 2020