Ayşegül Yüksel

Çankaya Sahne ‘Uyarca’yı sunuyor

29 Eylül 2020 Salı

Yeni tiyatro dönemi bu yıl “pandemi gerekçesi” öne sürülerek oluşturulan çarpıklıklarla başladı. Devlet Tiyatroları’nın eylülde başlattığı “kapalı salon” oyunları sunulmaktayken, İstanbul ve Eskişehir’deki belediye tiyatroları yeni dönemi karşılamaya hazırlanırken, bu kez de İstanbul’daki açık hava mekânlarına gösteri yasağı geldi. Sonra bu yasak -herhalde AKP’ye yeni katılan üyeleri kutlama amaçlı açık havada toplantısı yapılabilsin diye- iki gün ertelendi, çok kısa bir süre sonra da sanatçılardan ve sanatseverlerden gelen şiddetli tepkiler nedeniyle, bütünüyle kaldırıldı.

Özel tiyatrolarda zarar üstüne zarar 

Ne ki bu arada kimi açık hava mekânlarında sahne donanımlarının sökülmüş olması işletmecileri büyük zararlara uğrattı. Birçok özel tiyatronun izlence düzeni altüst oldu ve oyunlar iptal edildi. Geçen mart sonundan bu yana etkinlikleri ortadan kalkmış olan özel tiyatrolar bağlamında “pandemi yönetimi” arapsaçına döndürülmüştü. 

İçinde bulunduğumuz aşamada, ödenekli tiyatrolar yanında, ayakta kalabilen açık hava gösteri alanları yeni bir izlence düzeniyle özel toplulukların oyunlarına ev sahipliği yaparken, salon sahibi olan özel tiyatrolar da perdelerini açma çabası içindeler. Salonsuz topluluklarsa, “sınırlı kapasitede seyirci” koşulu karşısında kira tutarlarını nasıl denkleştirebileceklerini kara kara düşünmekte. (Bu arada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın sahnelerini başvuran özel topluluklara açma düşüncesi sevindirici). Gelecek mart ayında özel tiyatrolara devletçe verilecek proje desteği bağlamındaki belirlemeler ise şiddetli tartışmaları gündeme getirecek gibi görünüyor. 

Uzun sözün kısası, tiyatrolar yeni dönemde sonu belli olmayan bir “deneme” sürecine giriyor.

Dürrenmatt’ın ‘Uyarca’sının yeni yapımı Çankaya Sahne’de

Bizim seyircimiz İsviçreli yazar Friedrich Dürrenmatt’ı en yakından “Fizikçiler” ve “Yaşlı Hanımın Ziyareti” başlıklı oyunlarıyla tanır. 1993 yılında ilk kez Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, Şakir Gürzumar’ın rejisiyle prömiyer yapan, Yücel Erten’in Türkçeleştirdiği “Uyarca” çok önemli bir sahne olayı olarak pek çok ödüle değer bulunmuştu. 

Ankara’nın yeni özel tiyatrosu Çankaya Sahne, dönemi 4 Ekim’de “Uyarca”nın yeni bir yapımıyla açıyor. Yine Erten’in Türkçesiyle sunulacak oyunu Mehmet Atay sahnelemiş. Oyuncuları ise Mehmet Atay, Okan Şenozan, Nihat Hakan Güney, Özge Yıldırım, Çağrıl Atay, Uğur Atamal ve Sezgin Özteke.

Bütün yapıtlarında olduğu gibi “para”-“güç”-“ölüm” üçgeninde kilitlenmiş çağdaş toplumlardaki insanların konumunu irdeleyen Dürrenmatt, oyununu New York kentinin 5 kat altındaki gizemli yeraltı dünyasında başlatıyor. Bu korkutucu uzamda, 5 kat yukarıda egemenliğini sürdüren acımasız emperyalist/kapitalist düzenin, aldatıcı güzelliklerinden arınmış, gerçek yüzüne tanıklık edeceğiz. 

Emperyalist/kapitalist düzene ‘kara alay’cı bakış

Dürrenmatt, cinayet olgusunu “kara alay”cı bakış açısıyla irdelediği oyununda, sanki yıllardır televizyonda seyretmekte olduğunuz mafya, öç peşindeki polis, mucit doktor, yasak aşk, kutsal aile konulu tüm sıradan dizilerin ve filmlerin izleklerini grotesk bir bileşimde buluşturuyor. Oyun kişilerini hem yakından tanıyacak, hem de onları alabildiğine yadırgayacaksınız.

Uyarca” nedir sorusuna gelince… Yerüstündeki ve/ya da yeraltındaki acımasız sisteme tam “uyum” sağlamışsanız, bir “uyarca”sınızdır artık. Bireysel değerlerinize geri dönemezsiniz. İnsanlığınızdan ödün vere vere tükenirsiniz. “Uyarca”lıktan kurtulmanın yolu yoktur…

Çankaya Sahne çalışanlarına kolay gelsin!


Yazarın Son Yazıları

Bahçede tiyatro dönemi 18 Ağustos 2020
Ne Savaş Ne Salgın 17 Mart 2020